Sayfa yolu
Fethullahçıların altılı masa heyecanı: Restorasyon var koşun!
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 08.03.2023 , 11:07 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in masadan ayrılıp geri dönmesinin hareketlendirdiği gruplardan biri de gizli ya da açık Fethullahçılardı. Bu hesapların ortak tarifiyle masa aracılığıyla “ikinci kurtuluş savaşı” veriliyordu ve masayı yıkan vatan haini damgasını da yemiş oluyordu.
“Who?” rumuzlu Fethullahçı bir hesapta bu ruh hali şöyle tarif ediliyordu: “Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş Türkiye 2. Kurtuluş Savaşını verirken her kim olursa olsun ülkesini değil kendi çıkarını düşünüp Erdoğan karşısında oluşturulmuş bu masayı yıkarsa tarih onu Vatan haini olarak yazacaktır. Erdoğan’ın yenilmesi için tek çıkış birlik olmaktır yoksa yok oluruz ve bu enkazın altında siz ve partiniz de kalır.”
“İkinci kurtuluş savaşı” kavramı bu tür hesaplarda popüler bir kavram. “Who”nun yanı sıra “Kaç Saat Oldu”, “Atakızı”, “Cevheri Güven” gibi bir kısmı “Atatürkçü görünümlü” Fethullahçı hesaplar son günlerde çok heyecanlı. Akşener’in gidişine çok üzüldüler ve dönüşüne çok sevindiler. O heyecanla Meral Akşener'in manevralarına CHP'lilerden daha fazla tepki verdiler.
“Atakızı” bu heyecanı şöyle ifade ediyor; “Gözün aydın Türkiyem. Türkiye Cumhuriyeti 2. kurtuluş savaşı başlangıç tarihi hayırlı olsun. 06.03.2023” İkincisi belli ama birincisinden kastın 15 Temmuz olup olmadığına değin bir işaret yok. Kurtuluş savaşının başlama vuruşu da Saadet Partisi önünde; “Saadet Partisi önünde bu görüntüler tarihe geçecek. Atatürk posteri önünde halk ‘Mustafa Kemal’in Askerleriyiz’ diye bağırıyor ‘Hükümet istifa’ sesleri yükseliyor… Geliyor Gelmekte Olan.”
Akşener’e eleştiri Kılıçdaroğlu’na övgü
“Dahi Bilal” daha soğukkanlı. “Erdoğan’ın tek korktuğu aday Kemal Kılıçdaroğlu, bunu aylardır söylüyorum” diyor, şöyle devam ediyor; “40 senelik siyasi hayatında adamın lekesi yok. Erdoğan şimdiye kadar yapacağı hakaretlerin hepsini yaptı atacağı çamurların hepsini attı ama izi bile kalmadı. Halk birlik istiyor, sükûnet istiyor.”
“Ankara Kuşu” Kılıçdaroğlu’nun adaylığının açıklanması ile oluşan siyasi atmosfere dikkat çekiyor. Bu atmosferin oluşturucu ayağında HDP’nin belirginleşen tavrı var. “Ankara Kuşu”, HDP Genel Başkanı Mithat Sancar’ın “Kemal Kılıçdaroğlu ile herhangi bir pazarlığımız veya kendisinden herhangi bir talebimiz olmayacak. Sadece demokrasi ve adalet istiyoruz. O yüzden kendisini destekleyeceğiz” demesini alkışlıyor.
Cevheri Güven’e göre ise, Meral Akşener vakasının ardından altı lideri bir araya getiren, krizi fırsata dönüştüren, kamuoyunun tepkisi veya talebi. Süreci halk yönetti. Böylece altılı masanın adayı olacak Kılıçdaroğlu, halkın adayına dönüştü.
Ersan Şen’e derin bir nefret var
Fethullahçı hesapların hedefinde Meral Akşener’in yanı sıra sürpriz bir isim daha var; Akşener’in masadan kalkmasının ardından İyi Parti adayı olacağı söylenen Ersan Şen. Emekli General Atilla Kıyat’ın, “Ersan Şen’in cumhurbaşkanı olma ihtimali sıfıra çok yakın, ama Kılıçdaroğlu cumhurbaşkanı olursa, hesap soracağını söylediği beş müteahhittin avukatı olma ihtimali yüzde doksan dokuz” diye yazması üzerine Fethullahçı Cevheri Güven buna bir düzeltme yaptı. “Bir yanlışınız var paşam” diyen Güven gerekçesini şöyle özetledi; “Ersan Şen avukat değil sanık olur o süreçte. Çünkü 17 Aralık takipsizlik kararını Savcı değil Ersan Şen yazdı.”
Cevheri Güven’e göre Meral Akşener iyi çevresi kötü. O kötü çevredeki isimleri de şöyle sıralıyor; Koray Aydın, Turhan Çömez, Ahmet Zeki Üçok, Musavat Dervişoğlu, Yavuz Ağıralioğlu... Şöyle devam ediyor, “Ne demişler etrafındaki beş kişinin ortalamasısın. Doldurursan sağını solunu böyle tiplerle, başka bir sonuca varamazsın.”
