Sayfa yolu
Dilovası’nda yaşamını yitiren işçilerin aileleri Gebze'de adalet nöbeti başlattı: 'Ortada bir sermaye var, gücü yeten yetene'
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 14.06.2026 , 22:17 Güncelleme Tarihi: 14.06.2026 , 22:23
Algoritmaya müdahale edin: Tek bir işlemle soL Haber’i Google’da ‘tercih edilen kaynak’ olarak seçin, aramalarınızda soL öne çıksın.
Kocaeli’de 8 Kasım 2025’te Dilovası’nda Ravive Kozmetik fabrikasında çıkan ve 3’ü çocuk 7 işçinin yaşamını yaşamını yitirdiği yangında yaşamını yitiren işçilerin aileleri Gebze Kent Meydanı’na yürüyerek burada adalet nöbeti başlattı.
Sanık tahliyelerine, kamu görevlilerinin yargı sürecine dahil edilmemesine ve davanın Gebze yerine Kandıra Ceazevi’nde yer alan duruşma salonunda görülmesine karşı bir araya gelen aileler nöbet öncesi meydana yürüyüş gerçekleştirildi.
Ailelerin avukatlarından Saruhan Efe Kadayıfçı yürüyüş sırasında yaptığı açıklamada “Yargıya güvenmiyoruz, soruşturmayı yapanlara güvenmiyoruz sadece Gebze halkına güveniyoruz” dedi.

Kadayıfçı şöyle konuştu:
Çünkü şunu biliyoruz, buradaki 7 kişinin ölümü Gebze’nin, Kocaeli’nin, Dilovası’nın aşina olmadığı bir şey değil. Her gün burada birileri ölüyor, her gün birileri çalışırken parmağını, kolunu kaybediyor. Dava devam ederken yine Dilovası’nda kafasına kazan düşerek 3 kişi vefat etti. Eğer mahkeme, emniyet, yargı, bürokrasi, valilik, kaymakamlık bir daha böyle iş cinayetleri yaşanmasın istiyorsa o zaman bu duruşmayı Kandıra’ya kaçırmayacak, Gebze’de hepimizin gözü önünde sorumluları açık açık yargılayacaklar… Bir sene oldu kamu görevlileri dosyasında hâlâ iddianame hazır değil. Kamu görevlileri dosyası ilerlemiyor. Madem adliyelerdeki yavaşlığı, davaların ilerlememesini Adalet Bakanı dert ediyor, o zaman kamu görevlileri dosyasını hemen hızlandıracak. Yapabileceklerini biliyoruz.”
Yürüyüş boyunca, “Çalışırken ölmek istemiyoruz”, “Dilovası için adalet, herkes için adalet”, “İşçilerin katili sermaye düzeni”, “Kaza değil bu bir katliam”, “Çocukların katili holdinglerin düzeni, kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz”, “Çocuk işçilik politiktir”, “Kamu görevlileri yargılansın” sloganları atıldı. Meydana yürüyen aileler burada kurdukları tentenin altında nöbete başladı.
Nöbete Sakarya'nın Hendek ilçesindeki Büyük Coşkunlar Havai Fişek Fabrikası'nda meydana gelen patlamada yaşamını yitiren işçilerden Halis Yılmaz’ın babası ve kız kardeşi ile İstanbul Gayrettepe’deki Masquerade Club'da meydana gelen yangında yaşamını yitirenlerin aileleri de katıldı. Eyleme Birleşik Metal-İş Sendikası ve Petrol-İş Sendikası da destek verdi.
Mülk sahibi Güven Demirbaş’ın tahliyesine tepki
İlk sözü alan Hanım Gülek’in damadı Zafer Laç, fabrikanın mülk sahibi Güven Demirbaş’ın ikinci duruşmada tahliye edilmesine şöyle tepki göstererek, “O adam oraya yaptırmış kaçak yapıyı, üst katını çıkmış. Firmaya kiraya vermiş, oradan yıllarca ekmek yemiş. Bunu neden serbest bıraktınız? Mahkemenin nasıl bir adalet anlayışı var?” şeklinde konuştu.
