Breadcrumb
Fransa’nın yeni Afrika hesabı: Sahel’den kovulunca Kenya’ya yöneldi
Yayın Tarihi: 04.05.2026 , 12:48 Güncelleme Tarihi: 04.05.2026 , 12:54
Kenya, 11-12 Mayıs’ta Nairobi’de düzenlenecek Afrika-Fransa Ortaklıkları Zirvesi’ne hazırlanırken, Fransa’nın kıtadaki yeni yönelimi de görünür hale geliyor.
Zirve, Fransa ile İngilizce konuşan bir Afrika ülkesinin ilk kez birlikte ev sahipliği yapacağı etkinlik olarak duyuruldu. Resmi zirve sitesinde, etkinliğin yatırımlar, altyapı, enerji, sağlık, eğitim, gıda ve dijital teknoloji başlıklarında “somut ortaklıklar” üretmeyi hedeflediği belirtiliyor.
Zirve, Kenya Parlamentosu’nun 9 Nisan’da Fransa ile savunma işbirliği anlaşmasını onaylamasının ardından düzenleniyor. Anlaşmanın Kenya’nın deniz güvenliği, istihbarat paylaşımı, barışı koruma operasyonları ve insani yardım kapasitesini Fransız eğitimi, teknolojisi ve uzmanlığıyla güçlendirmeyi hedeflediği açıklandı. Anlaşmanın beş yıllık olduğu, ancak otomatik yenileme hükmüyle fiilen 10 yıla uzayabileceği belirtiliyor.
Fransa’nın yeni hedefi Doğu Afrika
Fransa’nın Kenya hamlesi, Sahel ve Batı Afrika’da yaşadığı büyük güç kaybının ardından geldi. Mali, Burkina Faso ve Nijer’de 2020 sonrası darbelerle iktidara gelen yönetimler, sömürgecilik karşıtı tepkinin de etkisiyle Fransız askerlerinin ülkelerinden çekilmesini istemişti. Senegal, Çad ve Fildişi Sahili de benzer yönde adımlar attı. Bu tablo, Fransa’yı kıtada yeni ortaklar ve yeni güvenlik hatları aramaya itti.
Kenya ise uzun süredir ABD, İngiltere ve NATO hattının Afrika’daki önemli güvenlik ortaklarından biri olarak öne çıkıyor. ABD’nin Manda Bay üssünde 70 milyon dolarlık pist genişletme projesi başlatması da Nairobi’nin Washington açısından stratejik önemini gösteren son adımlardan biri oldu.
Bu nedenle Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Kenya’ya yönelmesi tesadüf değil. Kenya’nın Hint Okyanusu kıyısındaki konumu, Kızıldeniz, Aden Körfezi ve Batı Hint Okyanusu hattındaki deniz ticareti ve güvenlik hesapları açısından Paris için önem taşıyor. Fransa, bu yönelimi “eşit ortaklık” söylemiyle sunarken, eleştiriler anlaşmanın ekonomik ve askeri çıkarlar ekseninde yeni bir bağımlılık ilişkisi yarattığına işaret ediyor.
Egemenlik ve yargı muafiyeti tartışması
Kenya’da anlaşmaya yönelik en büyük tepki, Fransız askerlerine tanınan yargı korumaları nedeniyle yükseldi. Eski Meclis Başkanı Justin Muturi, anlaşmanın anayasal, hukuki ve egemenlik bakımından ciddi sorunlar taşıdığını söyledi. Muturi, yabancı askerlerin Kenya mahkemelerinin yetkisinden korunmasının kabul edilemez olduğunu belirterek anlaşmanın kamuoyuna tam açıklanmadan ve yeterli katılım süreci işletilmeden ilerletilmesine karşı çıktı.
Anlaşmayı savunanlar, Kenya’nın El Şebab, deniz korsanlığı, siber suçlar ve bölgesel istikrarsızlık gibi tehditler karşısında kapasitesini artıracağını öne sürüyor. Ancak muhalifler, Fransız personelin ülkeye vizesiz girişine, ekipmanlarını gümrük vergisi ve denetime tabi olmadan getirmesine ve görev kapsamındaki suçlarda Fransa’nın birincil yargı yetkisine sahip olmasına dikkat çekiyor.
Bu tartışma Kenya’da yabancı askeri varlık konusundaki eski yaraları da yeniden açtı. İngiliz askerlerinin konuşlu olduğu Nanyuki’de 2012’de öldürülen Agnes Wanjiru dosyası, ülkede yabancı birliklerin hesap verebilirliği meselesinin sembollerinden biri haline gelmişti. Kenya Parlamentosu’nun İngiliz askeri eğitim birimi BATUK’a ilişkin raporunda da cinsel şiddet, çevresel tahribat ve insan hakları ihlali iddiaları yer aldı; raporda İngiliz tarafının diplomatik dokunulmazlık iddialarına sığındığı belirtildi.
Batı Afrika’nın reddettiğini Kenya kabul ediyor
Kenya Cumhurbaşkanı William Ruto, Fransa ile ilişkileri derinleştirerek ülkesini Batılı güçlerin Afrika’daki yeni güvenlik mimarisinde daha merkezi bir konuma yerleştirmeye çalışıyor. Macron’un Ruto’yu haziranda Fransa’da yapılacak G7 Zirvesi’ne davet etmesi de bu çizginin parçası olarak görülüyor.
Reuters’a konuşan Fransız yetkililer, Kenya’nın G7’ye davet edilmesinin Fransa’nın Nairobi’deki Afrika-Fransa Zirvesi öncesindeki tercihi olduğunu belirtti.
Ancak bu tercih, Kenya içinde “egemenlik karşılığında güvenlik desteği ve uluslararası görünürlük” eleştirilerini beraberinde getiriyor. Batı Afrika’da Fransa’nın askeri varlığına karşı yükselen tepki, bugün Nairobi’de tersinden bir tabloyla karşı karşıya: Sahel ülkelerinin topraklarından çıkardığı güçler, Kenya’da yeni anlaşmalarla kalıcı yer arıyor.
Kenya halkı, artan yakıt fiyatları ve ekonomik baskılarla boğuşurken hükümetin önceliğini zirve hazırlıklarına, altyapı düzenlemelerine ve Batılı askeri ortaklıklarına vermesi de tepki çekiyor.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.