Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Enerjide dışa bağımlı politikaların sürdürülebilirliği kalmadı

'AKP'nin dışa bağımlı ve ithalata dayalı bir enerji politikasını benimsediğini' belirten Maden Mühendisleri Odası İkinci Başkanı Veyis Sır, 'Tüm bu karamsar tabloya rağmen çözüm imkansız değil' dedi.

VEYİS SIR *

Yayın Tarihi: 20.04.2023 , 12:50 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Rakamlar ve sektör raporları AKP iktidarının dışa bağımlı ve ithalata dayalı bir enerji politikasını benimsediğini gösteriyor.  

Süreç içerisinde izlenen piyasacı politika enerji ve madencilik sektörlerinde ülkeyi daha da dışa bağımlı bir noktaya getirmiştir. Özellikle ithal kömüre dayalı termik santrallerden elektrik üretimi bu dönemde teşvik edilmiş ve politika olarak benimsenmiştir.

Son yıllarda ithal kömüre dayalı santrallerin sayısının ve kurulu güç içerisindeki payının artması da bunu göstermektedir. İthal kömüre dayalı santrallerin toplam kurulu güç içerisindeki payı yüzde 9'a kadar yükselmiş durumdadır. Son 3 yıla baktığımızda 40 milyon tonu bulan kömür ithalatları söz konusu. Bu rakam 2000'li yılların başında 20 milyon ton civarında.  

Veriler incelendiğinde, mevcut iktidarın dışa bağımlı enerji ve madencilik politikaları cari açığı arttırmakta ve halkın sırtında büyük bir kambur oluşturmuş vaziyette. Ancak iktidarın plansızca gerçekleştirdiği özelleştirme politikalarını terk etmekten ziyade bunda ısrarcı olacağı görülüyor.

Tüm bu karamsar tabloya rağmen çözüm imkansız ve zor değil. Yeniden madencilikte ve enerjide kamu işletmeciliğini öne alan bir anlayışla politikaların güncellenmesi ve uzun vadeli planlamalar ile sorunlar çözülebilecektir.

Enerji hammaddesinin, elektirik üretiminin ve iletiminin bir bütün olarak düşünülmesi ve planlanması şart. Yapılan plansız özelleştirmeler nedeniyle bu üç aşama da birbirinden bağımsız değerlendiriliyor. Bu da verimlilik açısından büyük kayıplara neden oluyor.

Enerjide çevreci dönüşümlerin gerçekleşmesi de önümüzdeki süreçte ciddi önem arz ediyor. Her ne kadar gelişen teknolojilerle birlikte önümüzdeki süreçte kömüre dayalı santrallerin yerini yenilenebilir çevreci kaynakların alacağı düşünülse de kömür yıllar sürecek bu geçiş sürecinde stratejik önemini sürdürecek.

Son süreçteki bölgesel krizler ve savaşlar da bunu gösterdi. Küresel bazda yenilenebilir ve çevreci enerji dönüşümlerinin gerçekleştiği bir dönemde Avrupa enerji arz güvenliğini sağlamakta büyük sıkıntılar yaşadı. Kömür bu dönemde de enerji üretiminde stratejik bir pozisyona geldi.  

Dışa bağımlı ve ithalata dayalı mevcut politikaların ise sürdürülebilirliği kalmadığı net bir şekilde görülmüştür.

* TMMOB Maden Mühendisleri Odası İkinci Başkanı

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.