Sayfa yolu
Erdoğan’ın İran konuşmasında ‘eksik’ olan neydi?
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 11.03.2026 , 13:28 Güncelleme Tarihi: 11.03.2026 , 13:36
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik haydutça saldırısı tüm hızıyla sürerken, İran da bu saldırganlığa yanıt vermeye devam ediyor.
Böylesi bir tabloda bugün partisinin Meclis’teki grup toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, savaşın bir an önce durdurulması gerektiğini söylese de, saldırgan ülkelerin adını ağzına almadı.
Konuşmasında ABD’nin adını geçirmeyen ve saldırganlığı kınamayan Erdoğan, bütünüyle gayrimeşru hale gelen soykırımcı İsrail’i ise “siyonist katliam şebekesi” diyerek tanımladı.
İsrail’e yönelik eleştirinin açıkça dile getirilmesine rağmen ABD’ye dair tek bir cümlenin bile dile getirilmemesi, AKP’nin açık Amerikancı çizgisiyle ilişkili.
‘Kadın, çocuk, yaşlı ayrımı yapmadan bir halka ağır bedeller ödetildiğini görüyoruz’
İşte Erdoğan’ın bugünkü konuşmasında İran ile ilgili olarak öne çıkan başlıklar:
"Sorunların masada çözülme imkan ve ihtimali varken, yanlış hesaplar, yanlış değerlendirmeler ve elbette gözünü kan bürümüş bir şebekenin kışkırtmaları neticesinde bölgemiz yeniden kan ve barut kokusuyla kaplandı. Saldırının başladığı ilk gün bir ilkokulda maalesef 175 kız öğrenci katledildi. İran’da hayatını kaybedenlerin sayısı iki bine ulaştı. Bu arada dini lider Ali Hamaney olmak üzere üst düzey İranlılar suikastle öldürüldü. Altyapıya ağır hasar verildi, ağır ekonomik abluka ve ağır yaşam koşulları altındaki İran halkı şimdi de her gün devam eden bombardımanla hayatta kalma mücadelesi veriyor. Kadın, çocuk, yaşlı ayrımı yapmadan bir halka ağır bedeller ödetildiğini görüyoruz. Petrol, enerji, su altyapısına saldırılarak insanların cezalandırıldığına şahit oluyoruz.
Türkiye olarak çevresindeki krizlere duyarsız kalan, kriz anlarında dost ve kardeşlerine sırtını dönen bir ülke değiliz.
Biz bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın diyen, neme lazımcı bir ülke hiç değiliz. Krizlerin çözümü için risk alan bir devletiz, böyle bir hükümetiz.
‘Bu savaş büyümeden, bölgeyi tamamen ateşe atmadan durdurulmalıdır’
Meselenin müzakereyle çözülmesi için yıllarca çaba sarf ettik. İlk günden itibaren hem İran hem ABD hem de bölge ülkeleriyle görüştük, 20’nin üzerinde telefon görüşmesi gerçekleştirdim. Silahların susması için umudumuzu halen kaybetmedik, bu savaş büyümeden, bölgeyi tamamen ateşe atmadan durdurulmalıdır. Diplomasiye şans tanınırsa bunu sağlamak mümkündür, yeniden masaya dönülmesi için girişimlerimizi sabırla sürdürüyoruz.
‘Hz. Ali bizim, Hz. Ömer bizim, Hz. Osman bizim, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin de bizimdir’
Çok dikkatli konuşuyor, kelimeleri özenle seçiyoruz. Türkiye’yi rotasında tutmak, etrafındaki ateşten korumak için son derece temkinli hareket ediyoruz. Başta mezhep çatışması olmak üzere sergilenmek istenen kanlı senaryolara karşı da gerekli tedbirleri alıyoruz. Dün MSB ve Dışişleri Gazi Meclisimizi bilgilendirdi.
Biz bölgemizin tamamında olduğu gibi kardeş İran halkına da bu şiidir, sünnidir, Türktür, Kürttür diye hiçbir zaman bakmadık ve bakmıyoruz.
Haksızlığa uğrayan, mağdur edilen, sıkıntı çeken kim varsa biz onun yanındayız.
Bizim sünnilik, şiilik gibi bir dinimiz yok, bizim tek bir dinimiz var, o da islam. Hangi ırktan olursak olalım ortak paydamız yine islam. Mezheplerimizden, kökenlerimizden önce hepimiz insanız ve müslümanız. Hz. Ali bizim, Hz. Ömer bizim, Hz. Osman bizim, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin de bizimdir. Hz. Ayşe validemiz bizim, Hz. Zeynep annemiz de bizimdir.
‘Elin taşıyla elin kuşunu vurma oyununa kesinlikle gelmemeliyiz’
Siyonist katliam şebekesinin elin taşıyla elin kuşunu vurma oyununa kesinlikle gelmemeliyiz.
Biz macera peşinde değiliz, gerilimin peşinde değiliz.
Hiçbir ülkenin egemenliğinde, topraklarında gözümüz yok. Ama topraklarımıza göz diken, egemeliğimize kast eden ve dahi macera arayan olursa ona da hodri meydan demekten çekinmeyiz."
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.