Sayfa yolu
Dengbêj çalışmalarına akademik bir katkı: Şakiro'nun şarkıları
Yayın Tarihi: 03.05.2022 , 11:50 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:10
Röportajları ve üretimleriyle soL okurları ile buluşan Kamuran Demir'i en son Yazılama Yayınevi'nden yayımlanan ve tarihteki ilk Kürtçe roman olan "Kürt Çoban" romanının çevirisiyle konuk etmiştik.
Demir'in son çalışması olan "Şakiro'nun şarkılarında kadın idealizasyonu" adlı araştırması hem yaygın bir araştırma alanı olan Kürtçe sözlü kültür çalışmalarına dair akademik bir katkı hem de bu alana dair kendini tekrar eden devinime kıyasla farklı ve özgün bir üretim. Na Yayınları'ndan çıkan kitap Kamuran Demir'in aynı zamanda Mardin Artuklu Üniversitesi'nde Kürt Dili ve Edebiyatı Bölümü'ndeki yüksek lisans tezinin konusu.
Dengbêjlik, sözün ses ile birleştirilerek lirik veya epik konularında dinleyiciye aktarıldığı bir tür aşıklık geleneği. Kürtçe'de "deng" ses, "bêj" ise söylemek kelimelerinin karşılığı. Kürt kültüründe ve Ortadoğu'da yaygın olan sözlü kültür üretiminin hem ayrılmaz bir parçası hem de başlıca örneğidir dengbêjlik. Kürt kültürünün bellek taşıyıcısı olan bu geleneğin en önemli isimlerinden birisi de meşhur ismiyle "Şakiro" olarak bilinen Şakir Deniz'dir. Şakiro, aynı zamanda dengbêjlerin şahı olarak tanınıyor.
Dengbêjlik geleneğinin en önemli isimlerinden olan Şakiro'yu ve onun şarkılarına dair çalışmanın akademik boyutunu Kamuran Demir ile soL okurları için konuştuk.
Çalışmanın fikri nereden çıktı? Nasıl olgunlaştı bu fikir?
Bu çalışmanın fikrini aslında derinlerde, belki çocukluğuma kadar uzanan bir yerde aramak gerekecek. Dengbêjlik; büyüdükçe anlamın örtüldüğü, dillendikçe acının, sevincin, geçmişin ve yaşanmışlık izinin emeğe bulandığı, güzelleştiği o örüntü. Bende hep tınısı kalmıştı, bu kadar hissettiğim bir müzik kültürü üstüne özel çalışmalı diyordum. Bir gün değerli ağabeyim Fecri Polat, ki kendisi bir dengbêj kadar dolu birisi, Şakiro üzerinde çalışmamı önerdi. Öyle de oldu, Şakiro’nun kılamlarını (söylediği eserleri) inceleyerek başladık. Şakiro’nun eserlerinde kadının idealize edildiği gün gibi ortadaydı, bunu iddia ederim dedim! Yüksek lisansta kıymetli eğitimcilerle de buluşmak bu çalışmayı olgunlaştıran sebep oldu.
'Mutlaka insan gerçeğini estetize edip anlatırdı'
Peki neden Şakiro? Dengbêjler arasında bunu seçmenizin nedeni nedir?
Ana temamız dengbêjlikti, konumuz da dengbêjlikte kadın idealizasyonu. Biz bu kitap aracılığıyla bu ekolde kadınların tüm güzelliğiyle yansıtıldığını iddia ettik. Bunu da en güzel yapan, çağımızın en büyük son dengbêji Şakiro’ydu. Onlarca ürettiği veya başkalarından aktardığı eserlerde o, mutlaka insan gerçeğini estetize edip anlatırdı. Sözün sesi bal eylediği bir dengbêj, Şakiro. Sevgi sanatının, aşkın en büyük işçisi.

'Dengbêjlerin büyük oranda kadınları övdüğünü fark ettik'
Kadın idealizasyonundan kastınız nedir? Bunu bu çalışmada hangi bağlamda ele aldınız?
