Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Dünya komünist ve işçi partileri Havana’da toplandı: Fidel’in izinde, emperyalizme karşı kavgaya

24. Uluslararası Komünist ve İşçi Partileri toplantısı Küba’da başladı. İki gün sürecek toplantının açılış konuşmasını TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan ve ardından Küba Komünist Partisi Siyasi Büro Üyesi Roberto Morales Ojeda yaptı. Toplantının açılışına Küba Devlet Başkanı Díaz-Canel katıldı.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 08.08.2026 , 07:30 Güncelleme Tarihi: 08.08.2026 , 07:35

Bu yıl 24’üncüsü düzenlenen Uluslararası Komünist ve İşçi Partileri Toplantısı, Küba’nın başkenti Havana’da başladı.

Küba Komünist Partisi'nin ev sahipliğinde düzenlenen toplantı, “Fidel’in doğumunun yüzüncü yılında Küba Devrimi’nin mirasının savunulması ve sosyalist Küba ile dayanışmanın güçlendirilmesi; emperyalist saldırganlığa karşı barış için ortak mücadelenin büyütülmesi" temasını taşıyor.

49 komünist ve işçi partisinden 100’ün üzerinde delegenin katıldığı toplantının açılışında Küba Komünist Partisi Merkez Komitesi Birinci Sekreteri ve Küba Cumhuriyeti Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, Küba Komünist Partisi Siyasi Büro Üyesi Örgütlenme Sekreteri Roberto Morales Ojeda ile Küba Komünist Partisi Siyasi Büro Üyesi ve Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodríguez Parrilla yer aldı.

Toplantının açılış konuşmasını Türkiye Komünist Partisi Genel Sekreteri Kemal Okuyan yaparken, Okuyan’ın ardından Küba Komünist Partisi Siyasi Büro Üyesi Roberto Tomas Morales Ojeda konuştu.

Bu iki açılış konuşmasının ardından Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez, Küba’ya yönelik ABD ablukası ve sonuçlarına dair, Küba Komünist Partisi Merkez Komitesi Sekreteryası üyesi ve Ekonomik Üretkenlik Departmanı Başkanı Jorge Luis Broche Lorenzo ise Küba’nın açıkladığı son ekonomi paketine dair bir bilgilendirme konuşması yaptı.

Kemal Okuyan’dan ‘Fidel’in üç ilkesi’ vurgusu

Sözlerine toplantıya ev sahipliği yapan ve ABD emperyalizminin artık açık bir soykırım suçuna dönüşmüş olan ablukasının yarattığı muazzam zorluklara rağmen kendilerini Havana'da bir araya getiren Küba Komünist Partisi yönetimine ve tüm parti kadrolarına teşekkür ederek başlayan Kemal Okuyan, “Bu toplantının teması, doğumunun 100. yılını kutladığımız büyük devrimci Fidel Castro'nun siyasal ve düşünsel mirasını da kapsamaktadır. Son birkaç aydır Fidel Castro'nun yazılarını ve konuşmalarını yeniden okumaya başladım. Kuşkusuz onun yaşamı, her biri kendi koşulları ve hedefleriyle belirlenen farklı dönemlerden geçti. Ancak bütün bu dönemlerin ortak üç belirleyici özelliği vardı: Düşmana asla boyun eğmemek, devrimci ideallerden asla vazgeçmemek ve son derece güçlü bir ahlaki duruşu korumak. Fidel Castro, bu üç ilkeyi, içinde bulunulan koşulların sunduğu olanakları sınırlarına kadar zorlayarak savundu” dedi.

'Devrimleri kışkırtanlar çok uluslu tekellerdir, NATO'dur, emperyalist savaşlardır, sömürüdür'

ABD emperyalizminin sürekli tekrarladığı bir yalana işaret eden TKP Genel Sekreteri Okuyan, “Küba'nın, Amerika Birleşik Devletleri de dahil olmak üzere başka ülkelerde yıkıcı faaliyetler yürüttüğü iddia ediliyor. Bu büyük, çok büyük, son derece kirli bir yalandır. On yıllar önce aynı temelsiz suçlamalar Sovyetler Birliği'ne yöneltiliyordu. İlginç olan şudur ki, Küba Devrimi'nin tarihi bunun tam tersini göstermektedir. Hepimiz biliyoruz ve eminim CIA de çok iyi biliyor ki, Küba Devrimi'nin sözde Sovyet planlarıyla hiçbir ilgisi yoktu” diye konuştu.

Konuşmasında devrimlerin, gerçek devrimlerin, iç dinamiklerin ürünü olduğuna işaret eden Okuyan, her yerde dış güçlerin parmağını arayan yankilerin önce kendi yaptıklarına bakması gerektiğini vurguladı. Okuyan, “Çünkü devrimleri kışkırtanlar çok uluslu tekellerdir, NATO'dur, emperyalist savaşlardır, sömürüdür ve emperyalistlerin desteklediği diktatörlük rejimleridir” ifadesini kullandı.


