Elektrik Mühendisleri Odası: Yönetim zafiyeti kesinti getirdi

EMO'nun, ülke genelinde yaşanan elektrik kesintileri ile ilgili basın açıklamasında, yaşananların yönetimin beceriksizliğinden kaynaklandığı vurgulandı.

Haber Merkezi

Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) 47. Dönem Yönetim Kurulu`nun, yurt çapında yaşanan elektrik kesintileri ile ilgili basın açıklamasında, Türkiye’nin yüksek kurulu güç kapasitesine rağmen üretim-tüketim dengesinin sağlanamamasının yönetimin beceriksizliğinden kaynaklandığı vurgulandı.

TEİAŞ’ın özelleştirilmesi halinde elektrik sisteminde yeni çökmelerin kaçınılmaz olacağı uyarısı yapılan açıklamada, enerji maliyetlerinin düşürülmesi ve dışa bağımlılığın azaltılması için yenilenebilir enerji kaynakları, verimlilik ve tasarrufu temel alan politikalara öncelik verilmesi gerektiği belirtildi.

EMO'nun yaptığı basın açıklaması şöyle:

YÖNETİM ZAFİYETİ KESİNTİ GETİRDİ

"Yaz mevsiminin en sıcak günlerini yaşadığımız bir dönemde başta İstanbul, Ankara ve İzmir olmak üzere pek çok bölgede yapılan elektrik kesintileri yurttaşları zor durumda bırakırken, enerji yönetimindeki zafiyeti de ortaya koymuştur.

Türkiye`nin elektrikteki kurulu gücü 98 bin 162 MW`tır. Hidroelektrik kurulu gücümüzün dışında 66 bin MW kurulu gücümüz vardır. Kurulu gücün en fazla yarısı puant güç (elektrik enerjisi talebinin en yüksek olduğu saatlerde kullanılan elektrik enerjisi miktarı) olarak kullanılırken, kesintilere kuraklık, yangın ve benzerinin bahane olarak gösterilmesi mümkün değildir. Her yıl olduğu gibi Ağustos ayında aşırı sıcakların etkisiyle puantta artış olması beklenen bir durumdur. Bu kadar yüksek kurulu güç kapasitesine rağmen üretim- tüketim dengesinin sağlanamaması tamamen yönetimin beceriksizliğidir.

Elektrik kesintileri için abonelere gönderilen mesajlarda TEİAŞ iletiminden kaynaklı sorun yaşandığı belirtilmiştir. Ülke geneli için yaklaşık 5 bin MW civarında bir üretim açığı olduğu iddia edilmektedir. Mevcut kurulu gücün ihtiyacı karşılayabilecek boyutta olduğu göz önüne alınırsa, sorunun kaynak sıkıntısından değil, yönetimsizlikten doğduğu açıkça görülebilir.

Elektrik Mühendisleri Odası (EMO), "TEİAŞ`ın özelleştirilmesine karşı geçtiğimiz hafta açıkladığı raporda kurumun üretim ve tüketimin dengelenmesinde temel işlev gördüğü, bu aşamada herhangi bir aksaklığın yaşanmasının ülke ekonomisine ağır bir yük binmesiyle sonuçlanacağı" uyarısında bulunmuştu. TEİAŞ`ın sistem operatörü olarak sorumluluklarını yerine getirememesinin en çarpıcı örneği 31 Mart 2015 tarihinde yaşanmış, enterkonnekte sistemin çökmesi sonucu tüm ülkede saatlerce süren bir elektrik kesintisi olmuştu.

Sistem çökmesinin temel etkenleri; elektrik sisteminin kamusal yapısının parçalanarak bütünlüğünün bozulması ve üretim kapasitesinin büyük ölçüde özelleştirilmiş olması, siyasi baskılara karşı savunmasız hale getirilmiş liyakatsiz yönetimin zafiyeti, plansızlık ve eğitimsizliktir. Bir kez daha uyarıyoruz, TEİAŞ`ın özelleştirilmesi halinde elektrik sisteminde yeni çökmelerin yaşanması kaçınılmazdır.

Türkiye her geçen yıl kuraklıkla daha fazla karşılaşmaktadır. Bu gerçekliğe rağmen önlem alınmadığı anlaşılmaktadır. AKP iktidarı bu ülke insanına karşı kendini sorumlu hissetmemekte, sürekli bahaneler üreterek bir sonraki felakete davetiye çıkarmaktadır. Elektrik kesintilerinden dolayı sanayi üretiminde yaşanacak kayıplar ve beraberinde getireceği ekonomik açmazlar ya da yurttaşların sağlık sorunları ve belki de ölümlerin sorumluluğunu kim alacaktır?

Kurulu gücümüz tüketimin üzerinde bir kapasiteye sahipken, beceriksiz yönetim ve siyasal baskı sorunu yaşandığını belirtmekle birlikte, iklim değişikliğinin sonuçlarının artık günlük hayatımıza daha fazla yansımaya başladığı da bir gerçekliktir. Bu nedenle enerjinin verimli, doğru ve etkin kullanımı büyük önem taşımaktadır. Enerjinin doğru kullanımı, enerji kaynaklarının daha etkin kullanılmasına, enerji tüketim yatırımlarının ve enerji maliyetinin azaltılmasına da olanak verecektir. Elektrik iletim ve dağıtım tesislerindeki kayıpların yanı sıra doğru kullanılmaması nedeniyle enerjinin büyük bir kısmı kaybedilmektedir. Oysa uygulanacak ulusal verimlilik programları ile tüketilen enerjinin yüzde 15-20 kadarını sanayide ve konutlarda tasarruf etmek mümkündür.

Enerji maliyetlerinin düşürülmesi ve dışa bağımlılığın azaltılması noktasında yenilenebilir enerji kaynakları, verimlilik ve tasarrufu temel alan politikalara öncelik verilmeli, enerjimizi boşa harcayacak uygulama ve planlamalardan vazgeçilmelidir."