Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Fon soruşturmasında ikinci perde: Tekrar savcılığa çağrılan Kaya çifti ve eski SPK Başkanı Gönül neyle suçlanıyor?

Fon vurgunu soruşturmasında eski AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, eşi İlyas Kaya ve eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül bugün ikinci kez "şüpheli" olarak savcılığa çıktı. Kaya çifti, Özata Denizcilik hisselerinden birkaç ayda yaklaşık 2,2 milyar lira kazanç sağlamakla suçlanıyor. Gönül'e ise fonlar şişirilirken denetim görevini yapmadığı gerekçesiyle "görevi kötüye kullanma" suçlaması yöneltiliyor.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 05.11.2026 , 11:22 Güncelleme Tarihi: 05.11.2026 , 11:42

Fon vurgunu soruşturmasında eski AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, eşi İlyas Kaya ve eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül bugün ikinci kez "şüpheli" olarak savcılığa çıktı.

Saat 11.00'de istanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na giden üç isim de gazetecilerin ısrarlı sorularını yanıtsız bıraktı.

Video: Muratcan Altuntoprak

Kaya çifti Özata Denizcilik hisselerinden birkaç ayda yaklaşık 2,2 milyar liralık kazançla, Gönül ise fonlar şişirilirken denetim görevini yapmamakla suçlanıyor.

Kaya çifti ilk ifadesini 7 Ekim'de vermiş, yaklaşık bir saat sonra adliyeden ayrılmıştı. Gönül ise 30 Eylül'de ifade vermiş ve serbest kalmıştı.

Savcılığın neden yeniden ifade istediğine dair resmi bir açıklama yapılmadı. Ancak basına yansıyan bilgilere göre savcılar, Kaya çiftinin "kendi irademizle yatırım yaptık", "kimseden bilgi almadık" ve "kazancı gönüllü olarak iade ettik" savunmalarını ayrıca sorguluyor. Çiftin ifadeleri, hisse alım-satım tarihleri ve sonrasındaki para hareketleriyle karşılaştırılıyor.

Kaya çifti: 163 milyondan 2,2 milyara

Kaya çiftinin adı 26 Eylül'de, Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre'nin açıklamasıyla gündeme geldi. Emre'ye göre Fatma Betül Sayan Kaya 8 Nisan'da Özata Denizcilik'ten 255 lira seviyesinden 250 bin hisse aldı ve bu hisseleri eylülde 4 bin 482 lira seviyesinden sattı. Eşi İlyas Kaya da aynı hisseden 150 bin adet aldı. Çiftin bu hisselere toplam yaklaşık 163 milyon lira yatırdığı, dört-beş ay sonra borsadan yaklaşık 2,2 milyar lira çektiği öne sürüldü. Satışlar, piyasanın 16 Eylül'deki sert çöküşünden kısa süre önce yapılmıştı.

İddianın en can alıcı yeri Tera bağlantısı. Kaya çiftinin alımından yalnızca 19 gün sonra, 27 Nisan'da Tera fonları Özata'dan ilk büyük alımını yaptı. Tera'nın tasfiyeye alınan beş fonunun hepsinde Özata hissesi vardı ve bu fonlar bir dönem şirketin sermayesinin yüzde 26,4'üne sahip oldu. Tera Portföy Birinci Serbest Fon'da (TLY) Özata'nın payı yüzde 34'ü aşmıştı. Yani fonlar hisseyi topladıkça fiyat uçtu, Kaya çifti de tam zirve döneminde satıp çıktı. Üstelik çift, kazandığı parayı bir süre yine aynı hisseyi toplayan Tera fonlarında tuttu.

Kaya çifti, Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet iddiasıyla şüpheli konumunda. SPK'nın, çiftin işlemlerini kanunun 106. maddesindeki "bilgi suistimali" kapsamında değerlendirip ayrı bir suç duyurusunda bulunması bekleniyordu. Oysa SPK'nın 25 Eylül'de Özata hisseleri için yaptığı ilk suç duyurusundaki 11 kişi arasında Kaya çifti yoktu.

Kaya, kriz patlak verdiğinde Erdoğan'la birlikte New York'taki BM kafilesindeydi. 26 Eylül akşamı AKP'deki görevlerinden istifa etti, 29 Eylül'de mal varlıkları donduruldu. 5 Ekim'de çift, ana para ve faiz dışında kalan 1 milyar 860 milyon lirayı TMSF'nin "isteğe bağlı iade hesabına" yatırdı. 7 Ekim'de ifade verdiler, ertesi gün Kaya AKP'den ihraç edildi.

Özata'nın kendisi de ayrı bir soru işareti. Şirketin sahibi Özdemir Ataseven, AKP'li eski Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı'nın yardımcısı. Şirketi denetleyen bağımsız denetim firmasının yetkisinin SPK tarafından iptal edildiği anlaşıldı. Şirketin bağımsız yönetim kurulunda yer alan İskender Balcı tutuklandı. Balcı'nın kayınpederi Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik'ti. Çelik, damadının tutuklanmasının ardından emekliliğini istedi.

Gönül: Fonlar şişerken bekçi neredeydi?

İbrahim Ömer Gönül, AKP hükümetlerinde Milli Savunma Bakanlığı yapan Vecdi Gönül'ün oğlu. 2004'te SPK'ya girdi, 2014'te başkan yardımcısı oldu. 18 Nisan 2022'den 18 Nisan 2026'ya kadar dört yıl SPK Başkanı olarak görev yaptı. Yani fon balonunun en hızlı büyüdüğü dönemde borsanın bekçisi oydu. SPK'dan ayrıldıktan sonra Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu'nun (KGK) başına getirildi.

