Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Galatasaray Üniversitesi’nde yemek krizi: Yönetim 'ya zam ya öğün iptali' diyor

Üniversitede yemeklerin 3 haftadır erken bitmesi nedeniyle öğrenciler eylem kararı alınca sorun şimdilik çözüldü ama bu kez de öğrencilere ya yemek zammı ya da iki öğünün iptali seçenekleri sunuluyor.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 01.12.2024 , 21:03 Güncelleme Tarihi: 01.12.2024 , 21:36

İstanbul Ortaköy'de bulunan Galatasaray Üniversitesi’nde öğlen ve akşam yemeklerinin erken saatlerde bitmesi nedeniyle öğrenciler yaklaşık 3 haftadır okulda yemek yeme haklarından yoksun kalıyorlardı. Öğrenciler eylem yapma kararı alırken, yemekhane krizi şimdilik sona erdi ancak bu kez de “bütçe krizi” gerekçe gösterilerek ya yemek fiyatlarına zam yapılacağı ya da kahvaltı ve akşam yemeği öğünlerinin verilmesinden vazgeçileceği belirtildi. Öğrenciler okulda sağlıklı ve uygun fiyatlı yemek hakları için mücadele edeceklerini duyurdular. 

Üniversitede öğlen yemekleri üç haftaya yakın bir süredir 14.30'da bitmesi gerekirken 12.40’ta, akşam yemeği ise 18.30'da bitmesi gerekirken 17.30'da bitiyordu. Bu durumda öğrencilerin çoğu öğlen ve akşam yemeğini yiyemiyor, ya okulun çevresindeki restoran ve kafelerde ya da okul kantininde yemek yemek zorunda kalıyordu. KYK burs ve kredisiyle geçinmeye çalışan öğrenciler bu duruma tepki gösteriyordu.

Yemekhanede yemek yiyen öğrenci ve personel sayısı arttı

Sorunun kaynağının yemekhane ihalesiyle ilgili olduğu belirtiliyor.

Kamu İhalesi Kanunu'na göre her eğitim döneminde okul yemekhanesi bir şirketin yönetimine bırakılıyor ve okul yönetimiyle şirket arasında bir sözleşme imzalanıyor. İddiaya göre soruna sözleşme imzalanırken esas alınan öğrenci ve personel sayısının üzerinde kişinin şu an okulda yemek yemesi yol açtı.

Yani son aylarda dışarıya göre uygun fiyatlı yemeğe ulaşmak için yemekhane kullanan öğrenci ve personel sayısı arttı, sözleşmede öngörülen bütçe aşım sınırının üzerine çıkıldı.

Zam yapmama sözü verilmişti ancak dönem yeni zamla başladı

Geçen yıl yemekhane ihalesini alan şirketin istediği kadar kâr edemediği gerekçesiyle ihaleden çekildiği belirtilirken yeni imzalanan sözleşmeyle yemek fiyatlarına zam gelmişti. 

Okul yönetimi zamlara karşı eylem yapan öğrencilere gelecek seneye kadar zam yapılmayacağı sözü vermişti. Ancak bu dönemin başında yeni bir yemek zammı yapıldı. 

Öğrenciler mevcut durumda yemek fiyatlarının bir günlük KYK bursunun üzerinde çıktığını belirtiyor. Üstelik yeni sözleşmeyle okula gelen yemek de personele ve öğrenciye yetmiyor.

Okul yönetiminin sorunun çözümü için aldığı bir kararınsa ek ödenek gelene kadar okuldaki personel yemeğini azaltıp öğrenci yemekhanesine aktarmak olduğu belirtildi.

Üniversitede bu yıl yemek ihalesini diğer birçok okul ve belediyeye yemek sağlayan TEMAŞ almıştı.

Eylem kararı sonrası sorun çözüldü ama yine zam dayatılıyor

Okul yönetimi öğrencilerin eylem kararı almasının üzerinden bir gün bile geçmeden yemekhane sorununun şu anlık çözüldüğünü açıkladı. Ancak bu kez okulda “bütçe krizi” yaşanıyor.

Perşembe günü okulun kulüp temsilcileri ve rektörlük arasında yapılan görüşmede okulun bu "bütçe krizi"yle başa çıkma yöntemi olarak iki seçenek sıralandığı söylendi.

