Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Fentanili bastırdı, kriz bitmedi: Estonya sentetik uyuşturucuların ‘test pazarına’ dönüştü

Bir dönem Avrupa’nın en ağır fentanil krizlerinden birini yaşayan Estonya, sert önlemlerle bu maddenin kullanımını büyük ölçüde geriletti. Ancak ortaya çıkan boşluğu daha güçlü ve daha öngörülemez sentetik uyuşturucular doldurdu. Ülke bugün nüfusa oranla uyuşturucu kaynaklı ölümlerin en yüksek olduğu Avrupa ülkelerinden biri.

Dış Haberler

Yayın Tarihi: 02.09.2026 , 17:02

Estonya, Avrupa’daki uyuşturucu krizinin en çarpıcı örneklerinden birine dönüşmüş durumda.

Yaklaşık 1,3 milyon nüfuslu Baltık ülkesi, 2000’li yılların başından itibaren fentanilin hızla yayılmasıyla ağır bir uyuşturucu sorunuyla karşı karşıya kaldı. Eroinden çok daha güçlü olan sentetik opioid, kısa sürede uyuşturucu piyasasının büyük bölümünü ele geçirdi ve aşırı doz ölümlerini hızla artırdı.

Yıllar süren polis operasyonları, tedavi programları ve zarar azaltma çalışmaları sonucunda fentanilin ülkedeki kullanımı büyük ölçüde geriletildi. Uyuşturucu kaynaklı ölümler de bir dönem belirgin biçimde düştü.

Ancak kriz sona ermedi. Estonya, birkaç yıl içinde yeniden Avrupa’nın uyuşturucu kaynaklı ölümlerin en yoğun yaşandığı ülkelerinden biri haline geldi.

Alman kamu yayıncısı Tagesschau’nun aktardığına göre, fentanilin piyasadan çekilmesiyle ortaya çıkan boşluğu, nitazen adı verilen yeni sentetik opioidler ve ardından başka sentetik maddeler doldurmaya başladı. Bu maddelerin bazıları fentanilden dahi daha güçlü ve çok küçük doz farklılıkları ölümcül sonuçlar yaratabiliyor.

Avrupa Birliği Uyuşturucu Ajansı’nın (EUDA) verileri de tablonun boyutlarını ortaya koyuyor. Estonya’da uyuşturucuya bağlı ölüm sayısı 2022’de 82 iken 2023’te 119’a çıktı. 15-64 yaş grubunda ölüm oranı milyonda 135’e ulaştı; bu oran o yılki AB ortalamasının yaklaşık altı katıydı. Ölümlerin yarısından fazlasında başta metonitazen ve protonitazen olmak üzere nitazen grubu maddeler tespit edildi.

Uyuşturucu piyasası sürekli değişiyor

Estonya’daki krizin en tehlikeli yönlerinden biri, kullanılan maddelerin sürekli değişmesi.

Uyuşturucu kullanıcıları çoğu zaman satın aldıkları maddenin tam olarak ne içerdiğini bilmiyor. Aynı görünüme sahip ürünlerin içerisinde farklı ve çok daha güçlü sentetik maddeler bulunabiliyor.

Bu nedenle uzmanlar Estonya’yı yeni sentetik uyuşturucular açısından Avrupa’nın bir tür “test pazarı” olarak tanımlıyor.

Yeni maddelerin ortaya çıkmasıyla birlikte daha önce kullanılan dozlar da ölümcül hale gelebiliyor. Piyasaya giren yeni bir sentetik uyuşturucu, çok kısa süre içerisinde aşırı doz vakalarında artışa yol açabiliyor.

Üstelik sentetik uyuşturucuların üretimi, eroin gibi geleneksel uyuşturuculara kıyasla çok daha kolay. Afyon üretimine veya geniş tarım alanlarına ihtiyaç duyulmuyor. Kimyasal hammaddeler farklı ülkelerden getirilebiliyor ve küçük laboratuvarlarda üretim yapılabiliyor.

Bu durum hem üretimi kolaylaştırıyor hem de güvenlik güçlerinin yeni maddeleri takip etmesini zorlaştırıyor.

Estonya Ulusal Sağlık Geliştirme Enstitüsü de temmuz ayında yaptığı değerlendirmede, ülkede fentanilin bastırılmasının opioid krizini sona erdirmediğine dikkat çekti. Kuruma göre piyasa önce nitazenlere, ardından cyclorphine gibi daha yeni sentetik maddelere yöneldi.

Hem bir 'deneme alanı' hem de uyuşturucu ticaretinde bir transit ülke

Estonya polisi mayıs ayında yalnızca iki-üç günlük bir süre içerisinde dört kişinin aşırı dozdan ölmesinin ardından yeni ve güçlü bir sentetik opioid konusunda alarm vermişti. 

Polis, yapılan hızlı analizlerin ölümlerin sentetik opioidlerle bağlantılı olabileceğine işaret ettiğini açıkladı. Estonya kamu yayıncısı ERR de ülkenin son yıllarda hem yeni maddeler için bir “deneme alanı” hem de uyuşturucu ticaretinde bir transit ülke haline geldiğini aktardı.

Bir kriz biterken yenisi başlıyor

Estonya’nın yaşadığı süreç, Avrupa’daki uyuşturucu piyasasının geçirdiği dönüşümü de gösteriyor.

Bir maddenin piyasadan kaldırılması artık uyuşturucu krizinin sona erdiği anlamına gelmiyor. Talep sürdüğü sürece üreticiler kısa sürede yeni ve çoğu zaman daha güçlü sentetik alternatifler geliştirebiliyor.

Estonya’da fentanilin geriletilmesinin ardından yaşananlar da bunun en açık örneklerinden biri oldu.

Bugün ülkede uyuşturucu politikası yalnızca kaçakçılıkla mücadele üzerinden değil, aşırı doz ölümlerini azaltmaya yönelik önlemler üzerinden de tartışılıyor. Temiz enjektör dağıtımı, bağımlılık tedavileri ve kullanıcıların ellerindeki maddeleri test ettirebilmesi gibi uygulamalar giderek daha fazla gündeme geliyor.

Estonya’nın deneyimi ise daha temel bir soruna işaret ediyor: Fentanil krizini geriletmeyi başaran ülke, birkaç yıl sonra kendisini daha güçlü ve daha öngörülemez sentetik uyuşturucuların yayıldığı yeni bir krizin içinde buldu.


soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.