Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Emeklinin cebine değil, yaşına bakacaklar: Seçim ayarlı zamma 65 yaş sınırı konulacak, milyonlar kapsam dışı bırakılacak

Yandaş medyanın "müjde" dediği emekliye ek zam düzenlemesi şarta bağlandı. 65 yaşın altındakiler "çalışabilir" sayılarak kapsam dışı bırakılacak. En düşük aylığı alan 5 milyon emeklinin yarısı yaş engeline takılacak, çok daha fazlası açlık sınırının altında kalmaya devam edecek.

Fotoğraf: ANKA

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 28.10.2026 , 01:58

AKP'li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz gün kabine toplantısının ardından emeklilere ilişkin bir açıklama yaptı. 2027 bütçesinde emeklilerin durumunu “biraz daha iyileştirecek” mali imkanlar oluşturduklarını söyledi ve gerekli yasal düzenlemeyi yıl sonuna kadar hayata geçireceklerini ekledi.

Yandaş medyanın “müjde” diye duyurduğu düzenleme daha ne olduğu anlaşılamadan makas yedi. 

T24'e konuşan AKP kaynaklarına göre önce enflasyona bağlı yıllık rutin zam yapılacak. Ardından tüm emeklilere refah payı ödenecek. Ancak bunun üzerine yapılacak asıl iyileştirme herkese gitmeyecek. Emekliler kategorilere ayrılacak ve belirleyici ölçüt yaş olacak. 65 yaş üstündeki emeklilere daha fazla iyileştirme yapılacak.

Refah payının oranı da iyileştirmenin tutarı da açıklanmadı. Yani ortada henüz bir rakam yok. Ama kimin kapsama gireceğine dair ölçütler şimdiden sıralanıyor.

AKP mantığı şaşırtmadı: '65 yaşın altı çalışabilir'

AKP kaynakları yaş sınırını şöyle açıklıyor: 65 yaşın altındaki emekliler çalışma hayatında kalıp ek gelir elde edebiliyor. 65 yaş üstü ise yaşı gereği çalışamıyor.

Yaş tek ölçüt değil. Emeklinin çalışmaya devam edip etmediği, ev sahibi olup olmadığı, ek geliri bulunup bulunmadığı ve hane halkının toplam geliri de bakılacak noktalar arasında sayıldı.

Emekli aylığı yardım değil, hak

Bu ölçütler emekli aylığına bakışı değiştiriyor. Emekli aylığı, emekçilerin yıllarca çalışıp prim ödemesinin karşılığıdır, kişinin sağlığına ya da gelir düzeyine göre kısılabilecek bir sosyal yardım değildir.

Rakamlar da kapsamın ne kadar daralabileceğini gösteriyor. AKP kaynaklarına göre yıl sonunda emekli sayısı 18 milyonu bulacak. Bunlardan 5 milyon 17 bin kişi, en düşük emekli aylığı olan 23 bin 552 lirayı alıyor. Kaynaklar, bu kişilerin yaklaşık yarısının 65 yaş üstü olduğunu söylüyor. Bu hesapla en düşük aylıkla geçinmeye çalışan yaklaşık 2,5 milyon emekli 65 yaşın altında. 

Emekli yoksulluk sınırının çok uzağında

En düşük emekli aylığı Ocak’ta 20 bin liraydı. Temmuz’da altı aylık enflasyon farkı olan yüzde 17,76 oranında artırılarak 23 bin 552 liraya çıkarıldı. 

İktidar bunun üstüne refah payı da iyileştirme de eklemedi. Seyyanen tek bir lira bile verilmedi.

Türk-İş’in Eylül araştırmasına göre dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 37 bin 801 lira, yoksulluk sınırı 123 bin 130 lira oldu. En düşük emekli aylığının, yıl sonunda açlık sınırının yarısına kadar gerilemesi bekleniyor.

Kamu emeklilerinde durum daha kötü. Temmuz’da zamları yüzde 13,52 oldu, yani resmi enflasyonun yaklaşık 4,2 puan altında kaldı. 

2019'da en düşük aylığı alan, her 12 emekliden biriydi. Bugün her üç emekliden biri taban aylıkla geçiniyor. 
Aylık yetmeyince emekli çalışmaya itiliyor. Yaklaşık 17 milyon emeklinin 8,5 milyonunun, kayıtlı ya da kayıt dışı, çalışmaya devam ettiği tahmin ediliyor.

'Toplu intihar mı edelim?'

Emeklilerin içine itildiği çaresizliğin boyutu Eylül’de Ankara’da bir kez daha görüldü.

25 Eylül’de emekli dernekleri ve sendikalar, seyyanen zam talebiyle Anayasa Mahkemesi önünde basın açıklaması yapmaya hazırlanıyordu. 

Açıklamadan önce 60 yaşındaki emekli polis memuru Ali Şekeroğlu yaşamına son verdi. Şekeroğlu’nun “geçinemiyorum” dediği aktarıldı. Elinde “Para için değil, onurumuz için” yazılı bir pankart vardı.

Olayın ardından soL'a konuşan görgü tanığı emekliler "Sözün bittiği yerdeyiz. Daha ne yapabiliriz? Toplu intihar mı edelim?" diye sordu.

'Kaynak yok' denilen yerde trilyonlar var

Yıllardır emeklilerin ek zam taleplerine “kaynak yok” bahanesiyle yanıt veriliyor. Rakamlar başka bir şey söylüyor.

En düşük aylığı alan yaklaşık 5 milyon emeklinin yanında, aylığı bunun üstünde ama asgari ücretin altında kalan yaklaşık 5 milyon emekli daha olduğu tahmin ediliyor. Bu 10 milyon emeklinin aylığını altı ay boyunca asgari ücrete eşitlemenin bütçeye yükü yaklaşık 270 milyar lira. Bu tutar, hükümetin bu yılki bütçe giderlerinin yüzde 1,4'üne denk geliyor.

Devletin 2027 bütçesinde vergisinden vazgeçtiği tutar ise 4 trilyon 879 milyar lira. soL’un hesaplamasına göre bunun yaklaşık 2 trilyon 907 milyar lirası, yani yüzde 60'ı sermayeye gidiyor. Bu, ayda ortalama 242 milyar lira ediyor. 

Kısacası 10 milyon emeklinin aylığını altı ay asgari ücrete eşitlemek, sermayeye tanınan vergi ayrıcalıklarının yaklaşık bir aylık tutarı kadar. Yalnızca kurumlar vergisindeki istisna 1 trilyon 79 milyar lira. Emekliye yapılmayan ek zam, bunun dörtte biri.


soL'un dört kez sansürlenen X hesabını takip ederek yaygınlaştırabilirsiniz. 

soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.