Breadcrumb
Bütçe’de emeğin adı yok: ‘Ağırlıklı olarak yük emekçilerin sırtına binecek’
Yayın Tarihi: 06.10.2023 , 23:52 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:10
Her yıl Meclis’te düzenlenen Bütçe ve ekonomiye ilişkin hedef ve politikaların yer aldığı 2024-2026 dönemini kapsayan üç yıllık Orta Vadeli Program’a (OVP) bakarak “Bu bütçe kimin bütçesi?” sorusunu sorduğumuzda karşımıza çıkan yanıtlar sermayeyi işaret ediyor. Emekçinin, emeğin adının olmadığı bu seneki bütçeyle, 2024’e ilişkin program verilerini karşılaştırdığımızda 2024 bütçesinde de emeğe ve emekçiye düşen payın ancak daha da yük bindirmek olduğunu görüyoruz.
“OVP'de gizli seçim planı: 1,1 trilyonluk ek bütçeye 1 trilyonluk ek” haberimizde İktisatçı Prof. Dr. Aziz Konukman’la 1,1 trilyonluk ek bütçeye nasıl 1 trilyonluk ek yapıldığını ortaya koymuştuk.
Şimdiyse sermayenin emekçinin sırtına bindirilen vergi yüküyle nasıl palazlandığını mercek altına aldık.
İktisatçı Prof. Dr. Aziz Konukman, OVP’lerin uzun zamandır üç yıllık bir yol haritası olmaktan uzaklaştığını soL’a şöyle anlattı:
“Üç yıllık düzenlenen OVP’lerin ikinci ve üçüncü yıllara ilişkin tahminleri önceki verilerle hiçbir şekilde örtüşmüyor. Bu sebeple de son iki yılı da kapsayan bir analizin yapılması anlamlı değil.
OVP’deki ilk yılın da örtüştüğünü söyleyemeyiz ama buradaki önemli nokta iktidarın bir yıl sonrası için belirlediği niyeti görmek. Dolayısıyla OVP’nin 2025 ve 2026 yılı hedeflerini incelemeyip iktidarın niyetini analiz etmek için sadece 2024 yılı ve içinde bulunulan 2023’ün gerçekleşme tahminlerini ele almak sağlıklı olan.”
Bu kimin bütçesi?
2024’ün merkezi yönetim bütçe öngörülerine baktığımızda tıpkı 2023 yılı bütçesinde olduğu gibi bütçenin sermaye lehine olduğunu görüyoruz. Bunu değerlendirirken iki noktaya bakıyoruz: birincisi vergi harcamalarını incelemek, ikincisiyse doğrudan bütçe kalemlerine bakmak.
İlk yol yani vergi harcamalarına baktığımızda, ağırlık olarak sermayeye yönelik teşvik unsurları olduğu göze çarpıyor. Konukman burada, “Bütçe dahil tüm bu düzenlemelerin gerektirdiği kamu kaynak tahsislerinin hemen hemen hepsi sermayenin lehine düzenlenmektedir. Bu sınıfsal tercih nedeniyle, bu süreçlerde artık emeğin adı yok. Sınıfsal tercihin ne yönde yapıldığını bütçe teklifinin bağlı cetvelleri arasına sıkıştırılmış olan daha önce sözü edilen üç yıllık vergi harcaması öngörüleri çok açık bir şekilde ortaya koymaktadır” değerlendirmesini yaptı.
2023 bütçesinde muafiyet ve istisnalar nedeniyle vazgeçilen vergi harcaması tutarı 994,4 milyar lira düzeyinde. Konukman, “OVP’deki tabloda 2024 bütçe program verileri yani öngörüleri incelendiğinde 2024 yılında da 2023’te olduğu gibi bütçenin yine sermayeden yana olduğunu görülüyor” değerlendirmesi yaptı. Bu eğilimin uzun süredir görüldüğünü de eklerken şunları söyledi:
“Bunu anlamanın birinci yolu sermayeden almadığı, toplamadığı vergileri tespit etmekten geçer. Bu yılki öngörülen vergi harcama tutarı 2024 bütçesi bütçe kanun teklifi Meclis’e sunulduğunda görülecek. Bu tutarın 2023'teki düzeyi daha önceki röportajda 1 trilyona yakın olduğunu ve ağırlıklı olarak da bundan sermayenin yararlandığını ifade etmiştik. Gelecek yılın tutarının ne kadar öngörüldüğünüyse 2024 bütçe kanun teklifi Meclis’e geldiğinde öğrenebileceğiz. Ancak geçen yılki bütçe kanun teklifinde 2024 için öngörülen rakam 1 trilyon 228,1 milyar.”
