Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Dilovası Davası: Tahliye edilen sanıkların tutuklanması talebi reddedildi

Dilovası Ravive Kozmetik Fabrikası yangınıyla ilgili davanın üçüncü duruşmasında mahkeme 5 sanığın tutukluluğunun devamına karar verdi. Yaşamını yitiren 15 yaşındaki Nisa Taşdemir’in babası Vedat Taşdemir, "Suçluyu biz gidip de hangi milletvekiline, hangi bakana şikayet edeceğiz? Adil bir yargılama, bunların hak ettiği cezaların verilmesini görmek istiyoruz" dedi.

Fotoğraf: ANKA Haber Ajansı

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 22.07.2026 , 07:26

Kocaeli Dilovası'nda kaçak parfüm dolumu yapılan Ravive Kozmetik Fabrikasında çıkan yangında 3'ü çocuk 7 işçinin can vermesiyle ilgili davanın üçüncü duruşması Kandıra Cezaevi içindeki duruşma salonunda yapıldı.

Mahkeme tutuklu sanıklar İsmail Oransal, Altay Ali Oransal, Gökberk Güngör, Ali Osman Akat ve Abdurrahman Bayat’ın tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Önceki duruşmada tahliye edilen sanıklar Ünal Aslan, Güven Demirbaş ve Aleyna Oransal’ın tutuklanmaları yönündeki talepleri reddeden mahkeme 3 sanık hakkında verilmiş olan adli kontrol tedbirlerinin uygulanmasına devam edilmesine karar verdi.

Ayrıca mahkeme tarafından, firari sanık Ümit Çelik hakkında çıkarılan yakalama emrinin devamına ve adreslerinde ulaşılamayan tanıkların dinlenmesinden vazgeçilmesine karar verildi.

Aileler ve avukatlar, ulaşım zorluğu ve erişim kısıtlılığı nedeniyle duruşmaların Kandıra Cezaevi’nde görülmesine yönelik itirazlarını bu duruşmada da dile getirmişti. Sonraki duruşma için 8 Eylül 2026 tarihini belirleyen mahkeme duruşmanın Kandıra Cezaevi’nde yer alan duruşma salonunda görülmeye devam edilmesine karar verdi.

'Şirketlerimde denetimler yapıldı, 100 lira bile ceza almadık'

Duruşmada mütalaaya karşı söz alan tutuklu Ali Osman Akat, "Ben devletime milyonlarca lira vergi ödemiş bir iş adamıyım. Şirketlerimde denetimler yapıldı, 100 lira bile ceza almadık… İnsan hayatı önemlidir ama benim birinci derece değer verdiğim konu, vergi ödeyemeyecek duruma düştüm. Ne kazandıysam şirketlerime yatırdım, istihdam sağladım. İstihdam için üretim olması lazım. Üretim yapamıyoruz nakit akışımız düştü" sözleriyle tahliye istedi.

'Kamu görevlileriyle ilgili davayı birleştirme kararı bekliyoruz'

ANKA Haber Ajansı'nın verdiği bilgiye göre, duruşmanın ardından cezaevi çıkışında toplanan aileler ve avukatları açıklama yaptı. Ailelerin avukatlardan Uğur Çelebi duruşmaya ilişkin değerlendirmede bulundu. Çelebi şöyle konuştu:

"Verilen Güven Demirbaş ve Ünal Arslan'ın biz tekrardan tutuklanmasını talep ettik. Çünkü dosyada gelişen, değişen hiçbir durum yoktu. Bu aşamada bir taliye kararı verilmesinin yanlış olduğunu, hukuka aykırı olduğunu ve tekrar tutuklama kararı çıkmasını talep ettik. Ve özellikle kamu görevlileri dosyasıyla bu dosyamızın birleşme durumu söz konusuydu. O dosyada da 7 kişiyi tutuklamışlardı, bir hafta sonra 2 kişiyi salıvermişlerdi. Ama o dosyada da halen 5 tutuklu bulunmakta. O dosyanın iddianamesi düzenlendi. Bu mahkemeye gönderildi. Bu mahkemede iddianameyi kabul edip etmeme konusunda bir karar verecek. Ondan sonra bu davayı birleştirme yönünde bir iradeleri olacağını düşünüyoruz. Mahkemenin de eğer iddianamede bir eksiklik yoksa bu şekilde bir karar vereceğini düşünüyoruz.

