Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Yükleniyor...

Emekli aylığı değil sefalet harçlığı: Açlık sınırı 30 bin lirayı aştı, emekli 20 bin lirada kaldı

Açlık sınırının 30 bin lirayken iktidar, milyonlarca emekliyi 20 bin liralık aylığa mahkum etti. Emekliye yapılan en yüksek zam oranı yüzde 18,5 oldu. Makyajlı TÜİK verileri ve "kemer sıkma" bahanesiyle emekli aylığı sefalet ücretine dönüştü.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 09.01.2026 , 12:29 Güncelleme Tarihi: 09.01.2026 , 19:01

Asgari ücretlinin ardından emekliler de açlığa mahkum edildi.

AKP günler süren “değerlendirme” sürecinin ardından kararını verdi. Yeni yılda en düşük emekli aylığı 20 bin lira olacak.

Şu an açlık sınırı yani bir ailenin sadece beslenebilmesi için gerekli tutar 30 bin lira. Emekliye reva görülen bunun üçte ikisi oldu.

Kira, fatura gibi masraflar eklendiğinde ortaya çıkan yoksulluk sınırıysa 98 bin lira. Bu da yaklaşık 5 milyon emeklinin alacağı yeni aylık tutarının 5 katı demek.

Enflasyon oyunu alın terini çalıyor

Aylığını tabandan almayanlar için de tablo pek farklı değil.

Bu yılın ilk yarısında işçi emeklisi yüzde 12, kamu emeklisi yüzde 18 zam alacak.

Bu zam oranı TÜİK’in gerçek hayat pahalılığıyla bağdaşmayan makyajlı verilerine göre belirlendi.

Öte yandan emekli aylıklarında yapılan bu artış, aslında bir zam değil enflasyon farkı ödemesi anlamına geliyor. Yani emekliler, geçmiş dönemde kaybettiklerinin küçük bir kısmını geri almış olacak.

Türkiye’de 11,5 milyon SGK emeklisi, 2,8 milyon Bağ-Kur emeklisi ve 2,5 milyon da kamu emeklisi bulunuyor. Toplam emekli sayısı, yaklaşık 17 milyon. Bu sayıya 20 bin lira dahi alamayacak olan dul ve yetimler gibi diğer hak sahipleri de dahil.

20 bin liranın da altında kalacak milyonlar var

Sayıları 5 milyonu bulan dul ve yetimlere yasada belirtilen oranlar dahilinde bir ölüm aylığı ödeniyor. Ölüm aylığından, vefat eden sigortalının eşi, çocukları ve bazı şartlara göre de anne ve babası yararlanabiliyor. 

Mevcut sistemde vefat eden sigortalının dul eşine yüzde 50 oranında aylık bağlanırken, sigortalının çocuğu yoksa ve eşine kendi sigortalılığı nedeniyle gelir ya da aylık bağlanmamışsa yüzde 75 oranında bir ölüm aylığı ödenebiliyor.

Sosyal güvencesi olmayan 850 bin civarında 65 yaş üstü vatandaşın aylığı 6 bin 393 lira olacak. Bu yıl en düşük dul aylığı 15 bin lira, yetim aylığı da 5 bin lira olacak.

Emekliye 'denge', faizciye trilyonlar

Hükümet kanadından gelen açıklamalar ise kaynakların sınırlı olduğu algısı üzerine kuruluyor. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "En düşük emekli aylığında yapılacak düzenleme bütçe imkanlarımız çerçevesinde, bütçelerimiz, dengelerimiz gözetilerek yapılacak" diyerek bütçe disiplinine işaret etti. 

Ancak bütçedeki asıl "dengeler" başka bir tabloyu ortaya koyuyor. 

En düşük emekli aylığı 20 bin lira olunca bu düzenlemeden yararlanacak olan emekli sayısı 4,9 milyona çıkıyor. Bu sayı bütün emeklilerin yüzde 30'u demek. SGK'nın ödeyeceğinin üzerine ödenecek olan 1062 liralık fark Hazine tarafından karşılanacak ve toplam tutar 69,5 milyar lira olacak. 

Toplamda 19 trilyon liralık harcama öngörülen genel bütçe içerisinde 69 milyar liralık bu yük, hükümetin iddia ettiğinin aksine bir ağırlık değil, "devede kulak" kalıyor. 

Halkın kaynaklarından oluşturulan bütçeden faize tam 2,7 trilyon lira kaynak ayrılmış durumda. AKP iktidarı, 4,9 milyon emekli için bütçeden sadece 69,5 milyar lira aktarmayı planlıyor. Bu miktar, faiz ödemeleri için ayrılan devasa kaynağın sadece yüzde 2,5’ine karşılık geliyor.

Milyonlarca emekli ve yaşlı açlık sınırının yarısına bile ulaşmayan rakamlarla yaşatılmaya çalışılırken, bütçe imkanlarının sermaye için seferber edildiği bir kez daha tescillenmiş oluyor.

Emekli asgari ücretin altına itildi

DİSK-AR’ın verileri, emeklilerin 23 yıllık AKP iktidarı döneminde en yoksullaşan kesim olduğunu, gelirlerinin sefalet maaşı düzeyine düştüğünü ortaya koyuyor.

2003 yılında ortalama bir emekli aylığı, net asgari ücretin yüzde 36 üzerinde seyrediyordu. Ancak 2025 yılına gelindiğinde bu oran büyük bir düşüş göstererek, ortalama emekli aylığının asgari ücretin yüzde 22 altına gerilemesine neden oldu.

Emeklilerin milli gelirden aldığı payda yaşanan gerileme, yoksullaşmanın bir diğer çarpıcı boyutunu oluşturuyor. 2002 yılında ortalama emekli aylığının kişi başına düşen Gayrisafi Yurt İçi Hasıla’ya (GSYH) oranı yüzde 46,4 seviyesindeyken, 2025 yılı itibarıyla bu oran yüzde 29’a kadar düşürüldü.

2002 yılında çalışan veya iş arayan emeklilerin oranı yüzde 36 iken, 2024 yılı sonunda bu oran yüzde 65,7’ye fırladı. Emeklilerin yarıdan fazlası, geçinebilmek için ileri yaşlarına rağmen ek işlerde çalışmak ya da iş aramak zorunda kalıyor.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.