OVP’de 2024 için öngörülen genel bütçe vergi geliri büyük bir artışla 7,4 trilyon olarak yer aldı. Konukman bu rakamın daha da yukarı çıkabileceğine işaret etti.
Konukman şu hesaplamayı yaptı:
“Geçen seneki bütçe kanun teklifinde vergi harcamaları tutarı 2024’teki toplanacak vergilerin (4 trilyon) yüzde 30,5’si tutarında belirlenerek 1,2 trilyonluk vergi harcaması öngörüsü yapılmış. Bu oran şimdi geçerli olursa yeni hazırlanacak 2024 yılı bütçesinde 1,2 trilyon vergi harcaması öngörüsü 2,2 trilyona yükseliyor.”
13. maddeye ilişkin neden hiçbir sonuç açıklanmıyor?
Konukman burada, OVP’lerde Kamu Maliyesi bölümünde bulunan 13. Maddeye dikkat çekti. Maddede, “Vergi harcamaları gözden geçirilecek, etkin olmayan istisna, muafiyet ve indirimler kaldırılacaktır” ibaresi yer alıyor.
Konukman maddenin hiçbir şekilde uygulanmamasına dikkat çekti:
“Vergi harcamalarına yönelik bu tedbir tüm OVP’lerde var ama bugüne kadar bununla ilgili hiçbir sonuç açıklanmadı. Bir kez bile açıklanmayan bu muafiyet her nedense her yıl vergi harcamalarıyla ilgili öngörülen tutarlar her yıl yükseltiliyor. Geçen yıl vergi harcama tutarına ilişkin öngörü 1,2 trilyondu, fakat 2022 yılında yayımlanan OVP’de 2023 yılına ilişkin öngörü 994 milyardı. Teşviklerin verilme sebebi ihracat artsın, istihdam artsın diye. Fakat bunların sonuçları açıklanmıyor. Benim iddiam şu: bu vazgeçilen vergiler yandaşlardan alınmayan vergilerdir. Bunun sonuçları açıklansa eğer, rakamlar düşer fakat bu yapılmıyor.”
‘Ağırlıklı olarak yük emekçilerin sırtına binecek’
Kaynakların kimin için kullanıldığını öğrenmenin bir diğer yönüyse bütçe kalemlerine bakmaktan geçiyor. Cari transferlerde 2023 yılının ek bütçe dahil başlangıç ödeneği 1,9 trilyonken 2024 yılının OVP’sinde programın cari transfer kaleminin 4,2 trilyona çıktığını görüyoruz.
Konukman burada OVP tablolarına yönelik bir düzetme yapmanın önemine dikkat çekerek şunları söylüyor:
“Doğru bir hesaplama ve analiz yapabilmemiz için OVP’deki tabloda bir değişiklik yapılması gerekir. Çünkü 2023’ün gerçekleşme tahminiyle 2024 programını kıyaslamak bizi doğru sonuca götürmez. 2023’ün ek bütçe dahil başlangıç ödeneğiyle 2024’ün programını kıyaslarsak tüm bütçe kalemlerinin patladığını görürüz.”
Buna göre 4 ayda seçime yönelik harcamaların artacağı ve 2024 bütçesinin de tıpkı Meclis’in onayladığı 2023 bütçesindeki gibi sermayeyi yakından ilgilendirecek kalemlerde büyük bir artış olacağı değerlendirmesini yaptı.
Konukman burada da “seçim rüşvetleri” iddiasını sürdürdü ve şu değerlendirmeyi yaptı:
“2024’te hem 2023’ün son 4 ayından gelecek seçim rüşvetleri var hem de 2024’ün bütçe büyüklükleri 2023’e göre OVP’de belirtilenden daha fazla olacağı için burada da seçime yönelik ciddi harcamalar olacak.”
Konukman’ın dikkat çektiği bir diğer noktaysa emekçinin sırtına yüklenecek yükün giderek büyüyecek olması:
“Vergiler bu haliyle gerçekleşme tahmini üzerinden hesaplansa bile 2024 yılında yüzde 72,1 vergi artışı olacağına işaret ediyor. Bu emek cephesini iki açıdan zarara sokuyor. Birincisi gelir vergilerinin getireceği yük artacak, ikincisi KDV ve ÖTV gibi dolaylı vergilerin getireceği yük büyüyecek. Her ikisini de ağırlıklı olarak emekçiler yüklenecek.”
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
