Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Cezayir'den Sahel hamlesi: Yarım asır sonra yapılan ilk askeri konuşlandırmanın arkasında ne var?

Fransa ve ABD'nin askeri varlığını sonlandırdığı Nijer'de bu kez Cezayir ordusu konuşlanmaya hazırlanıyor. Cezayir parlamentosu, ülkenin 1973'ten bu yana ilk yurt dışı asker konuşlandırmasına onay verdi. Resmi gerekçe enerji yatırımlarını korumak. Karar, Sahel'de Batılı güçlerin gerilemesi, Rusya'nın artan rolü ve bölge ülkelerinin yeni güvenlik arayışlarıyla birlikte okunmalı.

Can Kuyumcuoğlu

Yayın Tarihi: 29.10.2026 , 09:04

Fransa’nın askerlerini çektiği, Rusya’nın etkisini artırdığı, bölge ülkelerinin kendi güvenlik ittifaklarını kurmaya çalıştığı Sahel’de yeni bir askeri hamle gündemde. Cezayir, yarım yüzyılı aşkın süredir ilk kez sınırlarının ötesine asker göndermeye hazırlanıyor.

Cezayir, Nijer'in kuzeyindeki Madama bölgesine asker gönderme kararı aldı. Ülke parlamentosunun iki kanadı, 25 Ekim'de yapılan oylamalarda, Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun'un asker konuşlandırılması yönündeki kararını onayladı. Bu adım hayata geçirildiğinde Cezayir'in 1973'ten bu yana ilk yurt dışı asker konuşlandırması olacak.

Cezayirli yetkililer, askerlerin sayısını ve görevin ne zaman başlayacağını henüz açıklamadı. Kararın ilan edildiği sırada askerlerin resmen konuşlandırılmadığı bildirildi. Ancak Nijer'de askeri yönetimin üst düzey isimlerinin Madama'daki üs ve konuşlanma hazırlıkları konusunda görüşmeler yürüttüğü aktarıldı.

Cezayirli Senatör Belkacem Boulghiti, askerlerin savaşmak için değil, Cezayir'in ekonomik ve stratejik çıkarlarını, özellikle de ülkedeki petrol tesislerini korumak için gönderileceğini söyledi. Cezayir Cumhurbaşkanlığı da kararın Nijer yönetiminin talebi üzerine, iki ülkenin ortak enerji ve ekonomik çıkarlarını korumak amacıyla alındığını duyurdu.

Ancak kararın önemi, açıklanan görev tanımıyla sınırlı değil. Cezayir'in uzun yıllardır sınırlarının ötesinde askeri müdahaleye mesafeli yaklaşımı, Sahel'de değişen güvenlik dengeleri ve bölgedeki enerji projeleri, bu adımı daha geniş bir çerçevede değerlendirmeyi gerektiriyor.

Eski bir Fransız üssüne Cezayir ordusu

Askerlerin konuşlandırılması planlanan Madama, Nijer'in kuzeyinde, Libya sınırına yakın bir bölgede bulunuyor. Burası, Fransa'nın Sahel'deki askeri operasyonlarından Barkhane sırasında kullandığı eski üslerden biri.

Konuşlanma yeri bu nedenle dikkat çekici. Fransa, Nijer'deki askerlerini 2023 sonunda ülkeden çekti. ABD de Nijer'deki askeri varlığını 2024'te sonlandırdı. Böylece Nijer, uzun yıllar boyunca Batılı güçlerin "terörle mücadele" ve "bölgesel güvenlik" operasyonları açısından önemli merkezlerinden biri olma niteliğini kaybetti.

Fransa'nın çekilmesi, Nijer'deki askeri yönetimin Paris'le ilişkileri koparmasının ve askeri işbirliğini sona erdirmesinin ardından gerçekleşti. ABD'nin çekilmesi de Nijer yönetiminin Washington'la güvenlik anlaşmasını sona erdirme kararını izledi.

Bu gelişmeler, Sahel'deki güvenlik mimarisinde önemli bir değişime işaret ediyor. Ancak Batılı askerlerin ayrılması, bölgedeki güvenlik sorunlarının sona erdiği anlamına gelmedi. Nijer, Mali ve Burkina Faso'da El Kaide ve IŞİD bağlantılı silahlı örgütlerin saldırıları sürerken orduların kapasitesi, sınır güvenliği ve devlet otoritesinin sağlanması temel sorunlar olmaya devam ediyor.

Cezayir'in Madama'ya asker gönderme kararı, bu koşullarda komşu bir devletin doğrudan askeri varlık göstermeye hazırlanması anlamına geliyor. Bununla birlikte, eski Fransız üssüne konuşlanma kararı tek başına Cezayir'in Fransa'nın bölgedeki rolünü devraldığı sonucunu doğurmuyor. Askerlerin sayısı, görev süresi, operasyonel yetkileri ve Nijer ordusuyla ilişkileri açıklanmadığı için konuşlandırmanın kapsamı henüz net değil.