‘Bina daha delil incelemesi yapılmadan neden yıkıldı?’
Alınmayan önlemlere ve ihmallere dikkat çekerek, “Bir şeylerin değişmesi için ölmemizin beklenmesi mi gerekiyor?’ diye soran Laç şöyle konuştu:
Kaymakam, (Gebze) Belediye Başkanı, (Kocaeli) Büyükşehir Belediye Başkanı, ‘Bu işin peşini bırakmayacağız’ dediler ama burada ben onlardan kimseyi göremiyorum. İşin peşini bırakmayacaklardı, davanın önünü açılmasına yardımcı olacaklardı, onu da göremedik. Yangından sonra belediyeden şöyle bir açıklama geldi: Bütçemiz yoktu yıkım yapmadık; Dilovası'ndaki birçok yer zaten kaçak. Yangından 1 hafta bile geçmeden orayı yıkmayı becerdiniz. Hani bütçeniz yoktu? Delil karartmak için neden bunu böyle yaptınız? Ben savcıyla görüşmeye gittiğim zaman savcıya dile getirdim, daha delil incelemesi yapılmadan neden orası hemen yıkıldı? Ortada şöyle bir gerçek var; ortada bir sermaye var, gücü yeten yetene...”
Ailelere destek vermek amacıyla nöbete katılan, Hendek faciasında yaşamını yitiren Halis Yılmaz’ın kardeşi Mervenur Yılmaz, Dilovası ve Gayrettepe faciaları davalarına destek çağrısında bulunarak, “Bizlere gösterdiğiniz dayanışma bizim sevdiklerimizi geri getirmeyecek ama sizin sevdiklerinizi koruyacak” dedi.
‘Bu cinayet düzenine boyun eğmeyeceğiz’
Yılmaz şöyle konuştu:
Bu iktidarın denetimsizlik, cezasızlık ve rant politikaları yüzünden bu ülke işçiler için bir mezarlık haline geldi. İşçiler sermayenin kârı uğruna katlediliyor; katil patronlar adeta ödüllendiriliyor, kamu görevlileriyse yargılanmıyor. Hesabını sormadığımız her katliam bir sonrakine referans oluyor. Hendek’te Büyük Coşkunlar havai fişek fabrikasında, Yargıtay’ın olası kasıt kararı verdiği katil patron Yaşar Coşkun yerel mahkemenin kararı ile 15 milyon TL teminatla ev hapsine çıkartıldı. Babası Ali Rıza Coşkun ise 1,5 senedir firari. Kaçak barut üretimi ve bin türlü usülsüzlük tespit edilen fabrikayı denetleyen kamu görevlileri 6 senedir yargılanmıyor. Dilovası’nda da durum aynı; usülsüz denetim, cezasızlık, denetimsizlik, işçilere mobbing, çocuk işçiliğinin istismarı, kadın emeğinin sömürüsü ve bunca şeye rağmen gerekli yargılamalar yapılmıyor. Soruyorum size; Türkiye yüzyılında kentin göbeğinde, İŞKUR binasının yanında bir kaçak depo 7 işçiyi katledebiliyorsa biz bu devlete devlet diyebilir miyiz? Biz devlet bir patrona sözünü geçiremiyorsa, biz bu ülkede kendimizi güvende hissedebilir miyiz?... Kamu kurumu patronu denetleyemiyorsa neden var, o koltuklarda bizim vergilerimizle neden oturuyorlar? İşçiye ölümü, sermayeye kârı, cezasızlığı fıtrat gören bu cinayet düzenine boyun eğmeyeceğiz ve sonuna kadar mücadelemizi göstereceğiz.”
Nöbet eyleminde daha sonra Hanım Gülek’in kızı Tuba Gülek Laç, Şengül Yılmaz’ın kardeşi Emine Bulut, CHP Milletvekili Muhip Kanko, Baran Seyhan, Şengül Yılmaz'ın eşi Salih Yılmaz, Nisa Taşdemir'in babası Vedat Taşdemir konuşmalar gerçekleştirdi.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.