Sayfa yolu
AKP seçim tarihini netleştirdi: Yoksulluğu çığrından çıkaracak takvim
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 08.09.2026 , 11:31
“Biz bu programı hazırlarken seçimlerin zamanında olacağını düşünerek hazırladık, 2028 baharı veya yazına doğru. Orada bir spekülatif varsayımın içinde olmadık.”
“Siyaset bu, her türlü sürprize açık olduğunu biliyoruz. Ancak. Ekonomideki yeni yol haritası, erken seçim ihtimalini neredeyse sıfırlamış gibi. Kişisel kanaatim, ufukta Nisan 2028 görünüyor.”
Bu sözlerden ilki Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a, ikincisi ise Şamil Tayyar’a ait.
Bu isimler dışında da Orta Vadeli Program'ı erken seçim başlığının gündemden çıktığı şeklinde yorumlayan çok fazla isim oldu.
Peki, bu değerlendirmeler ne anlama geliyor?
Halka “dişini sık” demeye devam edecekler
AKP iktidarına yakın isimler son iki yılda bazen açık açık, bazen de üstü kapalı şekilde “her şey yeni yılda düzelecek” masalları anlatıyor.
Bu masalların merkezinde de seçim gündemi yer alıyor.
Yani iktidarın seçime gideceği yıla kadar “sıkı mali disiplin” uygulayacağı, seçim öncesinde de hem işçi ve kamu emekçisi hem de emeklilere zam konusunda musluğu açacağı iddia ediliyor.
Şu ana kadar beklenti, seçimin kasım 2027’de olacağı, dolayısıyla söz konusu muslukların da yılbaşında açılacağı yönündeydi.
Ancak iktidarın ekonomideki yol haritalarından birini gösteren Orta Vadeli Program, olağanüstü bir gelişme olmadığı tabloda seçim beklentisini boşa düşürmüş durumda.
Kısacası seçime kadar halka büyük bir yoksulluk dayatıp seçimden önce bir parmak bal çalma planı, belli ki bir sene daha ötelenmiş durumda.
İktidarın sansür kararı sonrası açtığımız yeni X hesabımızı https://x.com/soLHaber2026 adresinden takip edebilirsiniz. Bu saldırılara boyun eğmeyeceğiz. Yanımızda olmak, desteğinizi sunmak için soL'a abone olun.
AKP gözünü 2028 Nisan ayına dikmiş durumda
Seçimler normal takviminde yapılırsa halk 2028 Mayıs’ında sandık başına gidecek.
Ancak böylesi bir seçim takviminde AKP adına “ufak” bir sorun var, Erdoğan yeniden aday olamıyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başdanışmanlarından Mehmet Uçum, tam da bunun için seçimlerin Nisan 2028’de olması gerektiğini söylüyor.
Bu sayede hem "erken seçim" kararı alınarak Erdoğan yeniden aday olabilecek hem de ekonomideki tabloyu toparlamak adına zaman kazanılacak.
İlkinin açık bir AKP kurnazlığı olduğu ortada.
Bu kurnazlığa “muhalefet” cephesinden kimlerin destek vereceği ve Erdoğan’ın yeniden adaylığının önünü açacağı şimdiden merak konusu.
Meclis’teki partilerin Bahçeli’yi dahi şaşırtan çerçeve yasa tutumu, Erdoğan’ın yeniden adaylığı için de devreye girecek mi göreceğiz.
Peki, AKP’nin “ekonomiyi toparlaması” gerçekten mümkün mü?
Yoksulluk daha da artacak
İktidarın açıkladığı programa baktığımızda son derece dikkat çekici değişiklikler görüyoruz.
Daha bu yıl 2027 için enflasyon tahminini yüzde 9 olarak açıklayan AKP, şimdi bunu yüzde 21 olarak güncellenmiş durumda.
Resmi enflasyonun halkın yoksullaşma ve alım gücünü ne kadar yansıttığı ayrı bir tartışma konusu ancak resmi enflasyon tahmini bile önceki beklentilerine göre çığrından çıkmış durumda.
Üstelik AKP iktidarının Yeni Osmanlıcı, fetihçi siyaseti, ülkemizi yeni ateş çemberlerine çok daha yakın hale getiriyor.
ABD stratejisinin bir parçası olarak Rusya ve İran’a karşı hamleler yapmaya başlayan AKP’nin bu adımları da önümüzdeki kış aylarında halkımıza ciddi bir ek faturaya dönüşme potansiyeli taşıyor.
“Varilde 1 dolarlık artışın Türkiye'ye maliyeti 400 milyon dolar. Bizim doğalgaz ve elektrikte uyguladığımız destek programı 2026 bütçesi için koyduğumuz KDV hariç yaklaşık 305 milyar TL'lik bir destek programımız var. Şu anda bu gelişmeler devam ederse yıl sonuna kadar bu rakam yaklaşık 925 milyar TL olacak.”
Halka destek masalları bir yana artan savaşların Türkiye ekonomisine ciddi bir ek yük bindireceği neredeyse şimdiden kesin gibi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'a ait yukarıdaki sözler tablonun ne kadar ağırlaşabileceğinin kanıtı niteliğinde.
Yani 2027 için, bu dünya ve Türkiye’de yüzde 21 olarak güncellenen enflasyonun dahi çok ötesinde bir yoksullaşma yaşanacağına ilişkin fazlaca veri birikmiş durumda.
Nereye doğru gidiyoruz?
AKP iktidarı bir yandan siyasi operasyonlar, bir yandan Yeni Osmanlıcılık bir yandan da ABD merkezli bölge siyasetini sürdürmeye devam ederken, bu süreçten en karlı çıkanlar yine holdingler ve tarikatlar düzeni oluyor.
Halka yıllardır “dişinizi bir dönem daha sıkın” denilmesine rağmen adı geçen kesimlerin tamamının büyük bir servet biriktirerek yoluna devam etmesi bir tesadüf değil.
Ülke nereye gidiyor sorusunun yanıtı da burada saklı.
Patronlar ve tarikatlar için, onları temsil eden siyasi iktidar ve düzen muhalefeti için iyi, halk için kötü bir yere.
Bu gidişatın tersine çevrilmesi için emekçilerin kendi çıkarları için hareke geçmesi gerekiyor. Bu tabloda başka bir çıkış yolu görünmüyor.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.