İlki öğlen yemeğine fahiş bir oranda zam yapılmaması için kahvaltı ve akşam yemeği öğünlerinin iptal edilmesi. İkincisi ise şu anda 30 lira 80 kuruş olan yemek fiyatının 65-70 ve hatta 100 liraya kadar çıkması oldu. GSÜ’lü öğrenciler ise ne öğünlerinden ne de ucuz beslenme hakkından vazgeçeceklerini açıkladılar.

TKG'li öğrenciler: Bu bir çözüm değil, apaçık bir gözdağıdır

Galatasaray Üniversitesi'nde Türkiye Komünist Gençliği (TKG) üyesi öğrenciler tarafından yapılan açıklamada şöyle denildi:

Galatasaray Üniversitesi yönetimi, öğrencilerin ve emekçilerin yoğun tepkisi karşısında Ocak 2025’e kadar yemek hizmetini ‘şimdilik’ çözme kararı aldığını açıkladı. Ancak ardından, yemekleri fahiş fiyatlara satmayı veya tamamen kaldırmayı planladıklarını duyurdu. Bu bir çözüm değil, apaçık bir gözdağıdır: ‘Bugün verdik ama yarın geri alacağız’ diyorlar. Bu yaklaşımı reddediyoruz!

Yemek hakkı pazarlık konusu edilemez, lütuf olarak sunulamaz! Üniversitelerde yemek, barınma, ulaşım gibi temel ihtiyaçlar kamu kaynaklarıyla, ücretsiz ve erişilebilir biçimde sağlanmalıdır. Ancak bugün karşımızda öğrenciyi müşteri, kamu hizmetlerini kâr fırsatı olarak gören piyasacı bir düzen var. Şimdi kalkıp, bu düzenin yürütücüsü olanlar bizi 70-100 TL’lik yemek fiyatlarına razı gelmeye zorluyor bununla da yetinmeyip sabah ve akşam yemeğini kaldırmakla tehdit ediyorlar. Bu, sadece Galatasaray Üniversitesi’nin değil, tüm Türkiye’deki üniversitelerde yürütülen piyasacı saldırının yeni bir perdesidir.

Açıkça söylüyoruz: Bu ülkede özelleştirmelerle, piyasacı politikalarla halkın tüm kaynaklarını sermayeye devreden düzen, yaşamlarımızı cehenneme çeviriyor. Barınamıyoruz, beslenemiyoruz, geçinemiyoruz. Üniversitelerde yemekhaneler sürekli zamlanıyor, yurtlar özelleştiriliyor, eğitim paralı hale getiriliyor. Bu gidişatı durdurmazsak, önümüzde açlık, yoksulluk ve daha fazla sömürüden başka bir gelecek yok!

Ama bu düzeni kabullenmeyeceğiz! Yemek hakkımızı pazarlık masasına koyan, gençliğe zamlar ve açlık dayatan yönetimlere, bu piyasacı düzene teslim olmayacağız. Bugün yemek hakkımız için mücadele ediyoruz, ama biliyoruz ki mesele yalnızca yemekhaneyi değil, tüm bir ülkenin kaynaklarını yağmalayan bu düzene karşı mücadele etme meselesidir.

Buradan ilan ediyoruz:

Sabah ve akşam yemeğinin kaldırılmasına da yemeklerin fahiş zamlanmasına da izin vermeyeceğiz!
Yemek hakkımız bizim eşit, bilimsel, ücretsiz eğitim hakkımızın bir parçasıdır.
Ve de ucuza ve koşulsuz sağlanana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz!

Bu ülkenin kaynaklarını halktan çalan piyasacı düzene karşı, devletleştirme talebini yükseltmeye devam edeceğiz!
Bugün Galatasaray Üniversitesi’nde yemek hakkımızı savunuyoruz, ama bu mücadele bütün bir gençliğin, emekçilerin ve halkın mücadelesidir. Çünkü bu düzen, halkı açlığa ve sefalete mahkûm ediyor. Bu düzenin alternatifi var: Devletin kaynaklarının halk için kullanıldığı, eşit, adil ve sosyalist bir düzen.

Türkiye Komünist Gençliği olarak tüm arkadaşlarımızı mücadelemizi büyütmeye çağırıyoruz:
Yemek hakkımızdan da geleceğimizden de vazgeçmiyoruz!

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.