Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Etiyopya’da savaş yeniden büyüyor: Tigray’dan Kızıldeniz’e uzanan bölgesel kriz

Etiyopya’nın kuzeyinde dört yıl aradan sonra yeniden başlayan çatışmalar Tigray sınırlarını aştı. Tigray güçleriyle federal ordu arasındaki çatışmalar Afar ve Amhara bölgelerine yayılırken, Addis Ababa Eritre, Sudan ve Mısır’ı silahlı gruplara destek vermekle suçluyor. Üç ülke de suçlamaları reddediyor. Kriz, Sudan’daki savaş, Nil üzerindeki gerilim ve Etiyopya’nın Kızıldeniz’e erişim arayışıyla birleşerek Afrika Boynuzu’ndaki dengeleri yeniden sarsıyor.

Dış Haberler

Yayın Tarihi: 01.10.2026 , 00:00

Etiyopya’nın kuzeyinde 22 Eylül’de yeniden başlayan çatışmalar, 2022’de imzalanan Pretoria Anlaşması’yla sona eren Tigray Savaşı’nın ardından bölgedeki en ciddi askeri tırmanışa dönüştü.

Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF) ile federal güçler arasındaki çatışmalar Tigray’ın yanı sıra komşu Amhara ve Afar bölgelerine de yayıldı. Tigray güçlerinin Mekelle, Axum ve Shire’daki havaalanlarını ele geçirdiği bildirilirken, Etiyopya ordusu karşı saldırılar düzenledi. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, çatışmaların komşu bölgelere yayılmasından ve daha büyük bir savaş ihtimalinden ciddi endişe duyduğunu açıkladı.

Savaşın insani bilançosu da şimdiden ağırlaşıyor. Tigray ve çevresindeki çatışmalar nedeniyle Afar bölgesinde yaklaşık 150 bin kişinin yerinden edildiği bildiriliyor. Sınır Tanımayan Doktorlar ise Korem ve Alamata'daki hastanelere 48 saat içinde 420'den fazla yaralı getirildiğini, Suhul Hastanesi'nde de yaklaşık 300 yaralının tedavi edildiğini aktardı.

Ancak bu kez mesele yalnızca Etiyopya'nın iç savaşı değil.

Etiyopya haritası. Kırmızı bölge, Tigray güçlerinin kontrolünde.

Etiyopya komşularını suçluyor

Etiyopya ordusunun komutanı Mareşal Birhanu Jula, TPLF'nin de içinde bulunduğu silahlı ittifakın arkasında Eritre, Sudan ve Mısır'ın bulunduğunu öne sürdü.

Jula, Eritre'nin dış aktörlerle Etiyopya içindeki silahlı gruplar arasında bağlantı kurduğunu, Sudan ve Mısır'ın ise bu gruplara destek sağladığını iddia etti. Ancak Etiyopya yönetimi bu suçlamalara ilişkin kamuoyuna kanıt sunmuş değil. Eritre, Sudan ve Mısır suçlamaları reddediyor.

Burada önemli olan yalnızca suçlamaların doğru olup olmadığı değil. Addis Ababa'nın savaşı artık açık biçimde bölgesel bir güvenlik meselesi olarak tarif etmesi, Etiyopya ile komşuları arasındaki mevcut gerilimlerin çatışmaya eklenmesi ihtimalini artırıyor.

Çünkü bu ülkelerin her biriyle Etiyopya'nın zaten başka bir dosyadan gelen ciddi anlaşmazlıkları bulunuyor.

30 Haziran 2021'de Mekelle'de TPLF savaşçıları

Eritre: Eski müttefikten karşı tarafa

Tigray Savaşı'nın önceki aşamasında Eritre, Etiyopya federal güçlerinin yanında savaşmıştı. 2022'deki Pretoria Anlaşması'nın ardından ise Addis Ababa ile Asmara arasındaki ilişkiler hızla bozuldu.

Gerilimin önemli başlıklarından biri Kızıldeniz'e erişim.

