Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Dilovası katliamında soruşturma tamamlandı: Patronlara 'olası kast'tan ceza istendi, SGK 'zarar gören' sayıldı

Üretimdeki yüksek riski bilmelerine rağmen önlem almayan patronlara "olası kastla öldürme" suçlaması yöneltildi. Şirketin gizli ortakları, patronların kaçmasına yardım edenler, bina sahipleri ve İSG yetkililerine de dava açıldı. Ancak ihmalleri görmezden gelen SGK, "suçtan zarar gören" sayıldı.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 13.12.2025 , 20:02

Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde 8 Kasım'da Ravive Kozmetik fabrikasında meydana gelen ve 3'ü çocuk 7 işçinin yaşamını yitirdiği patlamaya ilişkin soruşturma tamamlandı. Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede 16 sanık hakkında dava açılması talep edildi. 

İddianamede, Ravive Kozmetik yetkilileri İsmail Oransal ve Altay Ali Oransal’ın şirketin yönetiminde belirleyici rol üstlendikleri ancak iş güvenliği önlemlerini hiçe saydıkları vurgulandı. Şirket sahiplerinin imalathane içerisindeki tehlikenin farkında olduklarına dikkat çekilen iddianamede, şüphelilerin yaklaşımı şu ifadelerle aktarıldı:

"Karar alma süreci içerisinde bulunan ve imalathane içerisindeki yüksek riskleri bilmelerine rağmen, 'olursa olsun' mantığı ile hareket ederek bu risklerin önüne geçmek için herhangi bir girişimde bulunmayarak, gerçekleşen bu neticeden asli-ağır kusurlu oldukları tespit edilmiştir."

Bu tespitler ışığında İsmail Oransal ve Altay Ali Oransal hakkında, ölen her bir işçi için ayrı ayrı olmak üzere toplam 7 kez "olası kastla öldürme" suçundan ceza istendi. Ayrıca yaralananlar için "olası kastla yaralama" ve "nitelikli mala zarar verme" suçlarından da cezalandırılmaları talep edildi.

Gizli ortaklar da asli kusurlu sayıldı

Soruşturma kapsamında sadece resmi yetkililer değil, şirketle organik bağı bulunan diğer isimler de mercek altına alındı. İddianamede, Ravive Kozmetik ile LYKKE Kozmetik arasında fason üretimi aşan bir "ortak üretim ilişkisi" bulunduğu belirtildi. Bu nedenle LYKKE Kozmetik yetkilileri Aleyna Oransal ve Gökberk Güngör'ün de olayda asli ve ağır kusurlu oldukları ifade edildi. Savcılık, bu iki ismin de tıpkı diğer patronlar gibi "olası kastla öldürme" suçundan yargılanmalarını istedi.

Öte yandan iddianamede, fabrika sahipleri İsmail ve Altay Ali Oransal'ı olaydan sonra saklayarak yurt dışına kaçırmaya çalıştıkları belirtilen Ali Osman Akat, Onay Yürüklü, Ömer Aktan ve Abdurrahman Bayat hakkında "suçluyu kayırma" suçundan dava açılması talep edildi.

Bina sahipleri ve İSG uzmanlarına 'bilinçli taksir' suçlaması

Binanın mülkiyetine sahip olan eski ve yeni malikler ile iş güvenliğinden sorumlu uzmanlar hakkında ise "bilinçli taksir" suçlaması yöneltildi. İddianamede, binayı kiralayan eski malik Güven Demirbaş ile yeni malik şirket yetkilileri Caner Özgür Yıldırım, Özkan Yıldırım ve Özcan Yıldırım'ın, yapının kaçak olduğunu ve üretim alanı olarak kullanıldığını bildikleri halde kullanımı durdurmadıkları belirtildi. Şüphelilerin tehlikeyi öngörmelerine rağmen önlem almayarak kazanın oluşumuna katkı sağladıkları ifade edildi.

İş güvenliği hizmeti veren Küresel OSGB yetkilileri ve çalışanları da ihmaller zincirinin bir parçası olarak dosyada yer aldı. İddianameye göre, iş güvenliği uzmanları iş yerindeki kaçak bölümde yürütülen üretimi kayıt altına almadı ve denetlemedi. Savcılık, sözleşmenin patlamadan üç gün sonra sonlandırıldığını, ancak hizmetin fiilen yerine getirilmediğini ve yalnızca sistem üzerinde kaldığını belirledi. Bu nedenle OSGB işleteni Ümit Çelik, sorumlu müdür Ünal Aslan, iş güvenliği uzmanı Seyfullah Çelik ve iş yeri hekimi Muhammet Dayıoğlu hakkında "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan ceza istendi.

Denetlemeyen SGK 'zarar gören' oldu

İddianamenin en dikkat çekici bölümlerinden biri ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) konumu oldu. 

Bölgede yaşayan yurttaşların CİMER üzerinden fabrikada sigortasız ve çocuk işçi çalıştırıldığına dair defalarca şikayette bulunduğu, ancak SGK İl Müdürlüğü’nün "isim bildirilmediği" gerekçesiyle denetim yapmadığı ortaya çıkmıştı.

İşletmenin hemen yanında İŞKUR ofisi bulunmasına rağmen yıllarca denetimsiz kalan fabrikadaki faciaya ilişkin hazırlanan iddianamede SGK, ihmali bulunan kurumlar arasında değil, "suçtan zarar görenler" listesinde yer aldı.

Bilirkişi raporunda kamu görevlilerinin ihmallerine de yer ayrıldı. Dilovası Belediyesi’nin binanın kaçak olduğunu tespit edip yıkım kararı almasına rağmen "ekonomik koşullar" gerekçesiyle kararı uygulamadığı, zabıta ekiplerinin ise ruhsat adresi ile fiili üretim yeri arasındaki farkı denetlemediği belirtildi. Ayrıca SEDAŞ yetkililerinin, iskanı olmayan kaçak yapıya geçici elektrik bağladığı ve süresi dolmasına rağmen elektriği kesmediği vurgulandı. Kamu görevlileri hakkındaki soruşturma, izin prosedürleri nedeniyle ana dosyadan ayrılarak tefrik edildi.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.