Sayfa yolu
Gezi Davası'nda 610 sayfalık gerekçeli karar
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 07.06.2022 , 17:59 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, Osman Kavala’yı, Gezi eylemlerini organize ederek hükümeti devirmeye çalıştığı gerekçesiyle ağırlaştırılmış müebbet, diğer 7 sanığı da bu eylemlere yardım ettikleri gerekçesiyle 18’er yıl hapse mahkum etmesine ilişkin davada gerekçeli kararını açıkladı.
Mahkeme, gerekçeleri kararında, eylemlerin hükümeti devirmeye çalışmaya yönelik olduğunu, bu amaçla şiddet ve cebir kullanıldığını kanıtlamak için Yargıtay’ın "28 Şubat postmodern darbe" kararını gerekçe gösterdi. Bu davada, Yargıtay’ın doğrudan hükümeti hedef almayan, tankların Sincan’dan yürütülmesini bile cebir ve şiddet saydığına ifade eden mahkeme, "İstanbul’da Başbakanlık Çalışma Ofisi’ndeki güvenlik güçlerine taş ve sopalarla saldırılmasının bundan daha ağır bir eylem olduğunu" belirtti.
T24’ten Gökçer Tahincioğlu’nun haberine göre, kararda eylemleri Kavala’nın ve diğer sanıkların organize ettiğini belirterek suçun bu yolla işlendiği savunuldu. Mahkeme, firari "FETÖ" polis, savcı ve hakimleri tarafından “suç işlemek için örgüt kurmak” eyleminden dinleme kararı çıkartılmasına rağmen, “hükümete karşı suç” suçundan, dinleme kayıtlarına dayanılarak ceza verilmesini ise “zaten hepsi örgüt” diyerek savundu. Kararda, “Cumhuriyet savcılığının bile bir iddianamede olayı anlatıp suçu vasıflandırmamış olması veya sevk maddesini yazmamış olması, iddianamenin ret gerekçesi sayılmazken, emniyet personelinden suçu vasıflandırmayı tam isabetle yapmasını beklemek hayatın olağan akışına aykırıdır” denildi.
610 sayfa gerekçe
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, 610 sayfalık gerekçeli kararında ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum edilen Kavala ile Kavala’ya yardım ettikleri iddiasıyla 18’er yıl hapse mahkum edilen Ayşe Mücella Yapıcı, Şerafettin Can Atalay, Tayfun Kahraman, Ali Hakan Altınay, Yiğit Ali Ekmekçi, Çiğdem Mater Utku ve Mine Özerden’e verilen cezaları ve yargılama sürecini özetledi.
Kararın, “mağdurlar” kısmında, avukatı aracılığıyla “mağduriyetim yok” dilekçesi veren Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu'nun ismi yer almazken, "Gezi Davası'yla ilgili şahsi bir mağduriyetim yok. Mağdur değilim. Bununla ilgili hiçbir başvurum yok ki geri çekileyim" diyen DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan'ın ismi mağdurlar listesinde yer aldı.
Gerekçeli kararda, Kavala’nın "Gezi eylemlerini derinleştirip Anadolu’ya yaymak için çaba sarf ettiği, eylemleri başından bu yana Açık Toplum Vakfı ve George Soros’un desteklediği ve Kavala’nın da buna aracılık yaptığı" belirtildi.
Kararda ayrıca Halkların Demokratik Kongresi yapılanması suç olarak nitelendirilirken, bu yapılanmanın talimatını Abdullah Öcalan’ın verdiği, Kavala’nın burada görevli şahıslarla irtibatlı olduğu da belirtildi.
'Piyano çalan adam', 'duran adam' şiddet eylemlerinin parçası sayıldı
Sanıklardan Yiğit Aksakoğlu’nun şiddetsiz eylemler üzerine çalışması, “piyano çalan adam”, “duran adamlar”, “yeryüzü iftarları” önerileri de şiddet eylemlerinin parçası olarak nitelendirildi.
Gerekçeli kararda, ABD’li Henry Barkey ile Kavala’nın hükümeti devirmeyi amaçladığı, bu iki ismin Gezi eylemleri başarısız olunca 15 Temmuz darbesine zemin hazırladıkları kaydedildi. Buna gerekçe olarak Barkey ile Kavala’nın telefonlarının aynı baz istasyonundan sinyal vermeleri gösterildi.
Gezi eylemleri bittikten sonra Türkiye’ye tatile gelen yurtdışındaki STK’lardan Otpor lideri Maroviç ve Canvas eğitmenlerinin sanıklardan Can Atalay’la da görüşme çabaları, Kavala’ya ulaşma eylemleri olarak nitelendirildi.
Kararda, Mücella Yapıcı ve Can Atalay başta olmak üzere diğer sanıkların eylemleri de Gezi eylemlerine katılmak, katılımı teşvik etmek, forumlara katılmak ve Kavala ile iletişim kurmak olarak sıralandı.
Kavala’nın cezaevinde tutulmasına gerekçe gösterilen casusluk suçu konusunda herhangi bir kanıt bulunamadığının belirtildiği kararda, bu nedenle bu suçtan beraatine karar verildiği kaydedildi.
Kararda, firari durumdaki Ayşe Pınar Alabora, Henry Barkey, Can Dündar, Gökçe Yılmaz, Handan Meltem Arıkan, Hanzade Hikmet Germiyanoğlu, Mehmet Ali Alabora, Yiğit Aksakoğlu, İnanç Ekmekçi’nin dosyalarının ayrıldığı da kaydedildi.
Karar, 1’e karşı 2 üyenin oyuyla alınmıştı. Karşı oy kullanan üye gerekçeli kararında, “Hükümete karşı suç üzerinden dinleme kararı alınmadığı, bu nedenle yapılan dinlemelerin kayıtlarının yasak delil mahiyetinde olduğu, yeterli başka kanıt da olmadığı” görüşünü belirtti.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
