Breadcrumb
Böcek ailesinin ölümünde sorumluluk kimde: Denetimi ve dağıtımı Bakanlık kontrolünde, evimize kadar giriyor
Yayın Tarihi: 23.11.2025 , 00:02 Güncelleme Tarihi: 23.11.2025 , 19:41
Böcek ailesinin ölüm sebebi henüz aydınlatılabilmiş değil.
Ailenin ölümüne önce gıda zehirlenmesinin yol açtığı sanılırken, Adli Tıp ön raporu da şüphelerin ilaçlamaya yönelmesini haklı çıkardı. Daha çok kimyasal madde sonucu ölümlerin gerçekleşmiş olabileceği belirtildi.
Böylelikle ilaçlama şirketlerinin ne kadar denetimsiz bir şekilde çalıştığı, kullanılan ilaçların belirsizliği, insanlardan uzak tutulması gereken kimyasalların bile gayet rahat kullanıldığı anlaşılmış oldu.
Zaten ilaçlamadan ölümler ilk değil. Daha önce Ankara'da, İzmir'de ve Konya'da benzerlerini yaşadık. Ancak şimdi bunlara bir de gıda zehirlenmesinden şüphelenilen ancak açıklanamayan ölümler de eklendi.
Satışı, ithalat-ihracatı, kullanımı ve hatta atık bertarafının bile devlet kontrolünde olması gereken bir zehirli maddenin evlerimizin içine kadar girdiğini öğrendik.
Peki normalde bu işler nasıl yürütülmeli, neler kullanılmalı? Hangi maddeler insan sağlığına zararlı, söz konusu alüminyum fosfit nerelerde kullanılıyor?
Merak ettiklerimizi Ankara Üniversitesi'nden Veteriner, Farmokoloji ve Toksikoloji uzmanı Prof. Dr. Ayhan Filazi'ye sorduk. Filazi konuyu bize en başından anlattı.
DSÖ'nün kriterlerine uygun şekilde ruhsatlanıp, kontrollü satılıyor
İnsanların yaşam alanlarında bulunan zararlılarla mücadele amacıyla kullanılan ve bu zararlıları yok eden veya uzaklaştıran tüm kimyasal formülasyonlara veya maddelere "biyosidal ürünler" deniyor. Bu ürünler halk sağlığını olumsuz etkileyen haşere, fare, hamam böceği, sivrisinek dahil pek çok zararlı için üretiliyor. Bir bölümü örneğin dezenfektan olarak hastanelerde kullanılıyor.
Bu maddelerin tamamının ruhsatlandırılma izni Sağlık Bakanlığı'na. Yani hangi ürünlerin kullanılabilir olduğuna bakanlık karar veriyor. Üretimini, ithalatını, ihracatını denetliyor. Sağlık Bakanlığı, Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) kurallarını takip ediyor. DSÖ'nün aradığı ise insan sağlığına minimum etki.
Bunlar çoğunlukla haşere mücadelesinde kullanılmak üzere ruhsatlanıyor.
Bir de zirai mücadele ilaçları var. Bunların da etken maddesi Sağlık Bakanlığı'nın ruhsatlandırdığı ürünlerle aynı ancak formülasyonları nedeniyle daha zehirliler. Bu nedenle de bu ürünleri Tarım ve Orman Bakanlığı ruhsatlandırıyor.
Diyelim ki evinizde bir haşere var. Dışarıdan ilaçlama firmasını çağırdınız, geldi, ilaçlayıp gitti. Kullandığı ilaç Sağlık Bakanlığı'nın ruhsatlandırdığı bir ilaç olmalı, Aynı şekilde firma da ruhsatlı olmalı. İlaçlayan kişinin de sertifikalı olması lazım. Ne yazık ki bazı firmalar ruhsatsız ve(ya) sertifikasız ilaçlama yapıyor. Ya da izinli olsa bile konut, hastane, okul gibi alanlarda kullanımı yasak olan Tarım ve Orman Bakanlığı'ndan ruhsatlı zirai mücadele ilaçlarını kullanıyorlar.
En son yaşanan olayda karşımıza çıkan da bu.
Filazi durumu şöyle anlatıyor:
Normal ilaçlamayla tahtakurusunu yok edemedikleri için büyük olasılıkla 'fümigasyon' yapmak zorunda kaldılar. Gaz da muhtemelen diğer odalara yayıldı ve ölüm bundan kaynaklandı.
Asıl kullanım alanı hasat edilen ürün depoları
Alüminyum fosfitin tablet şeklinde satıldığını söyleyen Filazi, maddenin kullanım alanlarını şöyle sıralıyor:
Alüminyum fosfit bir gaz aslında. Hasat edilen ürünleri depolama zamanında koruyucu amaçla kullanılır. Diyelim ki 50 ton buğday hasat ettiniz, büyük silolarda saklayacaksınız. Oralara fare, haşere gelmemesi için, silonun çeşitli yerlerine bu tabletlerden konulur. Tabletler havayla temasa geçtiğinde fosfin gazı salarlar. Fosfin gazı zehirleyici etki yapar.