Fransa'nın çekilmeden önce Sahel'deki askeri varlığı, bölgedeki askeri üsleri ve operasyon alanları.

Askerlerin koruyacağı çıkarlar: Petrol ve doğalgaz hattı

Cezayir'in Nijer'deki başlıca ekonomik çıkarlarından biri enerji sektöründe bulunuyor. Cezayir devlet enerji şirketi Sonatrach, Nijer'de petrol arama ve üretim faaliyetleri yürütüyor. Şirketin uluslararası yatırımlarından biri, Cezayir sınırına yakın Kafra bölgesindeki petrol arama çalışmaları.

Reuters'ın aktardığı bilgilere göre Sonatrach, 2022'de Nijer'in petrol yönetimiyle Kafra bölgesinde üretim paylaşımına dayalı bir anlaşma imzalamıştı. Bölgede iki arama kuyusunda sırasıyla 168 milyon ve 100 milyon varil kanıtlanmış rezerv bulunduğu bildirilmişti.

Cezayir'in enerji alanındaki hedefleri petrol yatırımlarıyla sınırlı değil. Nijer, Nijerya'dan çıkarılacak doğalgazı Cezayir üzerinden uluslararası pazarlara, özellikle Avrupa'ya ulaştırması planlanan Sahra Ötesi Doğalgaz Boru Hattı'nın güzergâhında bulunuyor.

Yaklaşık 4 bin 300 kilometre uzunluğunda tasarlanan proje, Nijerya, Nijer ve Cezayir arasında enerji işbirliğini geliştirmeyi amaçlıyor. Projenin hayata geçirilmesi, Nijerya'nın gaz kaynaklarını Avrupa pazarına ulaştırırken Cezayir'in bölgesel enerji merkezi konumunu da güçlendirebilir.

Sonatrach, 2026'da hattın Cezayir bölümünün inşaat çalışmalarını başlattı. Nijer'den geçen bölümün inşaatına ise Nijer Petrol Bakanlığı'nın açıklamasına göre 2027'de başlanması planlanıyor.

Dolayısıyla enerji altyapısının korunması, Cezayir açısından yalnızca mevcut petrol yatırımlarının güvenliğiyle ilgili değil. Ülkenin uzun vadeli enerji stratejisi, bölgesel ekonomik ilişkileri ve Avrupa'ya gaz ihracatını çeşitlendirme hedefi de bu çıkarların parçası.

Bununla birlikte, asker gönderme kararının doğrudan boru hattının güvenliğini sağlamak üzere alındığı sonucuna varmamak gerekiyor. Cezayirli yetkililer görevin kapsamını genel olarak enerji ve ekonomik çıkarların korunması şeklinde açıkladı; askerlerin hangi tesisleri koruyacağına ilişkin ayrıntılı bir görev planı kamuoyuyla paylaşılmadı.

Nijerya'dan Nijer ve Cezayir üzerinden Avrupa'ya doğalgaz taşınmasını öngören Sahra Ötesi Doğalgaz Boru Hattı'nın planlanan güzergâhı.

Cezayir'in dış askeri müdahaleye mesafeli tutumu değişiyor mu?

Cezayir'in kararı, ülkenin askeri doktrinindeki değişim açısından da önem taşıyor.

Cezayir, bağımsızlığını kazandığı 1962'den bu yana egemenlik, içişlerine müdahale etmeme ve dış askeri müdahalelere karşı çıkma ilkelerini dış politikasının önemli unsurları arasında tuttu. Ülkenin silahlı kuvvetleri yurt dışındaki operasyonlara katılma konusunda son derece sınırlı bir geçmişe sahip.

Cezayir ordusu, 1973 Arap-İsrail Savaşı sırasında Mısır'a destek amacıyla asker göndermişti. Nijer'e gönderilmesi planlanan birlikler, bu tarihten bu yana ilk yurt dışı asker konuşlandırması olacak.

Bununla birlikte, yurt dışında asker bulundurma seçeneği Cezayir'in hukuk sisteminde bütünüyle yeni değil. 2020'de yapılan anayasa değişikliği, ordunun ülke dışında görevlendirilmesine ilişkin koşulları düzenledi. Anayasa'nın 91. maddesi, cumhurbaşkanının yurt dışına asker gönderme kararının parlamentonun her iki kanadında üçte iki çoğunlukla onaylanmasını öngörüyor.

Nijer kararı bu anayasal prosedür üzerinden ilerledi. Cezayir yönetimi, görevi savaş yürütmekten ziyade ekonomik altyapıyı korumakla gerekçelendiriyor. Ancak bu ayrım, kararın ülkenin geleneksel dış politika yaklaşımı açısından taşıdığı önemi ortadan kaldırmıyor.

Buradaki temel soru, Cezayir'in bu konuşlandırmayı sınırlı ve belirli bir ekonomik hedefe bağlı bir görev olarak mı tutacağı, yoksa Sahel'deki güvenlik meselelerinde daha doğrudan askeri rol üstlenmesinin önünü mü açacağı. 

