Sayfa yolu
Boğaziçi Üniversitesi Rektörü'nden eylemdeki akademisyenlere yeni tehdit
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
soL - İstanbul
Yayın Tarihi: 07.07.2023 , 17:57 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Boğaziçi Üniversitesi akademisyenleri, iki yıldır AKP iktidarı tarafından rektör atanmasına ve üniversitedeki hak ihlallerine karşı Güney Kampüs'teki rektörlük binasına sırtlarını dönerek gerçekleştirdikleri eylemlerini sürdürüyor.
Üniversite rektörlüğü, Haziran ayı başında, akademisyenlerin söz konusu eylemini hedef alan bir açıklama yayınlamış ve eylemde yer alan akademisyenleri "adli ve idari işlemlere konu olmakla" tehdit etmişti.
Akademisyenler, rektörlüğün açıklamasından bir ay sonra bu sefer bizzat rektör Naci İnci tarafından hedef alındı.
İnci tarafından yapılan açıklamada, akademisyenlerin eylemi yeniden '2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu' kapsamında bir suç olarak tanımlandı ve eylemlere ilişkin bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezasının öngörüldüğü yinelendi.
Bununla birlikte, İnci, eylemdeki akademisyenleri, "idari yönden aylıktan kesme disiplin cezasıyla" tehdit etti.
İnci, açıklamasında, akademisyenlerin eyleminin, öğrencilerin Üniversiteyi tercih etme konusunda tereddüde düşmelerine neden olduğunu ve üniversitenin asli gayesi olan başarılı öğrenci adaylarını üniversiteye kazandırma çabalarını da sekteye uğrattığını öne sürdü.
İnci, bu gerekçelerle, Güney Kampüs meydanında sürdürülen eylem ve gösterilerin sonlandırılmasının ve toplanmaların mesai saatlerinin dışında ve Nafi Baba otopark alanında yapılması kararlaştırıldığını ifade etti.
İnci'nin açıklaması şöyle:
"Anayasa'nın 34'üncü ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 11'inci maddesinde toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı düzenlenmiş ve bu hakkın kullanımının yasayla düzenleneceği ve diğer belirli sebepler yanında kamu düzeni ve başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla sınırlandırılabileceği hususu açıkça hükme bağlanmıştır. Bu hükümlere koşut olarak yayımlanan 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nun "Yasak Yerler" başlığını taşıyan 22'nci maddesi uyarınca kamu hizmeti görülen bina ve tesislerde ve bunların eklentilerinde toplantı yapılamaz. Aynı Kanun'un 23'üncü maddesinde; 22'nci maddedeki yasaklara aykırı yapılan toplantı veya gösteri yürüyüşlerinin "Kanuna aykırı" sayılacağı, 28'inci maddesinde de Kanun'a aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşleri düzenleyen veya yönetenlerle bunların hareketlerine katılanların, fiil daha ağır bir cezayı gerektiren ayrı bir suç teşkil etmediği takdirde bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacağı hüküm altına alınmıştır.
Bu itibarla, 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu hükümlerine aykırı şekilde izin almaksızın ve yasak yerler kapsamındaki üniversite yerleşkesinde yapılan toplantı ve gösteri yürüyüşü kapsamındaki eylemlerin yasak ve suç kapsamında olduğu, devam etmekte olan bu eylemlere derhal son verilmesi gerektiği, aksi davranışların mevzuat çerçevesinde adli ve idari işlemlere konu olacağı hususu "kanunu bilmemek mazeret sayılmaz" temel hukuk ilkesine rağmen yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri hatırlatılarak, 01.06.2023 ve 129612 yazı ile duyurulmuş olmasına rağmen söz konusu hukuka aykırı eylemlerin sürdürüldüğü görülmüştür.
Öte yandan 2547 sayılı Yasa'nın 53-b.(3)/n maddesinde; "Görev yeri sınırları içerisinde herhangi bir yerin toplantı, tören ve benzeri amaçlarla izinsiz olarak kullanılmasına yardımcı olmak, bu yeri kullanmak veya kullandırmak" aylıktan kesme cezasını gerektiren haller arasında sayılmış olup yapılan yazılı bildirime rağmen kurumun belirlediği esaslara aykırı davranışın sürdürülmesi idari yönden aylıktan kesme disiplin cezasını da gerektirmektedir.
