Sayfa yolu
Düşen İHA'dan Montrö'ye giden yol: Bundan sonraki fırtına Karadeniz'de mi kopacak?
Yayın Tarihi: 17.12.2025 , 16:50
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), önceki gün bir açıklama yaparak Karadeniz'de kontrolden çıktığı tespit edilen insansız hava aracının (İHA) vurularak düşürüldüğünü duyurdu.
Türk hava sahasına yaklaşan cismin tespit edildikten sonra "rutin prosedürler kapsamında takibe alındığı" belirtildi.
"Hava sahasının güvenliğinin sağlanması amacıyla, NATO ve milli kontroldeki F-16'lara alarm reaksiyon görevi verildiğine" işaret edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
Söz konusu hava izinin kontrolden çıktığı anlaşılan bir insansız hava aracı olduğu belirlenmiş herhangi bir olumsuzluğa mahal vermemek adına, meskun mahal dışında emniyetli bir bölgede vurularak düşürülmüştür.
Bu açıklamanın üzerinden iki gün geçti. Ancak henüz İHA'nın menşeine, enkazın durumuna ilişkin yeni bir bilgi paylaşılmadı.
Dün MSB'nin yeni bilgiler vermesi beklendiği sırada, olayla ilgili detayları, kaynağını açıklamayan CNN Türk Ankara temsilcisi Dicle Canova paylaştı. Buna göre, İHA Karadeniz üzerinden Kastamonu hattını izleyerek Çankırı-Ankara (Elmadağ) arasına kadar ilerlemiş ve orada "düşürülmesi için uygun bir yerin üstüne gelmesi" beklenmişti.
F-16'dan atılan füze ile vurulmuştu ve küçük bir İHA olduğu için radarda tespiti kolay değildi.
Küçük olduğu söylenen İHA'nın "parçalara ayrılıp dağıldığı için" enkazına henüz ulaşılamadığını belirten Canova, "Enkaz toparlandıktan sonra Hava Kuvvetleri tarafından incelemeye alınacak. İHA'nın kontrolden çıktığı tespiti var" dedi. Bu boyuttaki İHA'ların kolay kolay tespit edilemediğini, menşeinin Rusya ya da Ukrayna olabileceğini de ekledi.
Yandaşların 'kaynaklar'dan aktardığı çelişkili bilgiler
Canova'nın açıklamaları sonrası Yeni Şafak, Türkiye ve Hürriyet gazetelerinde İHA'yla ilgili yapılan haberlerde, söz konusu cismin küçüklüğü, zor tespit edildiği ve imha edilmesinin kolay olmadığı vurgulandı. Enkazla ilgiliyse farklı bilgiler verildi.
Yeni Şafak "Hava Kuvvetleri Komutanlığı, olay yerinde enkaz kaldırma ve inceleme çalışmalarını sürdürüyor" diyerek enkazın toplanmaya başlandığını, Türkiye gazetesi enkazı arama çalışmalarının devam ettiğini yazdı.
Hürriyet'te ise savaş sahasında yoğun biçimde kullanılan dronların "navigasyon hatası, elektronik müdahale ya da teknik arıza nedeniyle kontrolden çıkabildiği" vurgulandı.
Dolayısıyla ortada hem bir bilgi kirliliği var hem de MSB'nin açıklama yapmaması nedeniyle bir zafiyet.
soL'un edindiği bilgiye göreyse, enkazın bulunduğu ve hangi ülkeye ait olduğunun tespit edildiği ancak bunun kamuoyuyla henüz paylaşılmadığı söyleniyor.
Rusya'dan Karadeniz üzerinde uçuş
Öte yandan Rusya Savunma Bakanlığı da, Rus "Tu-22M3" uzun menzilli stratejik bombardıman uçaklarının Karadeniz üzerinde uçuş gerçekleştirdiğini bildirdi.
