Breadcrumb
Filistin'in bu kadar 'dost'u olmasına İsrail sevinmeyip ne yapsın?
Yayın Tarihi: 03.10.2025 , 00:00 Güncelleme Tarihi: 09.10.2025 , 08:55
Filistin direnişinin Hamas öncülüğünde başlattığı Aksa Tufanı (7 Ekim 2023) öncesindeki günlere geri dönelim kısaca. Bugünü anlamak, Filistin halkının "dostları" tarafından nasıl hançerlendiğini görmek için...
2020'de İbrahim anlaşmaları ile başlayan süreçte yeni bir evreye girilmişti. Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Fas ve Sudan'ın ardından Suudi Arabistan İsrail ile ilişkilerini geliştiriyor, ABD Arap coğrafyasının dışındaki birçok ülkeyi benzer anlaşmalar konusunda "cesaretlendiriyordu".
Türkiye de İsrail'le "normalleşme" kuyruğundaydı. Erdoğan ve Netanyahu arasında Eylül sonlarında gerçekleşen görüşmenin ardından taraflar Netanyahu'nun Türkiye ziyaretine hazırlanıyordu.
Peki Filistin'de "normal" nasıldı? Batı Şeria'da İsrailli yerleşimciler terör estiriyor, Filistinlilere ait evler, mahalleler işgal ediliyor, İsrail ordusu hedef seçerek ya da rasgele dilediği gibi cinayet işliyordu.
Gazze kuşatılmıştı, her şey İsrail'in insafındaydı. Oysa Siyonist Devlet'in insafı yoktu, Filistinliler toplama kampı hayatı sürmekteydi.
İbrahim anlaşmalarında ticari, askeri ve istihbari ilişkiler vardı, İsrail'in tanınması vardı, İran'ın kuşatılması vardı; Filistinlilerin hakları yoktu!
Hâlâ "kendileri etti kendileri buldu" diyenlere rastlıyoruz Aksa Tufanı'yla ilgili. Ne saçmalık!
Bırakın Filistinliler karar versin işgalciye karşı nasıl direneceklerine...
Gazze'de "normal" bir hayat yoktu, "saldırmasalardı onlar da İsrail'e" türünden bir akıl yürütme akıl ve ahlak yoksunuydu. Tıpkı şimdi masada olan Trump'ın Gazze planını "katliam bitsin de ne olursa olsun" diye savunmak gibi...
Katliam bitsin elbette. Filistinlilerin yaşamı üzerinden ahkam kesecek değiliz, sadece ve sadece Filistin direnişinin tarihsel misyonu ve meşruluğu açısından bakmaya çalışıyoruz konuya.
Direniş gelmekte olan yeni felaketi engellemek için 2023'te radikal bir hamle yaptı. İsrail bu hamleye katliamla yanıt verdi, bölgede yeni cepheler açtı ya da eski cepheleri yeniden alevlendirdi. Hamas'a, Hizbullah'a ve İran'a ağır darbeler indirdi. Suriye'de emperyalist ülkelerin ve Türkiye'nin yardımıyla Esad rejiminden kurtuldu. Karşılığında dünya kamuoyunda ciddi ve telafisi zor bir meşruiyet kaybına uğradı ama bunu göze almıştı.
İsrail paranın gücüne ve bölgedeki ülkelerin kaypaklığına güveniyordu.
Şimdi durum şu:
Türkiye, Suudi Arabistan ve Mısır İran'ın güç kaybından fazlasıyla hoşnut. İki yıl gibi bir sürede bölgesel rekabette Tahran'ın beli kırıldı.
Hamas'ın İran yanlısı liderleri Gazze'de bir bir öldürülürken AKP'ye yakın "politik" yöneticiler bir-iki istisna ile ağırlığını artırdı.
Filistin halkına hiçbir güvence vermeyen, dahası Gazze'yi sömürge valiliği denetimine bırakan ve başından beri vurguladığımız gibi, geniş bir bölgenin çok uluslu tekellerin yağmasına açılmasının koşullarını sağlayacak olan Trump'ın Gazze Planı, artık iyice anlamsızlaşmış olan "katil Netanyahu" sloganı eşliğinde Ankara dahil neredeyse bütün bölge başkentlerinden "onay" aldı.
AKP'li basın "anca bu kadar oldu" diye meşrulaştırmaya çalışıyor bu satışı. Filistinliler masada bile yok, onlar adına birileri topraklara el koyuyor, Blair denen alçağı vali atıyor, yeni tehcir planları yapıyor; "anca bu kadar oldu"!
Azerbaycan, hatta daha ötesinden İsrail'e uzanan bir "Amerikan-İngiliz" barışı tesis ediliyor. İran her taraftan kuşatılmış durumda, Suriye'de Esad yok, Lübnan'da Hizbullah'ın etkisi azaldı.
Bunlar az şey değil ve hepsinde Türkiye ve İsrail yönetimleri arasında çıkar ortaklığı var.
Bu koşullarda İsrail ile sürmekte olan rekabetin çatışma yerine gerilimli bir işbirliğine dönüşmesi olası.
"Yerli ve bütünüyle milli" yeni çözüm sürecimizin Meclis'in açılışında özlenen iç barış görüntüleri vermesi de bu Ortadoğu tablosuyla uyumlu.
AKP karşı karşıya olduğu ağır "yönetme krizi"ni Amerikan-İngiliz planlarına daha da yanaşarak çözmeyi umut ediyor. Hiç şaşırmıyoruz; AKP tam da bu! Lakin krizin asıl kaynağı içeride ve büyük çıkar çatışmalarıyla zayıflayan iktidarın, ağır ekonomik koşullar ve adaletsizlikten bunalmış geniş halk yığınlarını "haydi şimdi hep birlikte Amerikancılık yapıyoruz" diyerek oyalaması pek mümkün görülmüyor.
Azerbaycan'dan İsrail'e kurulmaya çalışılan "Pax Amerikana"nın iç zayıflıklarına değinmiyorum bile...
Konumuz Filistin halkının yaşadığı trajedinin birileri tarafından nasıl ustalıkla kullanılıp istismar edildiği...
Meclis'in açılışında verilen samimi fotoğraf Amerikan Barışı'nın eseridir, kimsenin kuşkusu olmasın. CHP'nin küskünlüğü ise, ABD yönetiminin Erdoğan'ı azarlamak yerine ona bir kez daha alan açmasından duyulan hayal kırıklığı ile ilgilidir.
Geçer...
Tarihin tanıklığı asla!
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.