Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Dünya Kupası başlıyor: Turnuva mı, kâr kapısı mı?

Dünya Kupası organizasyonu emperyalist ABD’nin son dönemde işlediği sayısız suçun gölgesinde başlıyor. ABD, bu turnuvayı FIFA ile elele kâr kapısı olarak görmesinin ötesinde emperyalist şımarıklığını sergileyecek bir platform olarak da kullanmakta.

Ogün Eratalay

Yayın Tarihi: 08.06.2026 , 12:56

Algoritmaya müdahale edin: Tek bir işlemle soL Haber’i Google’da ‘tercih edilen kaynak’ olarak seçin, aramalarınızda soL öne çıksın.


Dünya Kupası 11 Haziran Perşembe günü Meksika-Güney Afrika maçıyla başlıyor. En son 1994 yılında kupaya ev sahipliği yapan ABD'nin yanı sıra maçlar Meksika ve Kanada'da oynanacak. 

Kupaya katılan takım sayısı 32'den 48'e çıkmış durumda. Ev sahibi takımlar otomatik olarak turnuvaya katılırken, Yeşil Burun Adaları, Çuraçao, Ürdün ve Özbekistan tarihlerinde ilk kez Dünya Kupası'nda sahne alıyor.

ABD faktörü

Turnuvanın elbette en dikkat çekici özelliği, maçların Meksika ve Kanada'nın yanı sıra ABD'de oynanacak olması. İktidara barış söylemleriyle geldikten sonra Venezuela'ya hukuksuzca saldırarak başkanını kaçıran Trump yönetimi, İsrail ile beraber İran'da savaş suçlarına yenilerini eklerken, Küba'ya karşı uyguladığı insanlık dışı abluka da artık soykırım seviyesine ulaşmış durumda. 

Dünyaya bu şekilde vahşi bir şekilde saldıran bir ülkenin, dünya halklarının spor festivali olarak pazarlanan bir organizasyona ev sahipliği yapması oldukça ilginç. Ancak futbolun artık hem siyaset hem de kapitalizmin ayrılmaz bir parçası olduğu gerçeği düşünüldüğünde taşlar yerine oturuyor.

Katar ve İsviçre gibi iki “futbol devi” arasında oynanacak maçın en ucuz biletleri 300€’dan başlıyor!

Turnuva değil kâr kapısı

Turnuvaya katılan takım sayısının artırılması maç sayısını artırırken bir anlamda amaçsız maçlara da yol açacak gibi gözüküyor. Öyle ki 48 takım, dörder takımlı 12 gruba bölünüyor ve ilk üç takımın bir sonraki aşamaya çıkacağı bir format oluşturulmuş durumda. (Sadece sıralamada en sonda olan 4 adet üçüncü bu aşamada elenecek) 

Yani aslında kalbur üstü takımların bu grup aşamasında elenmesi neredeyse olanaksız, onlar açısından asıl turnuva her takım 3 maç oynadıktan sonra başlayacak. Bu da elbette daha çok maç, daha çok canlı yayın, daha çok reklam geliri, daha çok bahis olanağı anlamına geliyor. Onun ötesinde maçları yerinden izlemek isteyenler de takımlarını takip ederek Kuzey Amerika kıtasını boydan boya geçmek ve olağanüstü fahiş bilet fiyatlarını göğüslemek durumunda kalacak.

Havalimanında alıkonan Iraklı futbolcu.

ABD vizesinin silah olarak kullanılması

ABD zaten kupa organizasyonu için özel bir vize türü çıkartmış durumda. Buna göre sadece kupa için geldiğinizi belirtip gerekli bilgiler doldurulduktan sonra kupa dönemini kapsayan vizenizi alabiliyorsunuz. Ancak buna rağmen, ABD vizeyi yine de kendi siyasi amaçları için kullanmaktan vazgeçmiyor. 

Hatırlanacağı gibi Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun New York'ta olmasından dolayı ülke temsilcileri bu toplantılara ABD vizesiyle girilebiliyor. Ancak kurumun oradaki varlığı aslında ABD'nin vize uygulamasına tabi değil. Buna rağmen ABD yönetimleri, istemedikleri siyasi liderlere vize vermeyerek BM toplantılarına katılmalarını da engellemiş durumda. Bunun örnekleri kupaya katılan takımlarda da yaşandı. Trump'ın Güney Afrika Cumhuriyetine yönelik başlattığı siyasi saldırı söyleminden devamla yardımcı antrenör Helman Mkhalele'ye vize verilmemiştir. Benzer bir durum Irak takımının kaptanı Aymen Hüseyin'in başına geldi. Chicago O'Hare Havalimanı'nda 7 saat sorguya alınan sporcunun cep telefonu incelenmiştir. Yetkililerden resmi bir açıklama gelmezken, takım fotoğrafçısı Talal Salah 10 saatlik sorgunun ardından ülkesine geri gönderilmiştir.

İran ulusal futbol takımı Meksika’da.

İran'ın durumu

ABD ile ilan edilmemiş bir savaş içinde bulunan İran'ın ulusal futbol takımının durumu uzun süre belirsizliğini korudu. Aylar süren belirsizliğin ardından FIFA, İran'ın kupaya katılabileceğini belirtti. İran da bu yönde istek belirtince İranlı sporculara vize alındı ancak kafiledeki bazı teknik ekip personeline vize verilmedi. Bu keyfi uygulama takımın teknik direktörü Amir Ghalenoei tarafından eleştirilirken, takım ABD yerine kamp için Meksika'ya ulaştı. Yeni Zelanda, Belçika ve Mısır ile aynı grupta olan İran, maçlarını Los Angeles ve Seattle kentlerinde oynayacak.

Türkiye'nin durumu

Türkiye Milli Takımı ilk kez 1954 yılında kupaya katılırken, 2002'de önemli başarı gösterip üçüncü olmuştu. Bu yıl kadrosundaki Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi Avrupa'nın önde gelen kulüplerinde oynayan genç yıldızlarından dolayı beklentiler büyük. Grup maçlarında ABD, Paraguay ve Avustralya ile oynayacak olan milliler maçlarını Vancouver, Los Angeles ve Santa Clara'da oynayacak. AKP iltisaklı Türkiye Futbol Federasyonu ve başkanı daha önceki turnuva katılımlarından ağzı yanmış olacak, kupaya resmî olarak giden kafiledeki isimleri açıklamış değil. Ancak öğrenilen bilgiler ışığında kafilede TFF Stadyum Güvenlik ve Taraftar Koordinatörü gibi olağanüstü kritik görevlerde bulunan Bülent Perut gibi isimlerin takımımızın başarısı için kritik öneme sahip olduğu konusunda kuşkumuz bulunmuyor.

TFF Başkanı Hacıosmanoğlu Miami’de eşofmanları giyip sahaya çıktı.

 


soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.