Bunların başka alanlarda kesinlikle kullanılması yasak.
Bu öldürücü ilaçların pek çok yerden rahatlıkla temin edebileceğinin altını çizen Filazi, bu durumun tehlikesine şöyle işaret ediyor: "Nasıl ki antibiyotiği reçetesiz alamıyorsunuz, bu tür ürünleri de reçetesiz almamanız gerekir."
Tek seferde daha etkili diye yasaklı madde tercih ediliyor
Peki neden bu madde tercih ediliyor?
Çünkü özellikle tahtakurusu mücadele etmesi çok zor bir zararlı. Filazi, "Tahtakurusu mücadele edilmesi en zor zararlı türü. Kolay kolay mücadele edemiyorsunuz. Bir yere yerleştikten sonra oradaki tüm eşyaları atmanız gerekebilir" diyor. Ancak alüminyum fosfit gibi zehirli bir gazla tamamını yok etmek mümkün oluyor. Üstelik tek seferde, etkili bir biçimde ve zaman ile emek kaybı da minimum.
Tüm bu sebepler ilacın el altından satışını yaygınlaştırıyor, ehli olmayan kişilerce, kullanılması yasak olan alanlara sokulmasına sebep oluyor.
En önemlisi de örneğin evlerini ilaçlatmak isteyen bizler bunların hiçbirini bilmiyoruz.
Ancak iş örneğin bir şirketin hizmet almasına geldiğinde değişiyor. Bu örnekteki otel sahibinde olduğu gibi, ilaçlama şirketinin ruhsatını, sertifikasını sorması zorunlu. Aksi halde onlar da sorumlu oluyor.
Panzehiri yok: 'Fazla maruz kalınırsa hemen öldürebilir'
Bu türden formülasyonlara sahip maddelerin ilaçlama yapıldığında havaya karıştığını bu nedenle de insan sağlığına zararlı olduğunu belirten Filazi, ürünün panzehiri olmadığına da dikkat çekiyor.
"Bir kişi bu gazı soluğunda tek çaresi temiz havaya kaçmak" diyen Filazi şöyle diyor:
Fazla maruz kalındığında hemen öldürebilir. Bu ürünlerin kullanıldığı alanlarda çalışanlar dahi maskesiz işlem yapamaz. Koyduğu yerde havayla temasa geçer geçmez gaz oluşur. Tarım Bakanlığı ruhsatlı da olduğu için aslında tamamen zirai mücadelede kullanılır. Bunun dışında bir yerde kullanılamaz.
Havasızlıktan öldürüyor: 'Duvarlardan bile sızar'
Henüz detaylı rapor çıkmadığı için eldeki bulgular, ifadeler ve daha önce ilaçlama şirketinin kullandığı görseller üzerinden değerlendirme yaptığının altını çizen Filazi ölümleri şöyle yorumluyor:
Detaylara hakim değiliz, Adli Tıp bile tam olarak çözemedi. Ne kullanıldığını da resmi olarak bilmiyoruz ancak alüminyum fosfit kullanılmış gibi görünüyor. Bu maddenin aslında atıkları bile çok tehlikelidir.
Karbonmonoksit gibi bu gaz da duvarlardan bile sızar. Çok tehlikelidir. Hemen öldürmemesinin nedeni de alt kattan sızması olabilir. Önce fenalaşıp hastaneye gitmişler, sonra muhtemelen tekrar bu gazı soluyup ve rahatsızlanmışlar. Bu gazın ölümcüllüğü alınan doza bağlı değişir. Az miktarda alındığında sersemleme, baş dönmesi belki ardından yere yığılma olur. Temiz havaya çıktığınızda atlatabilirsiniz.
Peki bu tür gazlara sürekli maruz kalınırsa ne olur? Vücudumuzda nelere yol açıyor?
Filazi bu etkili gazların bizde ne gibi değişiklikler yaptığını şöyle anlatıyor:
Hemoglobinin oksijen taşıma yeteneğini bozuyorlar. Dolayısıyla hücrelere oksijen gitmez, havasızlıktan ölüm gerçekleşir.
"Satılan en etkili zehir diyebilir miyiz?" sorumuza da, "Evet, öyle diyebiliriz" diye yanıt veriyor.
Yani devlet kontrolünde olması gerekirken böylesine zehirli bir ürüne gıda çarşılarında bile ulaşmak mümkün olduğuna göre, günlerdir sessiz olan Tarım ve Orman Bakanlığı'nın artık bir sorumluluk alması ve şu sorulara yanıt vermesi gerekiyor:
Ailenin ölümünde baş şüpheli haline gelen alüminyum fosfit kullanımı neden kontrol altına alınamıyor?
Tarım ve Orman Bakanlığı, yayılmasının her aşamasında sorumlu olduğu, kullanımı aslında sınırlandırılmış bu maddenin evlerimizin içerisine kadar girmesini nasıl açıklayacak?
İlaçlama şirketleri nasıl denetleniyor? Daha önce de gıda zehirlenmesi sanılan, ancak ilaçlama kaynaklı olan başka şüpheli ölümler var mı?
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.