Üniversitemiz Güney Kampüsü meydanında uzun bir süredir kanuna aykırı olarak eylemler devam etmektedir. Bu durumun üniversitemizi tercih etmeyi düşünen öğrenci adaylarımız ve aileleri nezdinde sunduğumuz eğitim hizmeti ve kampüs alanları bakımından kargaşanın, politik kutuplaşmanın ve siyasi düşüncelere dayalı dışlamanın hâkim olduğu yönünde artan şekilde yanlış algılamalara neden olduğu anlaşılmaktadır. Özellikle üniversite tercih dönemlerinde üniversitemizin çeşitli birimlerine öğrenci adayları ve veliler tarafından yöneltilen kaygı temelli sorular önemli yoğunluğa ulaşmış ve bu durumun üniversitemize olan olumsuz yansımalarının artık sürdürülemez ve yönetilemez bir noktaya evirildiği gözlemlenmiştir. Toplantı ve gösteri yürüyüşü özgürlüğü demokratik toplumlarda en önemli bireysel ve örgütsel özellikler arasında yer alır. Şüphesiz bu özgürlüğün kullanımı, düşünce çeşitliliğinin besleyicisi ve bilimsel gelişmelerin kaynağı olan eğitim kurumları açısından ayrıca önem arz etmektedir. Buna karşılık üniversite binaları ve yerleşkeleri bütünüyle kamuya açık alanlardan olmayıp, kurum içi düzenin korunması açısından hususiyetler barındırmaktadır. Bu itibarla, üniversitelerde yürütülen faaliyetin kamu hizmeti niteliği taşıması, sürekli ve düzenli şekilde sunulma yükümlülüğü, yerleşkemizin somut koşulları, bu özgürlüğün üniversite alanındaki kullanımının özellik arz etmesine neden olmaktadır. Öte yandan, Kurumumuzun huzur ve sükûnuna dair yanlış bilgilendirmeler neticesinde gerçeğe aykırı şekilde oluşturulmak istenilen kamusal algının da düzeltilmesi, Boğaziçi Üniversitesi kurumsal kimliğinin korunması açısından bir zorunluluk olarak karşımıza çıkmaktadır. Üniversitelerin başarılı öğrenci adaylarını doğru bir strateji ile kurumlarına kazandırmaları, yürüttükleri kamusal ve bilimsel hizmetin bir parçasıdır. Bu çerçevede söz konusu eylemler, hukuka aykırılığının yanı sıra, öğrencilerin Üniversitemizi tercih etme konusunda tereddüde düşmelerine neden olmakta ve üniversitemizin asli gayesi olan başarılı öğrenci adaylarını Üniversitemize kazandırma çabalarımızı da sekteye uğratmaktadır. Bu nedenle, söz konusu eylemlerin Güney Kampüs meydanında sürdürülmemesi, kurumsal ve kamusal düzen açısından zorunlu hale gelmiştir.
Ayrıca, Güney Kampüs meydanında, lise tanıtımlarının yanı sıra çeşitli sportif ve kültürel etkinlikler gerçekleştirilmektedir. Meydanda izinsiz olarak yapılan eylem ve gösterilerin kapsam ve zamanlaması nedeniyle, lise tanıtım programlarının iptal edilmesi veya ertelenmesi durumunda kalınabilmekte, izinli olarak gerçekleştirilen diğer etkinlikler de olumsuz etkilenebilmektedir.
Açıklanan nedenlerle, Güney Kampüs meydanında sürdürülen eylem ve gösterilerin sonlandırılması, barışçıl nitelikteki toplanma ve gösterilerin izin alınmak suretiyle ve Üniversite yetkili organlarının göstereceği yerde gerçekleştirilmesi, bu kapsamda yer almayan toplanmaların mesai saatlerinin dışında ve Nafi Baba otopark alanında yapılması kararlaştırılmıştır.
Daha önce yapılan uyarılara ve yukarıda yer verilen karara rağmen, hukuka aykırı şekilde söz konusu eylemleri Güney Kampüs meydanında sürdürenler hakkında gerekli adli, cezai ve idari işlemlerin başlatılacağı hususunun üniversite tanıtım dönemi öncesinde son kez duyurularak ilgililerin bilgilendirilmesi konusunda gerekli işlemlerin yapılmasını rica ederim."
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
