Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

CHP’nin konferans davetlisi İHH’dan Suriye dosyası: Gericilerin gözü Suriye pastasında

CHP’nin geçtiğimiz hafta sonu düzenlediği Demokrasi ve Toplumsal Barış Konferansı’na temsilci gönderen İHH adlı gerici vakıf, Suriye’ye ilişkin bir dosya hazırladı. Suriye’de 2011’den bu yana yaşanan gerçeklerin baştan aşağı tahrif edildiği dosya, emperyalizm destekli cihatçı iktidarını “devrim” olarak tanımladı.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 04.02.2026 , 12:41 Güncelleme Tarihi: 04.02.2026 , 21:49

Suriye’nin 2011 yılından itibaren maruz kaldığı, doğrudan emperyalist merkezlerin desteklediği ve silahlandırdığı cihatçı çetelerin saldırısı, 2024’te başarıya ulaşmış, El Kaide artığı Şara’ya ve örgütü HTŞ’ye Suriye’deki merkezi iktidar teslim edilmişti.

Bu teslim işleminin başında ABD, İngiltere, İsrail ve AKP iktidarı yer alırken, bu koalisyonun başarısı sonrası en kazançlı ülke İsrail olmuştu.

Şara, iktidarı aldıktan kısa süre sonra, yıllardır İsrail’e karşı Filistin direniş örgütlerine ev sahipliği yapan ülkeden ilk olarak Filistin direniş örgütlerini çıkarma kararı almıştı.

Bu kararla da yetinmeyen Şara, İsrail’in fiili olarak Suriye’deki işgal bölgelerini genişletmesine sessiz kalmış, İsrail saldırganlığına karşı tek bir mermi atmamıştı.

Kısa süre önce İsrail ile bir de askeri ve istihbari işbirliği anlaşması imzalayan Şara, Suriye’deki İsrail etkisini çeşitli başlıklarda garanti altına almıştı.

Şara’nın bu performansı, yıllarca ülkemiz üzerinden Suriye’deki cihatçılara her türlü desteği veren gericilerde “gözleri kapama” refleksini tetiklemiş görünüyor.

İHH İnsani Yardım Vakfı, Cihannüma Derneği ve Dijital Hafıza Derneği tarafından hazırlanan rapor bunun en net kanıtlarından biri.

Suriye gerçeklerini tahrif raporu

Başından bu yana Suriye’deki emperyalizm destekli cihatçı çetelerin yanında yer alan İHH’nın ve Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in kurucusu olduğu Cihannüma adlı gerici derneğin öncülüğünde hazırlanan rapor, baştan aşağı Suriye gerçeklerini tahrif etme amacı taşırken, bunu da oldukça sığ şekilde yapıyor.

Cihatçıların ABD, İngiltere ve İsrail patentli bir operasyonla iktidara taşınmasını “devrim” olarak tanımlayan rapor, yıllardır ABD ve İsrail silahlarıyla “cihat” yaptığını iddia eden çetelerin sistematik katliamlarını, kafa kesme görüntülerini ise “Rejimin uyguladığı sistematik şiddet, Suriye halkını meşru müdafaa çerçevesinde silahlı mücadeleye yöneltmiştir” diye çarpıtmaya girişiyor.

İdlib’de yıllarca cihatçı çetelerin yatağı olan bölgeyi “devrimci grupların merkezi” olarak tanımlayan rapor, bölgenin ele geçirilir geçirilmez şeriat kurallarının uygulanmasını ve ilk olarak kadınların giyimine müdahale edilmesini ise tabii ki es geçiyor.

Raporun çarpıcı noktalarından biri “devrimin” nasıl gerçekleştiğini anlattıkları bölüm oluşturuyor:

“Bölgesel ve küresel dengelerde yaşanan değişimler (Rusya–Ukrayna savaşı ve İsrail–Hizbullah gerilimi), 2025 yılı itibarıyla devrimin başarıya ulaşması için elverişli bir zemin oluşturmuştur. Bu çerçevede 2025 yılı, devrimin “tahrir ve yönetimi üstlenme” aşamasına geçtiği tarihsel bir eşik olarak değerlendirilmektedir.”

Evet, İsrail tüm bölgeye ateş saçtı, İran’ı, Filistin’i, Lübnan’ı hedef aldı, üstüne de emperyalistlerin Ukrayna üzerinden kurdukları tahkimat hattı işimize yaradı diyor rapor, açıklıkla. Sonra da devrim diyor, kim kabul ederse diye…

Mezhepçilik akıyor ama...

Rapor “Suriye toplumunun yaklaşık %85’i Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat anlayışına mensup olup, devrimle birlikte uzun yıllar süren baskı döneminin sona ermesi, İslami faaliyetlerde ve toplumsal dayanışmada belirgin bir canlanmaya yol açmıştır” deyip, “Devletin hiçbir önemli yapısı tek bir azınlığa bırakılmamalıdır” önerisinde bulunup bir yandan da hiç inanmadığı halde “mezhepsel gerilim yaratılmamalı” tavsiyelerine yer veriyor, büyük bir ikiyüzlülükle.

Suriye’de cihatçıların iktidara geldiği günden bu yana Aleviler başta olmak üzere halkların katliam ve cinayetlerle hedef alınmasına ise tek bir cümleyle dahi değinilmiyor.

Gericilerin pasta iştahı

Rapor bölgedeki pasta kapma sevdasını da yansıtmasa olmazdı. 

Suriye’nin cihatçıların eline geçmesinde büyük katkısı olduğunu düşünen gerici vakıfların, “Geçiş dönemindeki Suriye yönetimleri ve ev sahibi ülkeler, STK’lara daha geniş operasyonel özerklik tanıyan, kayıt ve izin süreçlerini sadeleştiren ve siyasi müdahalelerden koruyan düzenlemeleri hayata geçirmelidir. Kayıt ve izin süreçleri sadeleştirilmelidir. Türkiye merkezli STK’lar, kendi çalışma alanlarını Suriye’ye taşıyarak kalıcı Suriye birimleri kurmalı ve sahadaki yerel aktörlerle eşit ortaklıklar geliştirmelidir” önerilerini bu kapsamda değerlendirmek mümkün.

Buna ek olarak, “Türkiye–Suriye arasında yeniden inşa ve ekonomik iş birliği çerçeve anlaşması hayata geçirilmelidir. …Türkiye’nin rolü tek aktör değil; kolaylaştırıcı ve çok taraflı iş birliklerini güçlendiren bir çerçevede tanımlanmalıdır” vurgusu da bu bağlamda görülmeli.

CHP'nin çağrısı ve gerçekler

soL'da bugün CHP'nin düzenlediği konferansa İHH'nın davet edilmesinin ne anlama geldiği değerlendirilmişti.

Başından bu yana Suriye'de cihatçı çeteleri destekleyen bir vakfın, hazırladığı rapor da ortadayken, CHP'nin "Yurtta Barış, Dünyada Barış" temalı panelinde konuşması gerçekten manidar.

Sonuç olarak yanı başımızda El Kaide artığı bir örgüt olan HTŞ'nin siyasi iktidarda bulunduğu bir ülke var.

Bu rapor da CHP'nin İHH daveti de emperyalizm eliyle palazlandırılan, bölgede İsrail'in ve ABD'nin önünü açan HTŞ'yi meşrulaştırmaktan başka bir işe yaramıyor.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.