Gönül'e yöneltilen suçlama "görevi kötüye kullanma". Savcılık, 30 Eylül'de onun ifadesini aldığı gün Hazine ve Maliye Bakanlığı'na yazı yazarak soruşturma izni istedi. Yazıda, Gönül'ün yatırım fonlarının denetiminde görevini yapmadığına dair "açık ve yeterli emareler" bulunduğu belirtildi. Savcılık özellikle Tera Portföy Birinci Serbest Fon, Tera Algoritmik Stratejiler Serbest Fon, Pusula Portföy'ün iki fonu, Atlas Portföy Serbest Fon ve Hedef Portföy İkinci Serbest Fon'a dikkat çekti. Bu fonlar hisseleri şişirip küçük yatırımcının parasını eritirken Gönül başkanlığındaki SPK'nın görmezden geldiği kaydedildi.

SPK başkanları hakkında soruşturma açılabilmesi için Hazine ve Maliye Bakanı'nın izni gerekiyor. Bakan Mehmet Şimşek 2 Ekim'de Teftiş Kurulu'nu görevlendirdi, 14 Ekim'de de soruşturma izni verdi. 20 Ekim'de Gönül, Cumhurbaşkanlığı kararıyla KGK Başkanlığı'ndan alındı.

Gönül'ün adı bir de rüşvet iddiasıyla anıldı. Yeni Yol grubundaki Bursa Milletvekili Mehmet Atmaca, 2023'te borsaya girmek isteyen Bursalı bir sanayi patronundan 600 bin dolar rüşvet istendiğini, ödeme yapıldıktan sonra dönemin SPK Başkanı'nın patronu arayıp "verdiğini helal et" dediğini öne sürdü. Gönül bu iddiayı kesin bir dille reddetti, böyle bir görüşmeyi hatırlamadığını söyledi. 

İbrahim Ömer Gönül, hisselerdeki yüksek oranlı artışların tek başına manipülasyon olarak değerlendirilemeyeceğini savunmuş, "Halk teveccüh eder de bir hisseye yığılma olursa onu hemen ‘manipülasyon’ olarak sınıflandıramayız. Soruşturup delillendirmemiz gerekir. Bu da bugünden yarına olmaz, ortalama üç-dört aylık bir süreç alır" demişti.

Soruşturma SPK'nın eski yönetiminin başka isimlerine de uzanmış durumda. Son olarak eski SPK Başkanvekili Enver Usca'nın da aralarında bulunduğu 6 kişi gözaltına alındı.

İlk ifadelerde ne dediler?

7 Ekim'de ayrı ayrı ifade veren çift, benzer bir savunma yaptı. İlyas Kaya, Nisan 2026'da yaklaşık 150 bin lot Özata hissesi aldığını, bir kısmını Ağustos'ta, kalanını Eylül'de sattığını söyledi. Satıştan gelen paranın bir bölümünü kısa süre Halk Yatırım ve Tera Yatırım üzerinden fonlarda tuttuğunu anlattı. İşlemlerinin mevzuata uygun olduğunu, kimsenin kendisini yönlendirmediğini, soruşturma duyulunca "vicdani rahatsızlık" duyup kazancını TMSF'nin gösterdiği hesaba yatırdığını savundu.

Fatma Betül Sayan Kaya ise Nisan'da yaklaşık 250 bin lot aldığını, aynı şekilde Ağustos ve Eylül'de sattığını, kazancı kısa süre Tera fonunda tutup sonra çıktığını söyledi. Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel'den bilgi aldığı iddiasını reddetti. Yatırım kararında hiçbir yönlendirme ya da özel bilgi olmadığını, suçlamaları kabul etmediğini beyan etti.

Gönül ise kamuoyuna yaptığı açıklamalarda görevini elinden geldiğince iyi yaptığını, manipülasyonun hukuki delillerle kanıtlanması gerektiğini, bundan sonrasının savcıların işi olduğunu söyledi.

Cevapsız kalan sorular

Üç isim bugün yeniden savcının karşısına çıkıyor, ama dosyanın en temel soruları hâlâ ortada duruyor. Kaya çiftinin Özata'ya yatırdığı 163 milyon liranın kaynağı ne? Bir hisseyi, onu toplayacak fonlardan 19 gün önce ve dev miktarda almak nasıl "öngörü" olabiliyor? Bilgi kimden geldi? Bu kadar açık bir tabloya rağmen ilk suç duyurusunda neden Kaya çiftinin adı yoktu?

Gönül cephesinde soru daha da büyük. Fonlar dört yıl boyunca gözler önünde şişerken SPK'nın başındaki isim neden harekete geçmedi? Bu sessizlik yalnızca bir başkanın ihmali mi, yoksa çok daha büyük bir çarkın kanıtı mı?

Neden önemli?

AKP fon vurgunu sonrası içerde yaşadığı krizi bir türlü atlatamıyor.

Parti içindeki liderlik kavgası da bu krizle birlikte ve bu kriz sayesinde daha da derinleşiyor.

Bugün ifadeye çağrılan isimler fon soygunu sonrası kamuoyunun önüne atılan “sembolik” isimlerdi. Kavgadaki tarafların da gözden çıkardığı bu aktörler, bugün bir kez daha “temizlik” görüntüsü vermek için kullanılıyor.

Ancak vurgunun üzerinden haftalar geçtikten sonra yapılan bu hamlenin beklenen sonucu vermesi, çıkacak karar ne olursa olsun çok zor görünüyor.


soL'un dört kez sansürlenen X hesabını takip ederek yaygınlaştırabilirsiniz. 

soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.