Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Devlet okullarında kayıt ücreti skandalı: ‘Bu çirkin tablonun sorumlusu MEB’

Kimi devlet okullarında istenen kayıt ücretleri, veli ve öğrencileri mağdur ediyor. Hukuksuz bir şekilde talep edilen ücretleri Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay ile konuştuk.

Yekta Armanc Hatipoğlu

Yayın Tarihi: 17.08.2024 , 11:07 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

2024-2025 eğitim öğretim yılının başlamasına bir aydan kısa bir süre kala devlet okullarında “kayıt ücreti” skandalı tekrar gündeme geldi. Her yıl pek çok okulda bu paralar istenmeye devam ederken, kimi idarecilere bu nedenle soruşturma açılıyor. 100 bin TL’ye kadar çıkan ücretlerin herhangi bir yasal dayanağı yok.

Bunun son örneği Bursa'da yaşandı. Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası (Eğitim-İş) Bursa Şube Başkanı Yeliz Toy, kentteki bir devlet okulunun 100 bin TL kayıt ücreti istediğini açıklamış, “Devlet okulları ve o okulları kendi özel mülkü sanan okul yöneticileriyle onları görmezden gelen İl Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilileri suç işliyor” diyerek duruma tepki göstermişti.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, geçtiğimiz sene katıldığı bir televizyon programında kayıt ücretleriyle ilgili konuşurken “Okul bazlı olarak gönderdiğimiz bütçe, okullarımızın ihtiyaçlarını belki asgari düzeyde karşılıyor. Yani oradaki eleştirilere katılabilirim. Okullarımızın, yani 74 bin kurumun asgari ihtiyaçlarını gideriyoruz ama her okulda farklı ihtiyaçlar ortaya çıkabilir. Onlarda da elimizden geldiğince destek oluyoruz” diyerek okullara sağlanan kaynağın yetersiz olduğunu itiraf etmişti. Tekin, bu konudaki sözlerini “Okullarımızda kayıt ücreti, bağış, bunların hiçbirisi yok. Böyle bir talepte bulunma hakları yok arkadaşlarımızın” diyerek noktalamıştı.

‘Kamusal eğitim anlayışının ve sosyal devlet ilkesinin terk edildiğini kanıtlıyor’

Geçtiğimiz senelerden beri devlet okullarında yaşanan kayıt ücreti skandalını ve MEB’in sorumluluğunu Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay ile konuştuk.

Okullara gönderilen ödeneklerin okul ihtiyaçlarına cevap verecek nitelikte olmadığını söyleyen Özbay, devlet okullarında para toplanmasının kamusal eğitim ve sosyal devlet ilkesinin terk edildiğini kanıtladığını belirtti:

“Okullara gönderildiği söylenen ödenekler bakanlık yetkililerin söylediği gibi okulların ihtiyacına cevap olacak nitelikte değil. Devlet okullarında para toplanıyor olması kamusal eğitim anlayışının ve sosyal devlet ilkesinin terk edildiğini kanıtlamakta. Bu anlayış yüzünden bir veli için devlet okullarına çocuğunu kaydetmek de orada okumaya devam etmesini sağlamak da ciddi bir maliyet haline geldi.”

‘Okullarda para toplanıyor olması yalnızca okul idarecilerinin üzerine atılarak geçiştirilemez’

Özbay, devlet okullarında toplanan paraların sadece idarecilerin üstüne atılarak geçiştirilemeyeceğini kaydederek MEB’in de sorumlu olduğunu söyledi:

“Okullarda para toplanıyor olması yalnızca okul idarecilerinin üzerine atılarak geçiştirilemez, devlet okullarına yeteri kadar kaynak ayırmayan hatta neredeyse hiç ayırmayan adeta kendi kaderine terk eden ve okullarda para toplandığını bildiği halde kafasını kuma gömen, eğitimi satın alınabilir bir hizmet haline dönüştüren, kamuoyuna gerçek dışı açıklamalar yapan siyasi iktidar ve atadıkları MEB yetkilileridir.”

Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay

Para toplamak için keşfedilen yeni yöntemlerle müfettişeler de atlatılıyor

Kayıt paralarının eskiden sadece "bağış" adı altında ve okul aile birliği aracılığıyla toplandığını söyleyen Kadem Özbay, artık yeni yöntemlerin keşfedildiğini, bu yöntemler sayesinde müfettişlerin de atlatıldığını belirtti:

“Eskiden kayıt paraları sadece bağış adı altında ve okul aile birliği aracılığıyla toplanırken şimdi MEB’in adeta ‘Ne haliniz varsa görün’ dediği okul yöneticilerinin velilerden para almak için yeni yöntemler keşfettiğini görüyoruz: Kayıt paraları genelde bağış adı altında okul aile birliği hesaplarına yatırtılıyor. Okul aile birliği hesabı dışında servis, market, temizlik ürünleri mağazası gibi yerlerin hesaplarına yatırmaları isteniyor. Çeşitli mağaza ve marketler aracılığı ile kredi kartı ile ödeme alınıyor. Birçok okulda eğitim dönemi başlarken alınmayan kayıt parası, dönem başladıktan sonra aidat adı altında da alınabiliyor. Böylece sadece dönem başlangıcını inceleyen müfettişler de atlatılmış oluyor.”

Geçtiğimiz yıl sadece Ankara’da 65 okul müdürüne kayıt parası nedeniyle soruşturma açıldığını hatırlatan Özbay, bakanlığın “Okulların tüm ihtiyaçlarını gideriyoruz” söyleminin de gerçeği yansıtmadığını söyledi:

“Bakanlık, zaten kendi hallerine terk ettiği devlet okullarını bu kez ‘tüm ihtiyaçlarını giderdikleri’ söylemi üzerinden velilerle karşı karşıya getirmekte, aradan sıyrılmaya çalışmaktadır. Ankara’da geçtiğimiz yıl kayıt parası sebebiyle 65 okul müdürüne soruşturma açıldığını biliyoruz; herkesçe aşikâr bu konu üzerine ‘Kayıt parası uygulaması da okulların paraya ihtiyacı da yok’ demek gerçeği tamamen saptırmaktır."

‘Tablonun sorumlusu MEB’

Bu tablonun sorumlusunun okul yönetimlerini tüccara çeviren MEB olduğunu kaydeden Özbay laik, bilimsel, kamusal ve adil bir eğitim sistemi inşa edilmeden bu sorunun önüne geçilemeyeceğini söyleyerek sözlerini noktaladı:

“Oysa bu çirkin tablonun sorumlusu, devlet okullarına adeta birer özel şirketlermiş gibi kendi ekonomilerini yaratmalarını dayatan, okulların en temel ve hayati ihtiyaçlarını bile görmezden gelen, eğitimi paralı, okul yönetimlerini de tüccara çeviren MEB’dir. Ve altını çiziyoruz ki Eğitim-İş’in savunduğu gibi laik, bilimsel, kamusal ve adil bir eğitim sistemi inşa edilmeden, bunun önüne geçmek mümkün olmayacaktır.”

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.