Breadcrumb
Fabrikayı terk etmeyen Mas-Daf işçileri soL'a konuştu
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 28.07.2022 , 08:35 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Yoksulluğun giderek arttığı son dönemde zam görüşmeleri devam eden Düzce Beyköy 1. Organize Sanayi Bölgesi'nde bulunan Mas-Daf işçileri fabrika önünde direniyor.
Düzce Beyköy 1. Organize Sanayi Bölgesi'nde bulunan Mas-Daf fabrikası işçileri Toplu İş Sözleşmesi'nde temsiliyet hakkı için DİSK Birleşik Metal-İş Sendikası'na (BMİS) üye oldu. Bakanlık yetki vermesine rağmen patron Toplu İş Sözleşmesi masasına oturmamak amacıyla işçilerin iradesini uzun mahkeme süreçleri ile kırma yolunu tercih etti.
İşçiler buna karşı sendikal haklarının kabul edilmesi için mücadelelerine devam ediyor. Fabrika içinde uyuyup dışarı çıkmayan işçilere aileleri erzak getiriyor, başka bölgelerden insanlar dayanışma ziyaretine gidiyor.
'Baskı, tehdit, işten çıkarma'
Birleşik Metal-İş Sendikası, işçilerin devam eden eylemine dair açıklamasında şu detaylara yer verdi:
"2010 yılında Mas-Daf işçileri sendikamızda örgütlendiler. Mas-Daf patronu akla gelebilecek tüm hukuksuzlukları işledi. Baskı, tehdit, işten çıkarma. Fabrikada çalışan tüm işçileri, tam 112 işçiyi tazminatsız olarak işten çıkardı. Atılan işçilerin mücadelesi yaklaşık 1,5 yıl boyunca devam etti. Mas-Daf işçileri ekmekleri için çıktıkları bu yolda hem Düzce’de fabrikanın önünde hem de şirketin İstanbul Ataşehir’de bulunan merkezi önünde çadır kurarak Mas-Daf’ın sendika ve işçi düşmanı tutumunu tüm ülke gündemine sokmayı başardı.
Direniş boyunca Mas-Daf işçileri, bir kez Düzce’den İstanbul’a, bir kez de Düzce’den Ankara’ya yürüyüş gerçekleştirdi. Verilen mücadele neticesinde ne Ankara’dan devleti yönetenlerden bir ses geldi, ne de Mas-Daf patronu işçi düşmanlığından vazgeçti."
12 yıldır sendikaya düşman
Mas-Daf işçileri, 2021 yılı başında yeniden Birleşik Metal-İş'te örgütlenmeye başladı. Mas-Daf'ta toplu iş sözleşmesi yapabilmek için yeterli çoğunluğa sahip olunduğu bakanlık tarafından tespit edilse de Mas-Daf patronu 12 yıl sonra bir kez daha işçilerin sendikalaşmasına karşı yetki tespitine itiraz etti.
Müftü de patron hizmetinde
Düzce'deki müftülük 2011'deki süreçte 112 işçinin işten çıkarılmasına camilerde okuttuğu hutbeyle destek olmuş, patronların yanında yer almıştı. Cemaate okunan hutbede "İşi gereğinden fazla yavaşlatmak ve işyerine zarar vermek, kârı ve kârlılığı azaltıcı davranışlarda bulunmak çalışanı ağır dini mesuliyet altına sokar" denilmişti. Diyanet İşleri Bakanlığı tarafından da onaylanan metin Düzce'nin tüm camilerinden halka okunmuştu.
'Talebimiz daha iyi bir yaşam standardında yaşayabilmek'
Yaşananlara ilişkin Mas-Daf işçileri soL'a konuştu:
Mas-Daf direnişi nasıl başladı? Talepleriniz neler?
A: Bizim buradaki talebimiz aldığımız maaşla daha iyi bir yaşam standardında yaşayabilmek. Gelirimiz her yıl geçtikçe daha da düşmeye başladı. Örgütlenerek bunları çözebileceğimizi anladık. Hakkımızı alabilmek için mücadele ediyoruz.
Peki burada örgütlenmek, direnmek, bir mücadele vermek size nasıl hissettiriyor?
A: Güçlü olduğumuzu hissediyoruz. Birlikte bir şeyleri başarabileceğimizi hissediyoruz.
B: Bu güçlülüğü de onlara hissettiriyoruz zaten. Sendikanın içinde huzur olduğunu düşünüyoruz. En azından biz patronla pazarlık yapamıyoruz bizim adımıza pazarlığı yetkili olan merci, sendika yapsın dedik. Birleşik-Metal-İş Sendikası'nı getirdik, kendimize en uygun olarak onu seçtik.
Sizi sindirmeye yönelik adımlar var mı?
B: Yok, yok... İşçiler her şeyi göze aldı artık. Şirket şu anda 4 tane tutanak tuttu. Ha bire uyarı atıyor, ihtar atıyor. Ama işçi hiçbirinden de korkmuyor, geri adım atmıyor.
A: İnsanları artık hakkını aramaktan korkutmaya başladılar. Artık sendika dediğin zaman bir endişe doğuyor işçilerde. Yıllardır örgütlenmeye çalışıyor insanlar ve yıllardır sindiriliyorlar. Bazen süreç o kadar uzun oluyor ki insan kendi kendine psikolojik olarak yoruluyor. İnsanları o kadar fakirleştirdiler ki...
'Şirket çok fazla kazandı, işçisine hiçbir şey vermedi'
Zincirimizden başka kaybedecek hiçbir şeyimiz kalmadı.
A: Aynen öyle... Genelde hep bunların (grevlerin) sonu hüsranla bittiği için insanlar biraz da ondan korkuyor. İşverenler birbirinin arasında çok iyi organize oluyor ama işçiler... Ben sendikaya üye oluyorum, atılıyorum. Başka fabrikaya gittiğim zaman hemen arıyorlar "almayın". Olay artık modern köleliğe döndü. Önceden karşılıksız köleydik, şimdi düşük ücret karşılığında köleyiz. Değişen bir şey olmadı.
B: İşçileri mimliyorlar. Burada bu kadar arkadaşım var. Emin olun hiçbirisi eşini, yavrusunu, çoluğunu, çocuğunu bırakıp da buraya gelmek istemez. Burada bir lokma fazla ekmek alabilmek için grev yapıyoruz. Mas-Daf çok büyüdü, şirket çok fazla kazandı ama gel gelelim işçisine hiçbir şey vermedi.
Buradan işçi sınıfına, Düzce halkına ne gibi bir çağrı da bulunursunuz?
B: Eğer böyle bir örgütlenme içinde olan işçi arkadaşlarımız varsa haklarını sonuna kadar arasınlar. Ben kendi şirketimden, Mas-Daf'dan örnek veriyorum... Her sene asgari ücrete yaklaşıyoruz. Asgari ücret kaç liraydı 5,5 benim maaşım kaç liraydı 6000 liraydı. Ne oldu? Asgari ücret artmışken benim maaşım erimiş oldu, alım gücüne göre eriyor. Sen işçini de düşüneceksin ki sonra gelip bana "aileyiz" diyeceksin. Bana "aileyiz" kelimesini kullanmayacaksın!
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