Denize kıyısı olmayan Etiyopya, dış ticaretinin büyük bölümünde Cibuti limanlarına bağımlı. Addis Ababa uzun süredir Kızıldeniz'e doğrudan erişimin ülkenin ekonomik ve stratejik güvenliği açısından gerekli olduğunu savunuyor.

Özellikle Eritre'nin güneyindeki Assab Limanı bu tartışmanın merkezinde bulunuyor. Etiyopya'nın denize erişim arayışı Eritre tarafından kendi egemenliğine yönelik bir tehdit olarak görülüyor. Reuters'ın aktardığı değerlendirmelere göre Asmara, Etiyopya'nın Assab'a ilişkin taleplerinin yeni bir çatışmaya dönüşmesinden endişe ediyor.

Dolayısıyla Tigray'daki çatışmaların yeniden başlaması, iki ülkenin zaten kötüleşmiş ilişkilerini doğrudan savaş hattına taşıma ihtimali nedeniyle önem taşıyor.

Mısır ve Sudan: Bu kez Nil de savaşın içinde

Etiyopya'nın Mısır ve Sudan'la geriliminin merkezinde ise Nil Nehri bulunuyor.

Etiyopya'nın Mavi Nil üzerinde inşa ettiği Büyük Etiyopya Rönesans Barajı (GERD), yıllardır Kahire ile Addis Ababa arasındaki en önemli anlaşmazlık konusu. Mısır, Nil'in ülkenin su kaynaklarının ezici çoğunluğunu sağladığını vurgularken, Etiyopya barajı elektrik üretimi ve kalkınma açısından stratejik bir proje olarak görüyor.

Baraj 2025'te resmen açıldı ancak Etiyopya, Mısır ve Sudan arasında özellikle kuraklık dönemlerinde barajın nasıl işletileceğine ilişkin bağlayıcı bir anlaşma sağlanamadı.

Bu nedenle Tigray'daki yeni çatışma ile Nil gerilimi birbirinden bağımsız gelişmeler değil.

Etiyopya'nın Mısır ve Sudan'ı silahlı grupları desteklemekle suçlaması, Kahire ile Addis Ababa arasındaki su anlaşmazlığının güvenlik boyutunu da büyütüyor. Sudan ise bir yandan kendi iç savaşını sürdürürken Etiyopya'yı Sudan'daki paramiliter Hızlı Destek Kuvvetleri'ni (RSF) desteklemekle suçluyor. Addis Ababa bu suçlamayı reddediyor.

Sudan zaten savaşın ortasında

Bu gerilimi daha tehlikeli hale getiren en önemli unsurlardan biri Sudan.

Sudan'da Nisan 2023'ten bu yana ordu ile RSF arasındaki savaş devam ediyor. Ülke dünyanın en ağır insani krizlerinden birini yaşıyor ve savaşın sınır bölgelerine taşan etkileri Etiyopya'yı da doğrudan ilgilendiriyor.

Etiyopya'nın kuzeyindeki çatışmaların Sudan sınırına yakın alanlarda yoğunlaşması, iki savaşın birbirini besleme ihtimalini artırıyor.

Etiyopya'daki yeni çatışma, Sudan'daki savaş, Mısır-Etiyopya arasındaki Nil gerilimi, Eritre ile ilişkilerin bozulması ve Kızıldeniz üzerindeki rekabetin aynı anda kesiştiği bir ortamda yaşanıyor.

Somali ve Somaliland hattı da denklemde

Etiyopya'nın denize erişim arayışı yalnızca Eritre'yi ilgilendirmiyor.

Addis Ababa son dönemde Somaliland üzerinden de Kızıldeniz ve Aden Körfezi'ne erişim arayışını sürdürüyor. Bu politika Somali ile Etiyopya arasında ciddi gerilimlere neden oldu.

Afrika Boynuzu'ndaki gerilimin haritası.

2022 barışı neden çöktü?

2020-2022 arasındaki Tigray Savaşı, yüz binlerce kişinin hayatını kaybetmesine ve milyonlarca kişinin yerinden edilmesine yol açtı. Savaş Kasım 2022'de Afrika Birliği'nin arabuluculuğunda imzalanan Pretoria Anlaşması'yla sona erdi.

