Sayfa yolu
Denizli Laiklik Platformu'ndan eylem: 'Laiklik Türkiye Cumhuriyeti’nin harcını oluşturur'
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 05.02.2024 , 21:27 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
5 Şubat 1937'de anayasada yapılan değişiklikle laiklik, devletin niteliklerinden biri olarak kabul edildi. Denizli'de laikliğin anayasaya girişinin 87. yıldönümü nedeniyle eylem gerçekleştirildi.
Aralarında Türkiye Komünist Partisi'nin (TKP) de bulunduğu 33 siyasi parti, sendika, vakıf ve derneğin bulunduğu Denizli Laiklik Platformu, Gazi Bulvarı'ndan Delikliçınar Meydanı'na yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüşün ardından meydanda basın açıklamasında bulunuldu.
'Laiklik Türkiye Cumhuriyeti’nin harcını oluşturur'
"Laik yaşam, laik eğitim" ve "Karanlığa teslim olmayacağız" sloganlarının atıldığı eylemde, Platform adına açıklamayı Denizli Barosu Kadın Hakları Komisyonu Üyesi avukat İrem Erdoğan yaptı.
Anayasaya göre laiklik ilkesinin değiştirilemeyeceği ve değiştirilmesinin teklif dahi edileceğini hatırlatan Erdoğan, "Bu anlamıyla laiklik din, vicdan ve ibadet özgürlüğünün en temel koşuludur. Laiklik; aklın, bilimin, hukukun üstünlüğünün esas alındığı onurlu bir yaşamın harcı niteliğinde, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin harcını oluşturur" dedi.
'Laiklik mücadelesini yükselteceğimizi beyan ederiz'
"Ayrıca laiklik ilkesi ve bu çerçevede yapılandırılmış eğitim sistemi toplumdaki farklı inanç, farklı mezhep, farklı kimlik, farklı cinsiyet ve cinsel kimlikler ile inananlar ve inanmayanların bir arada barış içinde yaşayabilmeleri için son derece önemlidir" vurgusunda bulunan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Eğitim alanında; devlet okulları cemaat ve tarikatların arka bahçesi yapılmaya çalışılmakta, ÇEDES protokolleri ile 'Diyanet gönüllüleri' ile okul öncesi yavrularımızdan başlamak üzere ilkokulların 3. ve 4. sınıflarına kadar uzanan bir pervasızlıkla “dinî ve ahlaki” eğitim kisvesiyle okullarımıza öğretmenler dışında bazı kişiler sokulmaktadır. Oysa okullarda öğretmenler dışında hiç kimse derslere giremez. Öte yandan MEB verilerine göre 1,5 milyona yakın öğrencimiz mesleki eğitim adı altında (MESEM) sermayeye ucuz işgücü olarak peşkeş çekilmektedir 2023-2024 Eğitim-Öğretim dönemi olan Eylül’den bugüne bu kuralsız, kontrolsüz düzen 8 öğrencimizi iş cinayetleri ile hayattan koparmıştır. Acilen MESEM uygulamalarında çocuk işçiliğine son verilmelidir.
Hukuk alanında; Medeni Kanunu yok saymaya yönelik gerici saldırılarla kadınların Cumhuriyet sayesinde elde edilen tüm kazanımları yitirilmek üzeredir. Kadınlar evlere hapsedilmek ve iş yaşamından koparılmak istenirken eşitlikçi aile yapısı yerine 'Kadınların çalışması kocalarının iznine bağlıdır' anlayışı yine diyanet tarafından yerleştirilmeye çalışılmaktadır. Bunlara bağlı olarak kız çocuklarının okuması önündeki bariyerler giderek yükseltilmekte ve okullaşma oranları düşmektedir. 17 Şubat Medeni Kanunun yıldönümüdür ve bir kez daha ifade ediyoruz ki Medeni Kanuna yönelik her türden saldırıya karşı biz kadınlar başta olmak üzere bu ülkenin yurtseverleri buradayız ve haklarımızın bekçisiyiz.
Bizler anayasal güvence altına alınmış laiklik ilkesinden ve Medeni Kanun’dan asla vazgeçmeyeceğimizi ilan ediyoruz. Artık bıçak kemiktedir. Bu fakr-u zaruret içinde Denizli’nin kadınları, yurtseverleri, aydınları, eğitimcileri, öğrencileri, velileri, sivil toplum örgütleri, siyasi partileri olarak laiklik mücadelesini yükselteceğimizi beyan ederiz.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.

