Sayfa yolu
Bursa'da su krizi: Barajlar kurudu, şirketler gasp etti, planlama yapılmadı...
Bursa'nın ana su kaynağı Doğancı ve Nilüfer barajlarının son durumu. (Fotoğraf: Fatih Çapkın / AA)
Yayın Tarihi: 23.10.2025 , 00:00 Güncelleme Tarihi: 23.10.2025 , 11:06
Yıldırım, Nilüfer, Osmangazi, Gürsu, Kestel ilçeleri ile Mudanya ilçesinin bir kısmına su sağlayan 60 milyon metreküp kapasiteli Nilüfer ve 125 milyon metreküp kapasiteli Doğancı barajlarında su kalmadı.
28 Eylül'de yüzde 2,33 olan doluluk ortalaması 12 Ekim'de yüzde 0,49, 15 Ekim'de ise yüzde 0,15 olarak kayıtlara geçti. 17 Ekim itibarıyla da barajların doluluk oranı yüzde 0 olarak ölçüldü.
Söz konusu ilçelerin günlük 400 ila 500 bin metreküp arasında değişen ihtiyacı, Bursa'daki bir diğer su kaynağı olan Çınarcık Barajı'ndan karşılanmaya çalışıyor. Fakat barajdan alınan günlük 100 bin metreküp su ve bunun yanı sıra pınarlar ve kuyulardan temin edilmeye çalışılan su, ihtiyacı karşılamıyor.
Bu nedenle Bursa Büyükşehir Belediyesi iştiraki Bursa Su ve Kanalizasyon İdaresi (BUSKİ) 1 Ekim'den beri günde 12 saatlik planlı su kesintileri uyguluyor. Fakat bu da soruna çözüm olmuyor. Çünkü su tasarrufu için yurttaşların kullanımına değil, sorunun asıl kaynaklarına bakmak gerekiyor.
Hatta bundan yaklaşık 15 yıl önce yerel bir gazetede çıkan bir habere...
Şirketler su kaynaklarına çöreklendi
19 Mayıs 2010 tarihinde Bursa'nın yerel gazetelerinden Kestel Yöre'de "Değişik Karar" başlıklı bir haber yayımlandı. Haberi kaleme alan kişi Ramazan Kestane'ydi.
O dönemde Bursa'nın merkezi ilçelerinde günümüzdeki kadar su sıkıntısı yoktu, fakat zengin su kaynaklarına sahip olan şehrin köylerinde susuzluk başlamış, hatta tankerlerle çeşitli bölgelere su taşınmaya başlanmıştı.
Söz konusu haberden yaklaşık dört ay önce Kestane'nin eline bir harita geçti. Bu harita "definelerin" değil, şirketlerin kaçak olarak kullandığı su kaynakların yerlerini gösteriyordu.

O dönemde Nestle Water Gıda ve Meşrubat A.Ş, Erikli firmasının yüzde 51'lik hissesini satın almıştı. Bahse konu haritada ise Nestle'ye ait su fabrikasının İl Özel İdaresi'nden kiraladığı üç su kaynağının yanı sıra kaçak olarak faydalandığı diğer 26 kaynak işaretlenmişti.
Su zengini şehirde su sorunu yaşanıyordu, diğer tarafta ise şirketler çıkarları için su kaynaklarına çörekleniyordu. Kestane de eline geçen haritada üzerinden kaynakları tespit etti ve bu kaynakların kaçak şekilde kullanıldığını doğruladı.
Bundan sonra ne mi oldu? soL'a konuşan Kestane'nin aktardığına göre haberin yayımlanmasının ardından önce rüşvet teklifleri, ardından tehditler gelmeye başladı.
Devamında ise Nestle ve Erikli tarafından onlarca ihtarname çekildi, noter aracılığıyla tekzip yayımlanması talep edildi. Söz konusu talep karşılanmadığında da mahkeme aracılılığıyla tekzip yayımlanmasına yönelik karar verildi.
Sonraki yıllarda da gündeme geldi, rüşvet iddiası basına yansıdı
Ancak Erikli'nin kaçak su kaynağı kullandığına dair haberler bununla da sınırlı değil. Sonraki yıllarda yine Erikli ve kullandığı kaçak kaynaklara dair iddialar haberlere konu oldu.
