Breadcrumb
Erdoğan'dan 1 Mayıs öncesi şov: 'İşçi dostluğu' masalı ve gerçekler örtüşmüyor
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 30.04.2026 , 22:21 Güncelleme Tarihi: 30.04.2026 , 22:22
Emekçilerin aleyhine çıkarılan yasalar, denetimsizlik, alınmayan önlemler, baskı ve güvencesiz çalışma koşulları... Her geçen gün artış gösteren iş cinayetlerinin nedenlerinden yalnızca birkaçı.
İktidar iş cinayetlerini "fıtrat" ve "kader" ile açıklarken, iş sağlığı ve güvenliği konusunda yaşanan sorunlara yönelik araştırma önergesi de AKP ve MHP'li vekillerin oylarıyla reddediliyor.
Oysa her gün “en az” beş işçi, iş cinayetlerinde yaşamını yitirmeye devam ediyor.
AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise kendini "işçi dostu" ilan etti.
Erdoğan'ın iddiaları ve gerçekler: Hak gaspları, cinayetler...
AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 1 Mayıs dolayısıyla işçi ve patron temsilcilerini Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde kabul etti.
Hayata "işçi unvanıyla" başladığını ve 1 Mayıs'ı "kendi bayramı" olarak gördüğünü söyleyen Erdoğan, "Gerek şahsımın gerekse hükümetimizin emeğe ve emeğin hak ettiği karşılığı almasına verdiği önemi en iyi sizler biliyorsunuz. 23 yılı geride bırakan iktidarlarımız boyunca daima işçi kardeşlerimizin ve onların temsilcilerinin yanında olduk" iddialarında bulundu.
Erdoğan "yıllarca istismar edilen ve göz ardı edilen işçilerle el birliği, gönül birliği kurduklarını" da öne sürdü. Ama Erdoğan'ın iddiaları bu kadarla sınırlı kalmadı.
"Sendikal hakları genişlettik. Örgütlenmenin önündeki engelleri kaldırdık" dedi. Oysa AKP döneminde işçi sayısı artarken, sendikalı işçi sayısında oransal olarak ciddi bir gerileme yaşandı. Örgütlenen işçilerin önemli bir kısmı da zorlamalarla, engellemelerle yandaş sendikalara mahkum edildi.
"Toplu sözleşme sistemini güçlendirdik" dedi. Oysa sendikalı işçilerin neredeyse yarısı toplu iş sözleşmesi kapsamı dışında kaldı veya fiilen sözleşme hakkından faydalanamadı.
"Çalışanlarımızın pazarlık gücünü artırdık" dedi. Oysa 2026 yılının asgari ücretinin belirlendiği masada işçi kesimini temsilen ayrılan koltuk boş kaldı. Hükümet ve patronların mutabakatıyla belirlenen tutar ise daha işçinin cebine girmeden açlık sınırının altında kaldı.
"İş sağlığı ve güvenliği alanındaki tarihi düzenlemeleri devreye aldık" dedi. Oysa AKP döneminde her gün en az beş işçi, iş cinayetlerinde hayatını kaybetmeye devam ediyor.
Söz konusu adımları atarken hiçbir zaman tek taraflı hareket etmediklerini, her zaman çalışanların temsilcileriyle istişare ettiklerini dile getiren Erdoğan, "Sendikalarımızla, konfederasyonlarımızla, meslek kuruluşlarımızla birlikte yürüdük. Yine bu süreçte hangi sebeple olursa olsun işçi kardeşlerimizin hakkının yenilmesine rıza göstermedik" diye konuştu.
Hızını alamadı Doruk maden işçilerinin direnişini de sahiplenmeye kalktı
Hızını alamayan Erdoğan, Yıldızlar Holding'e bağlı Doruk Maden İşçilerinin mücadelesi hakkında da konuştu.
17 günlük eylemin, 9 günlük açlık grevinin ardından kazanıma ulaşan madencilerin, sorunlarının çözülmesinin de kendileri sayesinde olduğunu iddia etti.
Oysa Erdoğan, çala çala büyüyen şirketin suçlarına AKP'nin yıllardır göz yumduğundan, madencilerin haklarını vermeyen Doruk Madencilik'e teşvik verileceğinden bahsetmedi.
Erdoğan iddialarına şöyle devam etti:
"Şunu bugün bir kez daha altını çizerek dile getirmek istiyorum. Biz işçinin, emekçinin, çalışanların aleyhine hiçbir adım atmayız. Çünkü bu ülkeyi gerçek anlamıyla vatan kılan sizin alın terinizdir. Fabrikada üreten, tarlada çalışan, atölyede emek veren, ofiste alın teri döken her bir kardeşimin emeği bu ülkenin yükselişinin temelidir. Siz ve sizin gibi emeğiyle geçinen ülkesi için, milleti için katma değer üreten işçilerimizin hakkının yenilmesine asla müsaade etmeyiz."
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.