Dördüncü celsenin 8 Eylül tarihinde ve yine burada (Kandıra Cezaevi) yapılacağı söylendi. Bu duruşmaların Gebze yargı çevresinde görülmesi gerektiğini, oradan bir yer tertip edilip ona göre bir düzen tertibat sağlanması gerektiğini söyledik. Çünkü özellikle Dilovası'ndan, çevre illerden, Gebze'den insanların buraya gelmesi, bu davayı takip etmesi çok zor. Biz cezaevi içerisinde yapılan bir yargılamanın da aslında algı olarak kötü bir algı olduğu kanaatindeyiz. Ama mahkeme heyeti, ‘Kamu görevlileri dosyasından da birleşme olacak, güvenlik endişemiz var’ diyerek yine bu talebimizi reddetti.

'Adalet mücadelemiz devam edecek'

Araştırmak istediğimiz tevsii tahkikat (soruşturmanın genişletilmesi) taleplerimiz vardı, bunların da reddine karar verildi. Sanık müdafilerin taleplerini de reddetti. Eksik olan bazı hususların olduğunu söyledi mahkeme heyeti. Onlar geldikten sonra bir bilirkişi raporu alacağını, tek bir rapor düzenleyeceğini, suç vasfını da belirleyecek şekilde bir rapor düzenlemek istediklerini söylediler ve duruşmayı ertelediler. 50 güne yakın bir gün verdiler. Zaten araya adli tatil giriyor. Bizim adalet mücadelemiz devam edecek sonuna kadar, hak yerini bulana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.”

Babasının telefonuna ulaşılamadı: 'Whatsapp geçmişi delilleri ortaya çıkartıyor'

Yangında ağır yaralanan ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren işçi Tuncay Yıldız’ın oğlu Alihan Yıldız ise yaptığı açıklamada, fabrikanın sahibi İsmail ve Altay Ali Oransal kardeşlerin fabrikanın tüm sorumluluğunun soruşturma kapsamında tutuklandıktan kısa süre sonra cezaevinde yaşamını yitiren baba Kurtuluş Oransal’da olduğu yönündeki savunmalarına ilişkin babasının cep telefonunu işaret etti. Babasının telefonuna hala ulaşılamadığını söyleyen Yıldız şöyle konuştu:

“Kimse (sorumluluk) kabul etmiyor. Kim sorumlu? Biz anlamış değiliz yani. Ama babamın Whatsapp geçmişi tamamen bu delilleri ortaya çıkartıyor. Whatsapp geçmişinde bütün her şey ortada. Biz buna şu anda ulaşmaya çalışıyoruz. Farabi Hastanesi'ne kadar cep telefonu gitmiş çalışır vaziyette, sonrasında kapanıyor. Bir türlü bulamıyoruz. Şu anda da hala araştırmaya devam ediyoruz. Orada zaten İsmail Oransal'ın da, Gökberk Güngör'ün de, Ali Altay'ın da babamla olan yazışmaları, fabrikayla olan ilişkileri, hepsi gayet ortada zaten. Biz bunu bir sonraki mahkemede inşallah sunacağız.”

'Kamu görevlilerine verilen cezalarını görene kadar içimiz rahat etmez'

Yangında yaşamını yitiren 15 yaşındaki Nisa Taşdemir’in babası Vedat Taşdemir ise şöyle konuştu:

“Kamu görevlilerine verilen cezalarını görene kadar içimiz rahat etmez. Bunu her seferinde söylüyoruz. Ne zaman ki bunlar yargılanırsa, gerekli cezayı alırsa o zaman belki içimiz biraz rahat eder. Başka türlü içimiz rahat etmez. Dilovası Belediyesi, Kocaeli Belediyesi, Dilovası Kaymakaymı, Kocaeli Valisi, hepsi suçludur.

Suçluyu biz gidip de hangi milletvekiline, hangi bakana şikayet edeceğiz? Suçlu olanlar cezasını çeksinler. Biz de rahat edelim. Biz devletimizden bunu bekliyoruz. Devletimize ‘Bize ekmek gönder, su gönder’ demiyoruz. Adil bir yargılama, bunların hak ettiği cezaların verilmesini görmek istiyoruz. 600 milletvekili, çıksın birisi söylesin TBMM’de; desin ki, ‘7 tane insan kömür oldu’. Biz de tamam diyelim.”


soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri ve özel haberlerimizi kaçırmayın.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.