Bu anlamda komünistlerin, kendi ülkelerinde gerçek bağımsızlığı savunan, her ülkenin içişlerine müdahale edilmemesini savunan tek güç olduğuna değinen Okuyan şunları söyledi: 

Evet, her anlamda enternasyonalistiz; ancak her ülkedeki devrimci mücadele, kendi kararlarını alan ve bu kararları hayata geçirebilen bağımsız bir öncü parti gerektirir. Fidel'in yarattığı ve önderlik ettiği zafer kazanmış hareket, bu ilkenin gerçek ve başarılı bir örneğidir.

'Oysa zincirlerini kırması gereken işçi sınıfıdır'

İçinde olunan karanlık döneme dair değerlendirmelerde bulunan ve “Bir çıkış yolu var mı?” diye soran Kemal Okuyan, şöyle konuştu:

“Elbette bu saldırıları püskürtmek ve geri çevirmek için savunma taktikleri geliştireceğiz. Daha fazla mevzi kaybetmemek için yollar arayacağız.

Ama aynı zamanda şunu da kabul etmeliyiz ki, kapitalizme manevra yapması için zaman ve alan tanımaya devam ettiğimiz sürece felaketin boyutu daha da büyüyecektir. Ve özellikle kapitalizm sözcüğünün altını çizmek istiyorum. Tek tek politikalardan ya da emperyalist sistemin tepesindeki birkaç ülkeden söz etmiyorum. Sözünü ettiğim şey bir toplumsal sistemdir; devirmekten başka seçeneğimiz olmayan bir toplumsal sistem.

Kapitalizmin bir gün daha istikrarlı, daha düzenli ya da daha barışçıl bir döneme gireceğine inanmak için hiçbir neden yoktur. Bütün ekonomik ve siyasal göstergeler aynı yöne işaret ediyor. Kapitalizm zincirlerinden kurtulmuştur.

Oysa zincirlerini kırması gereken işçi sınıfıdır.”

'Yaşasın komünizm! Yaşasın Fidel!'

Konuşmasının devamında TKP’nin mücadele tarihine atıfta bulunan Okuyan, sözlerini şöyle noktaladı:

Seksen beş milyonluk bir ülkede, burjuvazinin yarattığı karanlık nedeniyle intiharın eşiğine sürüklenen işsiz tek bir genci bile kurtarmak, ölümü bekleyen umutsuz tek bir emekliye bile yeniden yaşama iradesi kazandırmak ve işçilerin utanç duygusunu üzerinden atarak kendi güçlerinin bilincine varmalarını sağlamak için ne gerekiyorsa yapmak zorundayız.

Bazen devrimci bir tutumun değeri ancak yıllar, hatta on yıllar sonra anlaşılır. Böylesine büyük krizler ve çelişkiler üreten bir kapitalist sistem altında, tarihsel bir kopuşa hazırlanmak kadar gerçekçi ve gerçekten devrimci başka bir siyaset yoktur.

Hepinizi en içten komünist duygularımla selamlıyorum.

Küba'ya yönelik abluka ve saldırganlık son bulmalıdır!

Ellerinizi Küba'dan çekin!

Yaşasın komünizm! Yaşasın Fidel!

Ojeda: Bu kararlar, Marksizm-Leninizm'in kuramsal temelleri, Marti düşüncesi, Başkomutan Fidel Castro Ruz'un mirası esas alınarak alınmıştır

Kemal Okuyan’ın ardından toplantının ikinci açılış konuşmasını Küba Komünist Partisi Siyasi Büro Üyesi Roberto Tomas Morales Ojeda gerçekleştirdi.

Buluşmanın, ülkenin karşı karşıya bulunduğu son derece karmaşık koşullar altında gerçekleştirildiğini ifade eden Morales Ojeda, Küba'nın ekonomik, ticari ve mali bir abluka altında bulunduğunu; bu durumun yakıt, ilaç, gıda, yedek parça, yatırım, kredi ve ülkenin kalkınması için gerekli diğer temel kaynaklara erişimi ciddi biçimde sınırlandırdığını söyledi.

Morales Ojeda, Küba'ya karşı uygulanan ülke sınırlarını aşan zorlayıcı yaptırımları kınayarak, bunların ulusal ekonomiyi zayıflatmayı ve ülke üzerindeki baskıyı daha da artırmayı amaçladığını dile getirdi.

Son süreçte karar altına alınan ekonomideki önlem paketine dair de konuşan Ojeda, “Bu kararlar, Marksizm-Leninizm'in kuramsal temelleri, Marti düşüncesi, Başkomutan Fidel Castro Ruz'un mirası ve Ordu Generali Raúl Castro Ruz'un öğretileri esas alınarak alınmıştır” dedi.

'Zafere kadar daima! Ya sosyalizm ya ölüm!'

Halihazırda uygulanmakta olan dönüşümleri, bağımsızlık ve egemenliklerine tam bağlılık içinde gerçekleştirdiklerini dile getiren Ojeda, “Amacımız, devrimci hükümetin halkın çıkarlarını savunma ve kendi özgün koşullarımıza ve karşı karşıya bulunduğumuz sınırlamalara uygun biçimde sosyalizmi inşa etmeyi sürdürme hakkını koruma kapasitesini daha da güçlendirmektir” diye konuştu.