Ancak anlaşma savaşı bitirse de Tigray'ın statüsü, tartışmalı bölgeler, yerinden edilenlerin dönüşü, silahlı güçlerin durumu ve savaş sırasında yaşanan ihlaller gibi temel sorunlar çözülemedi.

Tigray'daki gerilimin bir yıldan uzun süredir yükseldiği ve Pretoria Anlaşması'nın uygulanmasına ilişkin anlaşmazlıkların devam ettiği biliniyordu. Ağustos ayında ise Etiyopya federal güçleri ile Tigray güçleri arasında Sudan sınırı yakınlarında çatışmalar ve hava saldırıları yaşanmıştı.

22 Eylül'de çatışmaların yeniden başlaması böylece ani bir patlamadan ziyade, aylar boyunca biriken gerilimlerin ardından geldi.

Tigray'ın başkenti Mekelle'nin kuzeyinde terk edilmiş bir tank, Şubat 2021.

Yeni ittifak savaşı büyütebilir

Bugünkü durumun bir başka farkı da TPLF'nin yalnız hareket etmemesi.

TPLF, Başbakan Abiy Ahmed hükümetini devirmeyi amaçladığını açıklayan yedi silahlı grubun oluşturduğu yeni ittifakın parçası. İttifakta Tigray güçlerinin yanı sıra Amhara bölgesindeki Fano ve Oromo Liberation Army gibi farklı silahlı yapılar bulunuyor.

Bu grupların geçmişte birbirleriyle çatışmış olması ittifakın ne kadar sürdürülebilir olduğu konusunda soru işaretleri yaratıyor. Ancak ittifakın varlığı, federal hükümetin aynı anda ülkenin farklı bölgelerinde silahlı gruplarla mücadele etmek zorunda kalabileceği anlamına geliyor.

Çatışmaların Afar'a ulaşması ise ayrıca kritik.

Afar, Etiyopya'yı Cibuti'ye bağlayan ulaşım hattı üzerinde bulunuyor. Etiyopya'nın dış ticaretinde Cibuti limanlarının merkezi rolü nedeniyle bölgedeki çatışmalar yalnızca askeri değil, ekonomik sonuçlar da doğurabilir.

Afrika Boynuzu'nda yeni bir savaş hattı mı?

Şimdilik Eritre, Sudan veya Mısır'ın doğrudan savaşa girdiğini söylemek için yeterli kanıt bulunmuyor. Addis Ababa'nın suçlamaları da bağımsız olarak doğrulanmış değil.

Ancak mevcut gelişmeler, Etiyopya'daki iç savaşın bölgesel rekabetlerle giderek daha fazla iç içe geçtiğini gösteriyor.

Bir tarafta Kızıldeniz'e erişim arayan Etiyopya, diğer tarafta bu arayışı güvenlik tehdidi olarak gören Eritre; Nil'in geleceği konusunda anlaşmazlık yaşayan Mısır ve Etiyopya; kendi savaşıyla parçalanan Sudan; Somali-Somaliland hattındaki gerilim ve bunların tümünün kesiştiği stratejik Kızıldeniz.

Bu nedenle Tigray'daki çatışmanın önümüzdeki dönemde nasıl gelişeceği yalnızca Etiyopya'nın iç dengeleri açısından değil, Afrika Boynuzu'nun tamamındaki güç dengeleri açısından önem taşıyor.

Birleşmiş Milletler şimdiden çatışmaların daha geniş ve yıkıcı bir savaşa dönüşmemesi çağrısı yaparken, Afrika Birliği'nin Pretoria sürecini yeniden canlandırmaya çalıştığı bildiriliyor.

2020-2022 savaşının yarattığı yıkım henüz tamamen ortadan kalkmamışken yeni çatışmaların başlaması, Afrika Boynuzu'nda aynı anda birden fazla savaş ve kriz hattının birbirine bağlanması riskini yeniden gündeme getiriyor.


soL'un dört kez sansürlenen X hesabını takip ederek yaygınlaştırabilirsiniz. 

soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.