Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Emekliyi açlık sınırına kim, nasıl itti?

Emekli aylıkları yıllar içinde enflasyon karşısında eritildi, seyyanen zam talepleri karşılıksız bırakıldı. Milyonlarca emekliyi açlık sınırının altına iten tablonun arkasında, iktidarın kemer sıkma politikaları ve patronlara aktarılan kaynaklar bulunuyor.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 25.09.2026 , 17:11 Güncelleme Tarihi: 25.09.2026 , 18:45

Yıllardır açlık sınırının altına mahkum edilen emekliler bugün 81 ilde sokağa çıktı.

Tek talepleri onları enflasyondan bir nebze olsun koruyacak seyyanen zamdı.

Kamu emekçilerine verilen seyyanen zammın emeklilere yansıtılmaması için 2023'te Anayasa Mahkemesi'ne yapılan bir başvurunun "kabul edilebilir" bulunması emeklileri heyecanlandırmıştı.

Kararın da olumlu çıkması için Ankara'daki buluşmanın adresi Anayasa Mahkemesi olarak belirlendi.

Saat 15.00'teki buluşmaya dakikalar kala, elinde "Para değil, onur için" yazılı döviz bulunan bir emekli yanında getirdiği silahını başına dayadı ve ateşledi.

Akıllarda aynı soru vardı: Emeklileri canına kıymaya teşebbüs edecek noktaya nasıl gelinmişti? Yıllarca çalışıp emekliliğe hak kazanan insanları "Geçinemiyoruz" diyerek sokağa çıkmak zorunda bırakacak bu vahşi tablo nasıl oluşmuştu?

AKP'nin emekliye reva gördüğü: 3 bin 552 TL

İşçi emeklisine Ağustos ayında sadece resmi enflasyon kadar, yani yüzde 17 zam yapıldı.

İktidar inisiyatif kullanmadı. Ne refah payı ne iyileştirme verildi. Bir kuruş bile seyyanen zam eklemedi.

Böylece en düşük emekli aylığı 20 bin liradan 23 bin 552 liraya çıkarıldı.

Toplamda 4,5 milyon kamu emekçisi ve 3,5 milyon kamu emeklisi yine enflasyonun gerisinde bırakıldı.

Üstelik bu zam oranları, çarşı-pazardaki gerçek fiyat hareketlerinin çok gerisinde kalan TÜİK verilerine göre belirlendi.

Gelinen noktada emekli aylığı market-manav alışverişine dahi yetmiyor.

Emeklinin aylığıyla açlık sınırı arasındaki makas 13 bin 836 lira oldu.

Kamu emeklilerinin durumu daha vahim. Onlar için resmi enflasyonu görmek bile imkansız hale getirilmiş durumda.

Toplu sözleşme hükümleri nedeniyle altı aylık zam, geçmiş zammın mahsubu esasına dayandığı için kamu emeklilerinin aleyhine işliyor. Bu nedenle kamu emeklileri resmi enflasyonun 4,25 puan altında kaldı, sadece yüzde 13,52 zam aldı.

Çalışmak zorunda kalan emekli sayısı 3'e katlandı

En düşük emekli aylığı alanların sayısı 2019'da emeklilerin yüzde 7'siyken 2026'da yüzde 31'e çıkarak yaklaşık 5,1 milyon kişiye yükseldi.

Bugün her üç emekliden biri taban maaş ile geçinmeye çalışıyor.

Son 6 yılda çalışan emekli sayısı neredeyse üç katına çıktı. Türkiye'deki 17 milyon emeklinin yaklaşık 8,5 milyonunun kayıtlı veya kayıt dışı bir şekilde çalışmaya devam ettiği tahmin ediliyor.

Emeklilerin yüzde 62,2'si çalışmadan temel ihtiyaçlarını karşılayamayacağını, yüzde 89'u ise emekliyken çalışma nedeninin ekonomik zorluklar olduğunu söylüyor.

Bu geçim derdinin görünmeyen yüzü doğrudan "iş cinayetleri" istatistiklerinde saklı.

İSİG Meclisi verilerine göre 2026'nın ilk 8 ayında en az 108 emekli ve 65 yaş üstü işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti.

Bahaneleri hazır: 'Savaş var', 'kaynak yok'...

AKP’ye göre bu bile fazla. Nitekim emeklinin alım gücünü biraz olsun artırabilecek bir fırsatlar sessizlikle geçiştirildi.

Hazine ve Maliye Bakanlığı da emekli aylıklarına iyileştirme yapılması ihtimaline “dedikodu” demiş ve bir kuruş dahi ek zam verilmeyeceğini duyurmuştu.

Emekli zamlarının görüşüldüğü Meclis komisyonunda konuşan AKP’li Yaşar Kırkpınar neden daha fazla zam yapılmadığını şöyle açıklamıştı:

"Tabii ki bizler de emeklilerimizin bu artıştan daha fazla artışlarla refah seviyelerini yükseltilmesini istiyoruz, arzu ediyoruz ama buradaki gerek bölgenin gerekse dünyanın gerekse ülkemizin ekonomik şartları ve koşulları göz önünde bulundurularak bu değerlendirmeyi yaptık."

Emekliye asgari ücret için patronlardan 1 aylık vergi yeter

"Savaş" ve "kaynak yok" bahanesine sarılan AKP, 4 yıldır düşmeyen kronik enflasyonu görmezden gelmeye devam ediyor.

Peki, AKP’yi bunca bahane ve çarpıtmaya iten ne? Yani en düşük emekli aylığını asgari ücrete eşitlemek için kaç para lazım?

En düşük emekli aylığını alan kişi sayısı 5 milyon. En düşük aylığı almayan ama asgari ücretin altında kalan emekli sayısının da 5 milyon olduğu tahmin ediliyor.

Bu 10 milyon emeklinin aylığını 6 ay boyunca asgari ücrete eşitlemenin bütçeye yükü 270 milyar lira. 

Emekliye yapılmayan zam, hükümetin bu yılki bütçe giderlerinin yüzde 1,4’üne denk düşüyor. Bu da gösteriyor ki emekliye ek zam yapmak hükümeti krize sokmuyor.

İktidarın daha yılın başında patronlardan almaktan vazgeçtiği vergi tutarı en az 3,2 trilyon lira. Yani AKP patronlardan sadece 1 aylığına vergi almaya karar verirse, buradan elde ettiği kaynakla emeklilere ek zam yapabilir.

Özetle, ortada iddia edildiği gibi ekonomik bir zorunluluk yok, açıkça sınıfsal bir saldırı var.

Kaynaklar, emeklinin mutfağına girmek yerine sermayenin büyümesine ve bütçe disiplini adı altında kemer sıkma politikalarına kurban ediliyor. Emekliyi açlık sınırının altında yaşamaya mahkum eden "kaynak yok" masalı, bizzat iktidarın kendi verileriyle çökmüş bulunuyor.


soL'un 4 kez sansürlenen X hesabını takip ederek yaygınlaştırabilirsiniz. 

soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın. 

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.