Breadcrumb
Dosyada kısıtlılık sürüyor: 'Rojin’in telefonu hâlâ açılamadı'
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 16.10.2025 , 11:35
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 1. sınıf öğrencisi Rojin Kabaiş'in şüpheli ölümü hâlâ gündemde.
Geçtiğimiz günlerde basına yansıyan Adli Tıp Kurumu (ATK) raporuyla Kabaiş'in ölümünün cinayet olabileceğine ilişkin kimi bulgular ortaya çıkmıştı.
Avukatlarsa Kabaiş'in ölümünün araştırılmasında ihmal ve örtbas iddiaları olduğunu savunuyor.
Arkadaşları Rojin için sokakta
Bu gelişmelerin ardından eyleme başlayan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencileri Rojin Kabaiş için 3 gündür ayakta.
"Rektör uyuma öğrenciler burada" sloganları atarak, okulda yürüyüş yapan üniversite öğrencileri dün rektörlük binası önünde oturma eylemi yaptı. Öğrenciler, Kabaiş’in ölümüyle ilgili rektörlük açıklama yapana kadar eylemlerine devam edeceklerini duyurdu.
ANKA'nın haberine göre, üniversite öğrencisi Barış Metin, "Biz adalet tecelli edene kadar, adalet yerini bulana kadar her zaman eylemlerimize devam edeceğiz. Rektörümüzün bize bir açıklama yapma zorunluluğu var" dedi.
Başka bir öğrencisi ise "Rojin Kabaiş cinayetinin örtbas edilmesinde en büyük sorumluluğun rektörlükte olduğunu biliyoruz" ifadesini kullandı.
'Dosyada kısıtlılık kararı sürüyor, Rojin’in telefonu hâlâ açılamadı'
Dün akşam Van'da şehir merkezinde de eylem vardı.
Van Kadın Platformu, Rojin Kabaiş'in şüpheli ölümünün bir an önce aydınlatılması için yürüyüş düzenledi. Eylemde binlerce kişi yürüdü.
Van AVM önünde başlayan başlayan yürüyüşte kadınlar Türkçe ve Kürtçe, “Rojin Kabaiş için adalet istiyoruz” dövizleri taşıdı. Yürüyüşte sık sık, "İntihar değil bu bir cinayet", “Koruma, aklama, failleri yargıla” "Vali, Rektör İstifa" "Susma Sustukça sıra sana gelecek" sloganları atıldı.
Yürüyüş ardından basın açıklamasını okuyan Van Kadın Platformu Meryema Aslan, "Aradan tam bir yıl geçti ne adalet yerini buldu, ne de gerçek ortaya çıkartıldı. Bir yıldır soruşturma dosyasında kısıtlılık kararı sürüyor. Rojin’in telefonu hâlâ açılamadı dijital veriler incelenmedi. Telefon şifresi hâlâ açılamadı. Üniversite ve yurt yetkilileri hakkında neden tek bir işlem yapılmadı. Bu sorular bir yıldır cevapsız! Dosyadaki en temel incelemeler dahi tamamlanmadı; buna rağmen kamuoyuna 'intihar' söylemi servis edildi. Oysa bu sessizlik, bir yargısal ihmalin değil, kadınların yaşamını değersizleştiren sistematik bir tercihin sonucudur" dedi.
Meclis'e verilen önerge reddedildi
DEM Parti'nin dün TBMM Genel Kurulu'nda Rojin Kabaiş'in şüpheli ölümünün araştırılması için verdiği öneri reddedildi. Önerinin gerekçesini DEM Parti Hakkari Milletvekili Öznur Bartın açıkladı:
Her şüpheli kadın ölümü aydınlatılmamış bir cinayettir.
İstanbul Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesinin 1 Kasım 2024 tarihli raporu Rojin'in bedeninde 2 farklı erkek DNA'sı tespit etti ancak ilk raporda örneklerin hangi bölgeden alındığı açıklanmadı ve 'Şüpheli bulgu yoktur' denildi. Yaklaşık on aylık mücadeleden sonra 10 Ekim 2025 tarihli ikinci rapor örneklerin göğüs ve vajinal bölgelerden alındığını belgeledi. Hayati bir bilgi baştan beri mevcut iken neden saklandı? Neden dosyaya geç girdi? Kim veya kimler korundu? Bu geciktirme soruşturmanın akışını tıkamış, Rojin'in şüpheli ölümünün yani bir cinayetin örtbas edilmesine hizmet etmiştir. Adli Tıp Kurumunun bulaş olasılığı iddiası ile aynı raporda bulaş riskinin bertaraf edildiğinin ileri sürülmesi bilimsel tutarlılıkla bağdaşmaz.
Olay günü 200'den fazla kolluk görevlisinden örnek alınmış, sekiz ay süren incelemelere rağmen bu iddiayı doğrulayacak şeffaf ve ikna edici veri sunulmamıştır. Bu davada devletin sorumluluğunda olan kurumlar görevlerini yerine getirmemiş, hakikati ortaya çıkarmak yerine gerçeği karartan bir tutumla fiilen fail konumuna düşmüşlerdir.
AKP'li vekilin sözleri tepki çekti: 'Kadın ve erkek ayrımı üzerinden cinayetleri yarıştırmayalım'
AKP İstanbul Milletvekili Adem Yıldırım'ın ise "Buraya gelip 'her şüpheli kadın ölümü bir cinayettir' ifadesini kullanmak eksik bir ifade. Her şüpheli kadın ölümü bir cinayet değildir, her şüpheli insan ölümü bir cinayettir. Kadın ve erkek ayrımı üzerinden cinayetleri yarıştırmayalım" sözleri milletvekilleri tarafından tepki çekti.
Yıldırım ayrıca konuya ilişkin yeni bir komisyon kurulmasına gerek olmadığını "Kadına Şiddeti Önleme Komisyonu"nun zaten var olduğunu söyledi.
Adalet Bakanı: Telefonun kilidinin açılması için teknik çalışma sürüyor
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç da tepkilerin ardından sosyal medya hesabından bir açıklama yaptı. Tunç, Adli Tıp Kurumu raporunun soruşturma dosyasına girdiğini belirtti. Kabaiş'in telefon kilidinin açılamadığını bunun için yurtdışından uzmanların çalıştığını söyledi.
Şu ifadeleri kullandı:
Otopsi, biyolojik, toksikolojik ve histopatolojik analizler sonucunda hazırlanan bu rapora ek olarak İstanbul Adli Tıp Kurumundan konuya ilişkin ek bir uzman mütalaası talep edilmiştir.
Soruşturma sürecinde kamera kayıtları, telefon incelemeleri, HTS dökümleri ve tanık ifadeleri de detaylı biçimde değerlendirilmiş, evladımızın kullandığı telefonun kilidinin açılması için yurtdışından uzmanların da dahil olduğu teknik çalışma ve bazı dijital materyallerin incelemeleri devam etmektedir.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.