Eserleri dillendirirken dengbêjlerin büyük oranda kadınları övdüğünü, kadınların her gerçeklikleriyle estetize ve aslında bir nevi idealize edildiğini, bu sırada belli başlı kalıp ifadeler kullanıldığını fark ettik ön araştırma sırasında. Bu konuda kavram karmaşasını önlemek ve aktarımı doğru sunabilmek için açıkçası çok çalıştık; hassaslaşabilen bir konu çünkü. Dengbêjler sanatlarını icra ederken, kadın karakterlerin baskın veya seyrek olduğu kimi içeriklerde kadını toplumun oldukça “hoş” bulduğu bir bağlamda betimlemeler yaparak aktarıyorlardı. Duruşuyla, tarzıyla, ahlak ve karakteriyle o; tek, gözde, harika bir insan kişisiydi. Biz bu olaya -çünkü bir “mertebe” hususuydu belki de- “kadın idealizasyonu” dedik. Hatta ileri bile gittik, “Kadınlar en çok Şakiro’nun kılamlarında güzel!” diye bir sonuca vardık.
Çalışmanızda kıyafetler, din ögesi, diğer canlılar gibi bölümler de var. Burayı biraz daha açar mısınız okurlarımız için?
Dengbêjler kadınların neyi giydiğini görmüşlerse öyle resmetmişler, mesela eskilerin modasını bilemeyenler bu çalışmada iyi şeyler bulacaktır diye umuyoruz. Dengbêjler, çevrelerinde hangi canlının güzel bir tarafını yakalamışlarsa, kadınlar için onu pelesenk etmişler; mesela kadınların yürüyüşünü kaz yürüyüşüne benzetmişler; usul usul, tane tane.
Dengbêj; o güzel kadına kavuşamadığında onu kaçırıp beylerin, aşiret liderlerinin evlerine götürmüş kılamlarda. İlkin, murat arayışındakilerin muratları hasıl olsun diye Müslüman evlerine gitmişler; sonra ziyaretlere, evliyalara… Vuslat gerçekleşmezse gayrimüslimlere varmışlar; başka diyarlara, "ellere" gitmişler. “Diğer Unsurlar” bölümünde tüm kılamlarda ortak kullanılan kalıp söyleyişlere, farklı farklı versiyonlarına değinmiştik. Birkaçından bahsetmiş olduk…
'Konumuzla ilgili daha önce yapılmış hiçbir çalışmaya denk gelmedik'
Dengbêj çalışmaları birbirine çok benzeyen ürünler veriyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz? Birbirinin tekrarı olan çalışmalar sizce de verimsiz olmuyor mu? Sizin çalışmanızın benzeri örnekleri var mı?
Haklılık payınız var. Şakiro’nun hayatıyla ilgili farklı bir cümleyi okuyabilmek için onlarca eser taradığımız oldu. Araştırmacılar üretiyor, bu gerçek. Ancak elimizi suya daldırdığımızda eski zenginliği bulmak gitgide zorlaşıyor. Yazılı ve kayıtlı kaynakların -bu büyük denizde- çok az oluşu, üstelik dengbêjliğin neredeyse son yüzyılımızda “fark edilir” oluşu bizi belki de her şeyden mahrum etti.
Pek çok etken var. Mesela Şakiro gibi dönemin sanat ustası bile ilk ses kaydında diretmiş, temkinli yaklaşmıştır. Bunda geleneksel dengbêj kültüründe kaydedilmenin, enstrümanlaşmanın, moderniteyle ilk buluşmanın, pek çok şeyin soğuk, kirli izi var. Özetle, farklı bir yazılı üretimde bulunmak emek isteyecektir. Elimizi sürekli aynı yere daldırmamalıyız belki de! Bizim konumuzla ilgili daha önce yapılmış hiçbir çalışmaya denk gelmemiştik. Bu da bizi mutlu etmişti açıkçası.

Son olarak bir de şiir kitabı çıkardınız, 'Hêma-Dosdoğru aşk bu…' adında. Neler söylemek istersiniz?
Uzun uzun Şakiro okuyunca haliyle sözünüz de dosdoğru aşk oluyor. Hêma da öyle, dosdoğru bir aşk şiiri. Bizim ilk Kürtçe şiir kitabımız. Yine güzelliğiyle bahsetmeye çalıştık hayali bir kadından, Hêma’dan; yazmak, güzeli aramaktı belki de, gariptir. Hülasa, dengbêjliğin gölgesinde çağdaş şiire buladık sözü.
Teşekkürler keyifli sohbet için
Ben çok teşekkür ederim, güzel sohbet için. Özellikle belirtmek isterim, dengbêjlik kitabımızın arka kapağına yazını kıvançla yazdık. Sana ve Fecri Polat’a bu mert tutumlarınız nedeniyle ayrıca içtenlikle teşekkür ederim.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
