Sayfa yolu
Diyarbakır Newroz'unda konuşan Bakırhan: Öcalan’ın 2013’teki deklarasyonunun arkasındayız
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 21.03.2024 , 16:55 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Diyarbakır’da düzenlenen Newroz mitinginde konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, iktidar ve muhalefete 6 maddelik çağrı yaptı.
Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre mitinge 1 milyonu aşkın kişi katıldı.
Bakırhan burada yaptığı konuşmasına 2017 Newrozu’nda Diyarbakır’da polis kurşunuyla öldürülen Kemal Kurkut’u anarak başladı.
2013’te Abdullah Öcalan’ın Diyarbakır’daki Newroz mitinginde okunan mesajını hatırlatan Bakırhan “Bizler DEM Parti olarak 2013 yılında burada ortaya konulan ve Türkiye halklarının yararına olan, barışın ve demokrasinin özgürlüğün reçetesi olan Sayın Öcalan’ın deklarasyonunun arkasındayız” dedi.
Bakırhan “Ankara’da kirli hesap yapanlara diyoruz ki hesap Saray'da ise terazi Amed’tedir, Amed Newrozu'ndadır. Savaş Ankara’da ise barış Amed’tedir, Amed Newrozu’ndadır” diye konuştu.
“Savaş yerine çözüm” çağrısı yapan Bakırhan “Çözümün adresini istiyorsanız bir ada ötesinde, bir ada kadar yakın İmralı Cezaevi’ndedir” dedi.
'Diyalog ve müzakereyi tercih edin'
Bakırhan “Diyalog ve müzakereden kaçıyorlar, çözüm iradesine tecrit uyguluyorlar. Kürt halkının seçilmişlerini cezaevlerine atıyorlar, çıkıp diyorlar ki 'büyük askeri operasyonlar yapacağız.' Büyük askeri operasyonlar demek daha fazla can ve kan kaybıdır. Büyük operasyon demek, Kürtlerin yaşadığı her yerde savaş ve çatışma demektir. Büyük operasyon demek emeklinin, emekçinin, asgari ücretlinin sofrasından ekmeğini ve zeytinini çalmaktır. Büyük operasyon demek kanla, rantla beslenenlerin iktidarlarını uzatmaktır. Büyük operasyon yerine biz bir kez daha buradan söylüyoruz; Savaşın maliyeti büyük ama maliyeti en az olan şeyi tercih edin. Gelin savaş yerine büyük operasyon yerine Süleymaniye’de, Duhok’ta katlettiğiniz sivil Kürt insanlarını öldürmek yerine, barışı tercih edin diyalog ve müzakereyi tercih edin. Bu ülkenin geleceği savaş ve çatışmada değil” ifadelerini kullandı.
Birkaç çağrıda bulunarak sözlerini bitirmek istediğini söyleyen Bakırhan şunları kaydetti:
“Birinci çağrımız devlete, iktidaradır. Savaş statüsüzlük, cezaevlerine koyarak bu halkı yolundan çeviremezsiniz. İşte meydan, işte halkın ortaya koyduğu irade. Onun için bir an önce savaş yerine Türk ve Kürt ittifakını demokratik bir şekilde güncellemeye davet ediyoruz.
İki; yine çağrımız iktidar ve toplumsal kesimleredir. Türkiye’nin önünde iki yol var ya bunların söylediği gibi savaş çatışma ya da demokratik, barışçıl bir yöntem. Onun için toplumsal kesimleri bu savaş çığırtkanlığı karşısında doğru yolan barış ve demokrasi mücadelesini büyütmeye, yürütmeye çağırıyoruz.
Üç; en başta Meclis’te dediğiniz 'bilinmeyen dil, teröristan' kavramlarından vazgeçeceksiniz. 'Bilinmeyen dil' dedikleri 13 bin yıldır bu topraklar üzerinde konuştuğumuz Kürtçe’dir. 'Teröristan' dedikleri yer dört parçaya ayrılan Kürdistan’dır. Bir an önce bu siyasetinizden vazgeçin. Kürt gerçekliğini, Kürdistan gerçekliğini anlamak ve tanımak zorundasınız.
Dört; ezilenlere, muhalefete seslenmek istiyorum. Kürt meselesinde cesur olalım. Doğruları dile getirelim. İktidarın baskıcı, yok sayan tutumunun yanında hizalanmaktan ziyade biz muhalefet Kürt meselesini demokrasi, özgürlük meselesini daha fazla sahiplenerek büyütelim. Bu savaş çığırtkanlığı yapanların karşısında büyük bir barış zemini örelim.
Beş; Bu çağrım Kürtlere. Hewler’den Kobanê'ye kadar Urmiye’den Amed’e kadar yaşadığımız her toprak parçasına ne diyorlar; 'Teröristan.' Sadece burada Kemal Kurkut katledilmiyor. Süleymaniye’de, Duhok’ta, Kobanê'de, Qamişlo’da hergün Kürtlerin başına top ve mermi yağıyor. Dolayısıyla bunlar sadece DEM Parti’nin düşmanı değil, 4 Parça Kürdistan coğrafyasında yaşayan hepimizin düşmanıdır. Onun için bütün Kürt partilerine oluşumlarına, 4 parçada yaşayan Kürtlerin oluşumlarına çağrı yapıyorum. Şimdi Ulusal Birlik zamanı değilse ne zaman? Şimdi ulusal birliğimizi kuramazsak, bu büyük operasyonu, bu Kürt karşıtı savaşı nasıl önleyeceğiz? Bugünden tezi yok, Kürtler ulusal birliklerini sağlamalı, ulusal birlikleri önündeki engelleri ortadan kaldırmalıdır.
Son çağrım Türkiye’deki devrimci, sol, sosyalist, demokratlara; bu faşizan düzene itiraz eden ezilen ve yoksullardır. Bizler güçlü büyük bir ortak mücadele zemini yakalamak zorundayız. Türkiye'nin yarısı açlık ve yoksulluk sınırı altında yaşıyor. Yarısı dilini kullanamıyor, inancını kullanamıyor. Bütün bunların taleplerinin demokratik bir zeminde karşılık bulması için sol sosyalist güçlerin demokratik büyük bir devrimci mücadele zemininde bir araya gelmeye çağırıyoruz.“
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