Bakanlıktan yapılan açıklamada, Rusya Hava ve Uzay Kuvvetlerine ait "Tu-22M3" uzun menzilli bombardıman uçaklarının Karadeniz'in tarafsız suları üzerinde planlı uçuş yaptığı belirtildi.
Rus "Su-35S" ve "Su-27" savaş uçaklarının eşlik ettiği uçuşun 5 saati aştığı kaydedildi.
'Gerçekten kontrolden çıkmış ya da Türkiye'nin tepkisi ölçülmüş olabilir'
Tüm bu gelişmelerin ardından eldeki sorulara da yenileri eklendi.
Türkiye hava sahası ne kadar güvenliydi? İHA Elmadağ'a kadar nasıl gelebilmişti? Karadeniz'de son dönemde yaşanan gemi saldırıları ve mayın tehlikesiyle birlikte gerilimli bir dönemin kapıları mı açılmak isteniyordu?
Bu soruları ve daha fazlasını emekli askerlerle konuştuk.
Görüştüğümüz bir emekli amiral, olayın bir resmi tarafı bir de sosyal medya ve basın tarafı olduğunu vurguladı. Tüm tarafların açıklamalarına temkinli yaklaşılması gerektiğini söyleyen amiral, "Rusya ya da Ukrayna olabileceği konuşuluyor ancak tek bir dronla bir ülkeye ne kadar zarar verebilirsiniz?" diye sordu. İki seçeneğe işaret eden amiral, cismin ya gerçekten teknik olarak kontrol çıkmış olabileceğini ya da gönderenlerin kontrolünde Türkiye'nin tepkisinin ölçülmüş olabileceğini vurguladı.
Karaya yakın uçan bu İHA'ların tespitinin zor olduğunu doğrulayan emekli amiral, "Ukrayna İHA kaldırıp Moskova'yı vuruyor. Demek ki şu anki teknoloji bu İHA'ları tespitte zorlanıyor" diyerek şu yorumu yaptı:
Bu olaydan yola çıkarak 'Türkiye'nin savunması delik deşik' demek biraz haksızlık olur. Burada asıl mesele Rusya ya da Ukrayna'dan ziyade diğer ülkelerin ne yapacağı, bu olaydan nasıl nemalanacağıdır. Bu İHA'yı tespit ettiğiniz anda vuramazsınız, önce tespit edip uyarı yaparsınız. Siyasi ilişkiler, istihbarat gibi yönleri var konunun. Bir krize neden olabilirsiniz. Elmadağ'a kadar ulaşması bu yüzden olabilir. İHA'nın deniz üzerindeyken tespit edilmiş olabileceğini düşünüyorum, havadaki cismin uçak olmadığı muhtemelen takip sırasında zaten anlaşılmıştır.
Karadeniz'in son dönemde sıcak bir bölge haline gelmesini de değerlendiren emekli amiral, Rusya-Türkiye arasının açılması ihtimalinin her zaman bulunduğunu, bölgede atılacak adımlarda dikkatli olunması gerektiğini, İHA konusunun Türkiye'yi bölgedeki gelişmelerin içerisine çekmek adına atılmış bir adım da olabileceğini ifade etti.
'Bir İHA'nın Elmadağ'a kadar kontrolden çıkarak gelmesi inandırıcı değil'
Emekli deniz kurmay albay, güvenlik ve savunma politikaları uzmanı Temel Ersoy da sorularımızı yanıtladı.
Hava savunma sistemlerinin yüzde yüz sızmaz olmadığını vurgulayan Ersoy, Türkiye'nin ciddi bir hava savunma sorunu olduğunun da altını çizdi. "Hava savunma bir mimari, sadece füzelerden, radarlardan, uçaklardan oluşmuyor, topyekun düşünüldüğünde Türkiye'nin ciddi bir hava savunma zafiyeti var. Bunu zaten yetkililer de örtülü olarak kabul ediyor. En bariz eksiklik hava savunma uçağımız" diye konuştu.