Komutan Fidel'in düşüncelerine ve öğretilerine sürekli olarak yeniden döndüklerini vurgulayan Ojeda, “Vatanın egemenliğini savunmadaki kararlılığı, emperyal güçlerin saldırgan emellerini mahkûm edişi ve sol ile ilerici güçler arasındaki birlik çağrısı, günümüz uluslararası ortamının devasa meydan okumaları karşısında vazgeçilmez önemdedir” ifadesini kullandı.

Bu buluşmanın, giderek daha da eşitsiz hâle gelen bir dünyada komünist ve işçi partileri arasındaki birliği daha da güçlendirmeye adanması gerektiğine değinen Ojeda, sözlerini şöyle noktaladı:

José Martí'nin ifadesiyle, ‘yedi fersahlık dev geçemesin diye saflarımızı sıklaştırmış’ olalım. Bizi daha güçlü kılan fikirlerimizi savunalım. Ve devrimcilere her zaman eşlik etmiş, bundan sonra da eşlik edecek olan güçlü silah, yani gerçeği savunalım. Her zamankinden daha büyük bir inançla haykıralım: Zafere kadar daima! Ya sosyalizm ya ölüm! Ya vatan ya ölüm, kazanacağız!

Küba Komünist Partisi Siyasi Büro Üyesi Roberto Tomas Morales Ojeda

Rodriguez: ABD raporu yüzeysel, gerçek dışı ve tutarsız

Açış konuşmalarının ardından Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodríguez, Küba’ya yönelik ABD saldırılarının niteliğine ve sonuçlarına işaret eden bir konuşma yaptı.

Küba Dışişleri Bakanı Rodríguez, günümüz uluslararası ortamının uluslararası hukukun zayıflaması, devletlerin egemenliğine duyulan saygının aşınması ve güç kullanımı, askerî saldırılar ile diğer ülkelerin içişlerine müdahale yoluyla hegemonya kurmayı amaçlayan uygulamaların yaygınlaşmasıyla karakterize edildiğini söyledi.

ABD'de yeniden ortaya çıkan yeni McCarthyci saldırıya işaret eden Bakan Rodriguez, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın kısa süre önce yayımladığı Küba karşıtı raporu, "yüzeysel, gerçek dışı ve tutarsız" olarak nitelendirdi.

Rodríguez, söz konusu belgede Küba'ya yöneltilen suçlamaları reddederek, raporun amacının "Küba ile gerçek dayanışma ifadelerini kriminalize etmek" ve toplumsal adalet, sivil haklar, ırkçılıkla mücadele ve barışın savunulması gibi davaları itibarsızlaştırmak olduğunu vurguladı.

'Devrimin temel ilkeleriyle ilgili hiçbir konu müzakere edilmeyecek'

Dışişleri Bakanı, ABD'nin Küba'ya yönelik politikasının ülkeye ağır ekonomik ve toplumsal zararlar vermeyi sürdürdüğünü belirtti. Ayrıca, ülkenin elektrik üretimi ve diğer stratejik sektörler için hayati önem taşıyan yakıt, teknoloji ve temel girdilere erişimini daha da kısıtlamaya yönelik saldırıların devam ettiğine işaret etti.

Küba'nın "karşılıklı saygı temelinde" ikili diyaloğa açık olmayı sürdürdüğünü belirten Bakan Rodríguez ancak ülkesinin anayasal düzeni, ulusal egemenliği ve Devrim'in temel ilkeleriyle ilgili hiçbir konunun müzakere edilmeyeceğinin altını çizdi.

Rodríguez, “Amerika Birleşik Devletleri hükümetiyle Küba Cumhuriyeti'nin içişleri ya da Küba Devrimi'nin ilkeleri hakkında hiçbir zaman müzakere yürütmeyeceğiz" dedi.

Lorenzo: 176 dönüşüm Devrim'in ilkelerinde, hedeflerinde ve stratejik doğrultularında bir süreklilik içeriyor

Toplantıdaki bilgilendirme oturumları kapsamında, Küba Komünist Partisi Merkez Komitesi Sekretaryası Üyesi ve Ekonomik Üretkenlik Departmanı Başkanı Jorge Luis Broche Lorenzo tarafından ekonomideki 176 maddelik önlem paketine ilişkin bir sunum gerçekleştirildi.

176 maddelik dönüşüm paketinin Devrim'in ilkelerinde, hedeflerinde ve stratejik doğrultularında bir sürekliliğe işaret ettiğini belirten Lorenzo, aynı zamanda ülkenin yaşadığı ekonomik ve sosyal zorluklarla yüzleşmek adına araçlarda, yetkilerde, yönetim mekanizmalarında ve uygulama temposunda değişiklikler getirdiğini ifade etti.

Sunumda bu önlemlerin; üretimin artırılmasına, devlet işletmelerinin güçlendirilmesine, yeni ekonomik aktörlerin geliştirilmesine ve sosyal adaletin korunmasına yarayacağına vurgu yapılırken, sosyalizmden vazgeçmeksizin ekonomik yönetimi güncellemeyi amaçladıklarını söyledi.


soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.