Nijer'de darbe sonrası değişen ilişkiler

Cezayir'in Nijer'e asker gönderme kararı, iki ülke arasındaki ilişkilerin son yıllarda geçirdiği değişimden ayrı düşünülemez.

Nijer'de Temmuz 2023'te Cumhurbaşkanı Muhammed Bazum'u deviren askeri darbenin ardından iktidara General Abdourahamane Tiani liderliğindeki yönetim geldi. Cezayir, darbeyi başlangıçta kınadı. İki ülke arasındaki ilişkiler bu süreçte gerildi.

Gerilim, Nisan 2025'te Cezayir ordusunun sınır yakınında bir Mali insansız hava aracını düşürmesiyle daha da büyüdü. Mali, Nijer ve Burkina Faso, Cezayir'le yaşanan diplomatik kriz sırasında büyükelçilerini geri çağırdı. Üç ülke, Sahel Devletleri İttifakı (AES) çatısı altında yakınlaşırken Cezayir'le ilişkiler bozuldu.

Ancak 2026 boyunca Cezayir ve Nijer arasında yeni bir yakınlaşma yaşandı. Nijer Cumhurbaşkanı Tiani'nin şubat ayında Cezayir'i ziyaret etmesi, iki ülke arasındaki temasların yeniden yoğunlaşmasının işaretlerinden biri oldu.

Ağustos ayında Nijer'de askeri yönetime karşı bir isyan girişiminin bastırılmasının ardından Cezayir yönetimi Nijer'e destek verdi. Cezayir'in askeri uçak ve helikopterlerle sağladığı destek, iki ülke arasındaki güvenlik işbirliğinin güçlendiğini gösterdi. Ekim ayında Nijer Savunma Bakanı Salifou Modi'nin Cezayir ziyareti sırasında askeri işbirliği protokolü imzalandığı bildirildi.

Bu yakınlaşma, Cezayir'in yalnızca kendi sınırlarını korumaya odaklanan bir yaklaşımın ötesine geçerek komşu ülkelerin güvenlik düzenlemelerinde daha etkin bir rol aradığını düşündürüyor. Ancak bu yönelimin kalıcı bir bölgesel askeri stratejiye dönüşüp dönüşmeyeceği henüz belirsiz.

Cezayir'in Nijer'e askeri desteği, iki ülke arasındaki güvenlik işbirliğinin derinleştiği bir dönemde gündeme geldi.

Fransa'nın gerilemesi, Rusya'nın yükselişi ve yeni güvenlik düzeni

Sahel'deki askeri ve siyasi dönüşüm, yalnızca Cezayir ile Nijer arasındaki ilişkilerden ibaret değil.

Nijer, Mali ve Burkina Faso'daki askeri yönetimler, Fransa'yla ilişkilerini koparırken Rusya'yla güvenlik işbirliğini geliştirdi. Rusya'nın Afrika Kolordusu (Africa Corps), bölgede eğitim, askeri danışmanlık ve çeşitli güvenlik faaliyetlerinde rol üstleniyor.

Nijer'de Ağustos 2026'da yaşanan isyan girişiminin bastırılmasında Rus unsurlarının rol oynadığı biliniyor. Bu gelişme, Rusya'nın bölgedeki askeri varlığının yalnızca silah tedariki ve eğitimle sınırlı kalmadığına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme getirmişti.

Öte yandan Mali, Nijer ve Burkina Faso, Sahel Devletleri İttifakı üzerinden ortak güvenlik mekanizmaları geliştirmeye çalışıyor. 2025 sonunda başlatılan ortak kuvvet girişimi, bu ülkelerin sınır aşan silahlı örgütlerle mücadelede kendi askeri kapasitelerini birleştirme arayışının ürünü.

Bu tablo, Sahel'de Batılı güçlerin yerini tek bir aktörün aldığı basit bir değişimden daha karmaşık bir sürece işaret ediyor. Bölge devletleri kendi güvenlik yapılarını güçlendirmeye çalışırken Rusya gibi dış ortaklardan destek alıyor; Cezayir ise komşu ülkelerdeki gelişmelerin kendi sınırlarına ve ekonomik çıkarlarına etkisini azaltmaya çalışıyor.

Cezayir'in Nijer'e asker göndermesi, bu yeni düzende kendisine ayrı bir yer açma girişimi olarak değerlendirilebilir. Ülkenin Rusya'yla askeri ilişkileri bulunmakla birlikte, Cezayir'in Nijer'deki rolünü doğrudan Moskova'nın bölgesel politikasının uzantısı olarak ele almak güç. Cezayir'in kendi güvenlik kaygıları, enerji yatırımları ve bölgesel nüfuz arayışı bu kararda belirleyici unsurlar arasında.

Nijer'in kuzeyindeki Madama, Fransa'nın Sahel'deki askeri operasyonları sırasında kullandığı üslerden biriydi. Cezayir'in bölgeye asker gönderme kararı, Sahel'de değişen askeri dengeler açısından önem taşıyor.

soL'un dört kez sansürlenen X hesabını takip ederek yaygınlaştırabilirsiniz.

soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.