'Düşmüş ya da imha edilmiş olabilir'
Düşürülen İHA ile ilgili resmi açıklamayı esas aldığımızda "kontrolden çıkan bir cisimden" söz edildiğini hatırlatan Ersoy, bu durumda bir İHA'nın söz konusu bölgeye kadar gelmesinin inandırıcı olmadığını belirtti. "Ayrıca bir F-16 o türden bir İHA'yı vurabilecek bir füzeye sahip değil" diyen Ersoy, İHA'nın düşmüş ya da imha edilmiş olma olasılığının daha yüksek olduğuna işaret etti.
F-16'ların hava sahasında tespit edilen cisimler için havalanabileceğini söyleyen Ersoy, Doğu Anadolu'dan Batı Anadolu'ya kadar bütün hava üslerinde 2 uçağın kalkışa hazır vaziyette beklediğini, en yakın olan uçağın aynı ambulanslar gibi söz konusu cismin üzerine doğru gittiğini kaydetti. "Bunun yapıldığı anlaşılıyor" diyen Ersoy, bu türden İHA'nın radar sistemimizde o ana kadar yakalanmasının pek mümkün olmadığını söyledi.
'Karadeniz'de bir süredir devam eden girişimler çapında bir mesaj'
"Sivil uçuşlar da durdurulmuş. Belli ki bizim topraklarımıza girdikten sonra fark edilmiş" diyen Ersoy, İHA'ların tespitiyle, sivil ve askeri uçakların tespitinin farklı prosedürler olduğunu kaydetti. "İHA'yı ise düşürmeden bilemezsiniz" diyen Temel Ersoy şu değerlendirmeleri yaptı:
Bu yaşananın Karadeniz'de bir süredir devam eden girişimler çapında bir mesaj olduğunu düşünüyorum. 1997'den itibaren Karadeniz'in statüsü ciddi sıkıntı olmaya başladı. ABD'nin dünya üzerindeki egemenliğini kısıtlayan tek yasal belge Montrö Sözleşmesi. Onun dışında Amerika'nın savunduğu denizlerin serbestliği' prensibi var yani o da şu: 'Karasuları dışında ben her yere girer, istediğimi yaparım.' Türkiye tehlikeyi görüp Rusya'yı da ikna ederek orada iki girişim başlattı, bu girişimler Amerikalıları harekete geçirdi.
Balyoz ve Ergenekon operasyonlarının arkasında Türkiye'nin bu tezini destekleyen kadroların tasfiye edilmesinin yattığını savunan Temel Ersoy, Ukrayna-Rusya Savaşı'yla birlikte Amerika'nın Karadeniz'e girme, Montrö'yü ortadan kaldırma çabalarının arttığını söyledi.
'Temel amaç Montrö'nün lağvedilmesi'
"Türkiye karasularında Ukrayna gemilere saldırıp, mayın gönderiyor" diyen Ersoy şöyle konuştu:
Avrupa ile Amerika'nın arası sırf bu yüzden açıldı. Sıkıntının olmadığı tek deniz bölgesi orasıydı. Ege'de, Akdeniz'de, Umman Körfezi'nde, Doğu Pasifik'te, Güney Pasifik'te her yerde sorun var. ABD ise 'Montrö artık ortadan kalkacak' diyor. Rusya, Türkiye'den emin değil. Bana göre bu cepheden Amerika'ya ve Türkiye'ye bir mesaj verildi. Bundan sonra Karadeniz'de tehlikeli bir sürece girilmiş olabilir, sıcak bir çatışma yaşanabilir. Ama Ruslar orada barışın sürmesini istiyor aslında. Bunu belirleyecek şey Amerika'nın saldırganlığı ve tutumu olacaktır.
104 amiralin 2021 yılında yaptığı deklarasyonu hatırlatan Ersoy, temel amacın Montrö'nün lağvedilmesine gelip dayandığını savundu.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.