Fakat bu sefer haberlerde dikkat çekici bir değişiklik vardı. 26 kaçak kaynaktan değil, 100'ü aşkın kaçak kaynaktan bahsediliyordu.
Hatta Cemaat'in darbe girişiminin ardından "FETÖ" üyesi olduğu iddiasıyla tutuklanan dönemin Bursa Valisi Şahabettin Harput ve beraberindeki bürokratların da adı anılmaya başlanmıştı.
O dönem yapılan haberlerde Harput'un rüşvet karşılığında Erikli'nin kaçak olarak kullandığı su kaynaklarını gözardı ettiği öne sürülüyordu.

'Krizin en önemli faktörü iklim değişikliği değil'
Fakat günümüzde yaşanan su krizinin tek nedeni fabrikaların kullanımına ayrılan veya şirketlerin ele geçirdiği su kaynakları değil.
soL’a konuşan Su Politikaları Derneği Başkanı Dursun Yıldız da krizin plansızlık nedeniyle yaşandığına dikkat çekiyor, en önemli faktörün iklim değişikliği olmadığını vurguluyor.
Havza ölçeğinde gelişmemiş, katılımcı ve şeffaf olmayan su politikasına işaret eden Yıldız, yaşananların suyun iyi yönetilmemesinden kaynaklandığını belirtiyor:
Barajlardaki suyun boşalması, genellikle sadece arz yönetimini yani ihtiyacı karşılamak için yeterli planlama yapılmaması ve talebin yönetilmemesinden kaynaklanmakta. Süreci böyle tanımlarsak doğrusunu bulma veya hedefe ulaşıp tekrar yanlışlarımızı düzeltme imkânı önümüzde belirir. Aksi takdirde Türkiye su yönetiminde bir çevrim içerisine girer ve bu çevrimden özellikle kırılganlığı hala devam eden bir su yönetimi anlayışı kamu hizmeti anlayışından uzaklaşarak çıkar.
Su şehri susuz kaldı: Krizin nedeni sadece planlama eksikliği mi?
Evet, Bursa'da yaşanan krizin en büyük nedenlerinden biri plansız su politikası.
Fakat soL'a konuşan çeşitli yerel kaynaklar, yıllar önce sadece bir şirketin 100'ü aşkın su kaynağını kaçak şekilde kullandığını hatırlatıyor. Söz konusu haberlerin üzerinden geçen zaman ve bölgede faaliyet gösteren diğer şirketler de hesaba katıldığında, günümüzdeki tablonun daha vahim olduğuna dair yorumlar yapılıyor.
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in yaptığı son açıklama da bu tahmini doğrular nitelikte. Su krizini aşmaya yönelik planlarını anlatan Bozbey, "Kaçak sanayi bölgeleri veya ovada bulunan sanayilerle ilgili çalışmalarımız devam ediyor" diyerek şirketlerin kaçak su kullanımına dikkat çekiyor.
Söz konusu açıklamasında, "kayıp-kaçak" oranı hakkında da dikkat çekici bir veri paylaşıyor ve "Kayıp-kaçak oranlarını düşürmek için çalışıyoruz. Hala birçok ilçemizde kayıp kaçak oranları yüzde 50’ler seviyesinde" diyor Bozbey. Tabii ki bu oranın içinde şebeke sızıntıları, depolardaki kaçaklar gibi etkenler de var, ancak izinsiz su kullanımı da "kayıp-kaçak su" şeklinde kayda geçiyor. Kayıp-kaçak suyun ne kadarının izinsiz su kullanımından kaynaklı olduğu ise biliniyor.
Ama bununla da bitmiyor. Her ne kadar kanunlar nezdinde yasal olsa da başka bir konu daha var: Kaçak kullanımlar bir yana Bursa'da çok sayıda ambajlı su şirketi de faaliyet gösteriyor. Bursa halkı susuzluk çekerken, "suyun başını tutan" kimi patronlar ise şişeleyerek ülkenin dört bir yanına sattıkları Bursa suyundan büyük karlar elde ediyor.
İşte Bursa'nın su krizi: Kuruyan barajlar, haftalardır süren kesintiler, kaynaklara çöreklenen şirketler, rüşvet yiyerek gözünü kapatanlar, yapılmayan planlar, topu önceki yönetime atanlar, susuz kalan Bursa'nın suyunu satanlar...
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.