Firari Fethullahçı Ergun Babahan’a göre ise, Turan Çömez’i Erdoğan’ın özel kalem müdürlüğünden Meral Akşener’in başdanışmanlığına getiren güç, masayı deviren güç. Tabii o gücün kim olduğuna değin de bir işaret yok.
CHP’li Fethullahçılar
Şaşırtıcı gelebilir ama Fethullahçıların CHP’ye yönelik ilgisi ve sempatisi yeni değil. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından bütün cemaat CHP sempatizanı oldu. Sosyal medyada Atatürkçü bir posta girmeyi de çok tercih ediyorlar. Hepsinin profilinde Atatürkçü bir işaret veya isim var.
Geçmişte veya sonradan Fethullahçılara yakın olarak adlandırılan bazı isimler de CHP Genel Merkezinde post kapmayı başarmıştı. soL yazarı Orhan Gökdemir “Başkanın Bütün Danışmanları” başlıklı yazısında CHP’deki Fethullahçıları şöyle anlatmıştı:
“Birkaç yıl önce eski MİT mensubu Enver Altaylı ve damadının da arasında bulunduğu 4 kişi hakkında “FETÖ” mensubu oldukları suçlamasıyla dava açıldı. Altaylı ile ilişkide olduğu iddia edilen sanıklardan biri Kılıçdaroğlu’nun Başdanışmanı “yaratıcı yönetmen” Rasim Bölücek’ti. İddianamede, Enver Altaylı'nın Rasim Bölücek'le iki ayrı telefon hattından tam bin 159 görüşme yaptığı iddia ediliyordu. Bölücek mahkeme safahatında görüşmeleri doğruladı, “Enver Altaylı hiperaktiftir, günde 10 kez arar” diye gerekçelendirdi durumu.
Rasim Bölücek, İYİ Partili Hasan Bölücek'in kardeşi. Hasan Bölücek, daha önce Büyük Birlik Partisi ve MHP'de de görevler aldı. Babaları Cemal Bölücek MHP içinde Ülkücü militan Muhsin Yazıcıoğlu’na yakındı. 12 Eylül faşizmi kapıyı çalmadan önce sokaklarda solcu avlamaya birlikte çıkıyorlardı. MHP ile olan kan bağını CHP’ye taşıdı. Mansur Yavaş’ı Kılıçdaroğlu ile Rasim Bölücek tanıştırdı söylenenlere göre. 2015 Ağustosundaki AKP-CHP koalisyon görüşmelerine de Kılıçdaroğlu’nu temsilen dört üye ile birlikte katıldı. Sıkı durun, Ekmeleddin İhsanoğlu’nu aday yaptıran ve “Ekmek için Ekmeleddin” sloganını icat eden de oydu.
Ekmeleddin İhsanoğlu Tayyip Erdoğan’a seçimi kaybedince Kılıçdaroğlu peşini bırakmadı, CHP’den milletvekili adayı yapmak istedi. Ancak Ekmeleddin ekmeğini MHP’nin kapısında aramayı tercih etti.
Yalnızca Rasim Bölücek değil, Kılıçdaroğlu'nun pek çok danışmanı “FETÖ bağlantısı” iddiasıyla yargılandı, sorgulandı. Eski başdanışmanlarından Fatih Gürsul, “FETÖ’nün İstanbul Üniversitesi'ndeki akademik yapılanması”na ilişkin davada “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 10 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Eski danışmanlarından Gazeteci Murat Aksoy, “FETÖ'nün medya yapılanması”na ilişkin davada yargılandı. Yattı çıktı. Murat Aksoy’u tanırım, Fethullah’la ilişkisi olduğunu sanmıyorum ama doğrusu neden başdanışman yapıldığını ve ne danışıldığını müthiş merak ediyorum. Bir gün anlatırsa öğreniriz. Eski danışmanlarından Koray Çalışkan, “Fethullahçıların akademik yapılanması”na yönelik soruşturma kapsamında 10 Temmuz 2017 tarihinde gözaltına alındı, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Eski danışmanlarından Alper Keten’in, örgütün haberleşme programı olduğu söylenen ByLock'tan “FETÖ” yöneticileriyle irtibat kurduğu iddia edildi. Hakkında yakalama kararı çıkarılan Keten yurt dışına kaçtı.”
Fethullahçıları heyecanlandıran şey AKP iktidarının yıkılması ile devlete geri dönme veya halen devlette tutunmayı başaran yandaşlarının daha rahat çalışma ihtimali. Tarikat eski parlak günlerine geri dönmek istiyor. Bunun biricik yolu da eski ortakları-yeni düşmanlarından kurtulmak.
Bu noktada en büyük güvenceleri yeni rejimin ve yeni devletin oluşturulmasındaki katkıları. Laik cumhuriyetten geriye kalanlardan kurtulmak için gereken riskli adımları Fethullahçılar attı. Onların yönlendirmesiyle İslamcı kadrolar devleti ele geçirdi. Başını Taraf gazetesi çevresinin çektiği liberaller ise bu “fetih”e ideolojik destek sağladı. Fakat karşı devrim tamamlanınca onlara ihtiyaç kalmadı, Fethullahçılar ve liberaller tasfiye edildi. Şimdi AKP artıkları restorasyona geliyor ve Fethullahçılar kendilerine yeniden ihtiyaç olduğu kanısında.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
