Sayfa yolu
Bürokraside 'klik' savaşları: Adalet ve İçişleri Bakanlığı'nda yeni kadrolaşma ne anlatıyor?
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 24.02.2026 , 16:00
Adalet ve İçişleri Bakanlıklarındaki bakan yardımcılığı atamaları, bürokrasideki güç dengelerinin yeniden dağıtıldığını gösteriyor.
T24 yazarı Tolga Şardan, son yazısında bu atamaların arkasındaki "arkadaş zümrelerini", tasfiye edilen ekipleri ve giderayak sağlanan devlet imkanlarını kaleme aldı.
Adalet Bakanlığı’nda 'Gürlek' dönemi: Eski ekip dışarıda
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kabine değişikliğiyle Adalet Bakanlığı koltuğuna oturan Akın Gürlek, bakanlıktaki yardımcı kadrolarını da kendi ekibiyle yeniledi. Şardan’ın aktardığına göre, bu değişim sadece bir isim değişikliği değil, yargıdaki güç odaklarının yer değiştirmesi anlamına geliyor.
Şardan, eski Bakan Yardımcısı Mehmet Yılmaz ve HSK eski Başkanvekili Halil Koç gibi isimlerin yeni kararnamede "kadro dışı" kalmasını, Şaban Yılmaz ekibinin bakanlıktan tamamen tasfiye edildiği şeklinde yorumladı. Şaban Yılmaz-Akın Gürlek arasındaki ilişkiyi Şardan şöyle aktardı:
“Şaban Yılmaz ve Akın Gürlek aynı dönemde bakan yardımcısıydı. Şaban Yılmaz, Aralık 2020’den Ekim 2024’e kadar İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı yaparken, Mehmet Yılmaz da Başsavcı vekiliydi.
Sonra yargıda dengeler değişiverdi bir anda. Şaban Yılmaz, tıpkı şimdi olduğu gibi Adalet Bakanlığı’nı beklerken kendisini Yargıtay Üyesi olarak buldu. Şaban Yılmaz’ın yerine Adalet Bakan Yardımcısı Gürlek getirildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Mehmet Yılmaz da Adalet Bakan Yardımcısı oldu.
Gürlek’in, Çağlayan Adliyesi’ni yönetmeye başlamasıyla beraber İBB soruşturması başlatıldı. Bu soruşturmanın Yılmaz döneminden kaldığı bilgisi kulislere yansıdı o günlerde.
Sonuç olarak Gürlek, önce Şaban Yılmaz’ın yerine İstanbul’a gitti, ardından da Adalet Bakanı göreviyle Ankara’ya döndüğünde Mehmet Yılmaz bakan yardımcılığı koltuğuna veda etti.”
Atamalar sadece Ankara ile sınırlı kalmadı. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na getirilen Mehmet Beşir Güven gibi isimler "jet hızıyla" terfi ettirildi. Gürlek’in bakan olmasıyla birlikte görevden alınacağı iddiası kulislere yansıyan Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Gökhan Karaköse ise yerinde kaldı.
İçişleri’ndeki değişiklikler: Bakanlıkta 'Soylu' ve 'TÜRGEV' markajı
İçişleri Bakanlığı’nda Ali Yerlikaya döneminin ardından yaşanan yeni atamalar, AKP içindeki farklı güç odaklarının bakanlığı paylaşma çabası olarak yorumlandı.
Şardan, son kararnamenin perde arkasındaki "Soylu mirası", "cemaat-vakıf lobileri" ve giderayak sağlanan "kişisel kıyakları" da köşesine taşıdı.
Atamalarda en çok dikkat çeken isimlerden biri Hakkâri Valiliği’nden Bakan Yardımcılığı’na getirilen Ali Çelik oldu. Şardan’ın analizine göre, Çelik’in kariyer basamakları, eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu dönemindeki hızlı yükselişiyle paralellik gösteriyor. Çelik, Soylu’nun onayıyla İstihbarat Değerlendirme Analiz ve Koordinasyon Merkezi (İDAKOM) ve Emniyet Genel Müdür Yardımcılığı gibi kritik görevlerde bulundu. Bakan Yardımcılığı görevine getirilen Çelik’in Emniyet Genel Müdürlüğü’nden sorumlu olması halinde, Soylu’ya yakın isimlerin teşkilatta yeniden ağırlık kazanabileceği yazıda belirtiliyor.
Bakanlığın ilk kadın bakan yardımcısı olan Kübra Güran Yiğitbaşı’nın yükselişi ise sadece liyakat tartışmalarıyla değil, ailevi ve vakıf bağlarıyla da gündemde. Şardan, bu atamanın ardındaki üç ana etkeni şöyle sıralıyor:
- Yiğitbaşı’nın eski bir TÜRGEV yöneticisi olması.
- Babası Mehmet Güran’ın eski Personel Dairesi Başkanı olması ve kuzeninin Hacettepe Üniversitesi Rektörü olması.
- "Kızılcahamam Lobisi"nin bürokrasideki etkinliği.
Bakan yardımcılığı görevine getirilmesi sürpriz olan isimlerden Mehmet Cangir hem Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yakın arkadaşı hem de Bakan Mustafa Çiftçi ile 1996’da kaymakam adaylığından dönem arkadaşı. Ayrıca son olarak Türkiye Maarif Vakfı’nın yönetim kurulu üyesiydi. Şardan yazısında konudan “Cangir’in, Bakan Çiftçi’nin talebi sonrasında göreve getirildiği belirtiliyor” şeklinde bahsediyor.
Görevden alınan Bakan Yardımcısı Münir Karaloğlu’nun, son dakikada attığı bir imzayla kendisine mevzuatta öngörülen iki koruma yerine üç koruma polisi tahsis ettiği Şardan’ın yazısında yer alan iddialar arasında. Bakan Müşaviri Ergün Yolcu’nun kullanımında üç ayrı makam aracı olduğu; bu araçların Yolcu’nun kendisi, Göç İdaresi’nde çalışan eşi ve özel misafirleri için paylaştırıldığı ortaya çıktı.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.