Sayfa yolu
Bir Sovyet projesi: Emekçi halkların barış içinde yaşaması
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Yekta Armanc Hatipoğlu
Yayın Tarihi: 05.10.2023 , 07:08 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Dağlık Karabağ Savaşı, iki eski Sovyet ülkesi olan Azerbaycan ve Ermenistan arasında, Sovyetler Birliği’nin siyasal gücünü yitirmesinin ardından, 1988 yılında başladı. Milliyetçi saiklerle harlanan savaşta iki ülke halkı da ağır yaralar aldı.
2020 yılında tekrar sıcak çatışmaya dönen gerginlik, aynı yıl Rusya aracılığıyla ateşkesle sonuçlandı. Azerbaycan’ın bu yıl 19 Eylül’de Karabağ’a başlattığı operasyonla son bulan ateşkes yine pek çok kişiyi yerinden etmeye, pek çok kişinin yaralanmasıyla ve ölümüyle sonuçlanmaya devam ediyor. Karabağ’daki savaş, Türkiye sermayesi tarafından da Azerbaycan lehine tam destek alıyor.
1880’lerin başında Rus-İran Savaşı’yla Rus İmparatorluğu’na bağlanan Dağlık Karabağ yıllar boyu Azeri ve Ermeni halkına ev sahipliği yapmış; 20. yüzyılın başında iki ülke tarafından da bölgede hak iddia edilmişti. Hak iddia etmenin sonucu 1920’li yıllarda bir süre sıcak çatışmalara da neden oldu. Ekim Devrimi’nin ardından, 1921 ve 1923 yılları arasında Ermenistan SSC, Azerbaycan SSC ve Azerbaycan’a bağlı Nahçıvan ve Dağlık Karabağ Özerk Bölgeleri oluşturuldu. Bu vesileyle bölgede Sovyetler Birliği’nin son yıllarına kadar sürecek bir barış havası hâkim oldu. Sosyalizm bölgede kaynaşmış bir Ermeni-Azeri halkının adımlarını attı.
Bugün devam eden savaşın düzen siyaseti ve onların sözcüleri tarafından harlanmaya veya iki ülkeden biri aleyhine yorumlanmaya çalışılması ise, aynı zamanda, düzen siyasetinin o coğrafyanın barış dolu sosyalist geçmişini unutturmaya dönük bir çaba olarak okunmalı. Savaşın devam ettiği bugünlerde, Azerbaycan ve Ermenistan’ın sosyalist geçmişi tekrar hatırlanmalı.
Azerbaycan ve Ermenistan’ın ortak özlemi: Sovyetler Birliği
Sovyetler Birliği çözüldükten sonra öne sürülen pek çok başlıktan birisi, tıpkı bugün dünyanın pek çok yerindeki düzen siyasetçilerinin iddia ettiği gibi Sovyet yönetiminin halkları baskı altına aldığıydı. Ancak bu iddia sadece tarihsel gerçekler tarafından değil aynı zamanda günümüzde eski Sovyet coğrafyasında yaşayan halklar tarafından da yalanlanıyor.
2016’da Sputnik Görüşler tarafından 11 eski Sovyet ülkesini kapsamına alan ve halka bugünkü durumlarıyla Sovyet yurttaşı oldukları dönemi karşılaştırmaları istenen bir anket yapılıyor. Ankete göre 11 ülkenin 9’unda, 35 yaş üstü katılımcılar Sovyetler döneminde durumlarının bugüne göre daha iyi olduğunu söylüyor. Ermeni katılımcıların yüzde 71’i, Azeri katılımcıların ise yüzde 69’u Sovyet döneminde durumlarının daha iyi olduğu görüşünde.
Bu oranlar sadece bugün savaşta olan bu iki ülke için değil yine savaşta olan Rusya ve Ukrayna için de geçerli. Rusya’da ankete katılan katılımcıların yüzde 64’ü, Ukrayna’da yüzde 60’ı Sovyetlerin olduğu yıllarda durumlarının daha iyi olduğunu belirtiyor.
Ermeni ve Azeri halkı, Sovyetler Birliği yıllarında “cehaletle savaş” başlığında da çağının ilerisindeydi. Henüz 1920’lerde, 50 yaş altında olan Ermeni yurttaşlara Ermenice öğretilmeye başlandı. Ermenistan’da köyden bozma yerleşimler baştan aşağı yeniden düzenlendi ve modern şehirlere dönüştürüldü. Sovyet yönetimi, Ermenistan ve Azerbaycan’da halkı kendi dillerinde dergi ve gazete çıkarması konusunda teşvik etti.
Aynı zamanda Sovyet Sosyalist Azerbaycan Cumhuriyeti ve Sovyet Ermenistan’ı kültüler olarak da gelişmiş ülkelerdi. Bu ülkeler hem Avrupa ve ABD eliyle yayılmak istenen yoz kültüre karşı hem de ülkelerinin “kültür” olarak sunulan gerici geleneklerine karşı set olabilmişti. Sosyalizm, Azerbaycan ve Ermenistan’ı köhne birer Asya ülkesi olmaktan kurtarmış; bu ülkelerden deneyimli bilim insanları, edebiyatçılar, sanatçılar çıkarmıştı. Sanatçılar için Aram Haçaturyan ve Reşid Behbudov; bilim insanlarından “Ermeni fiziğinin babası” olarak da bilinen Artem Alikhanian ve Azerbaycan SSC Ulusal Bilimler Akademisi Başkanı Hasan Abdullayev; edebiyatçılar için ise aynı zamanda Sovyetler Birliği Komünist Partisi üyesi, Sovyetlerde birden fazla kültür-sanat kurumunun yöneticiliğini yapan, şair ve çevirmen Süleyman Rüstəm ile Ermenistan’da “20. yüzyılın baş şairi” olarak tanınan Yeghishe Charents örnek gösterilebilir.
Azeri ve Ermeni halkının komşusu Kürtlerin 'Rönesans' yılları
Sovyetler Birliği’nde sadece Azeriler ve Ermeniler değil coğrafî olarak iki ülkenin ortasında kalan ve iki ülkeyle de ilişkilenen Kürtler de siyasal ve kültürel olarak özgürleşmişti. Kürt halkı, kendi tarihlerindeki pek çok ilke Sovyetler Birliği’nde imza attı.
İlk Kürtçe modern roman olan Kürt Çoban, 1935 yılında basılır. Erebê Şemo tarafından yazılan eser, Bolşevik Devrimi’nden sonra yoksul bir Kürt çobanın Kürt toprak ağalarına ve şeyhlerine karşı verdiği mücadeleyi anlatır.
İlk Kürtçe film Zare ise yine Sovyet sınırları içinde çekildi. Bölgede yaşayan Kürt halkının bir ağa tarafından sömürülmesini anlatan film aynı zamanda Zare ile çoban Seydo arasında geçen aşkı anlatır.
Koma Wetan ilk Kürt rock müzik grubu, Erivan Radyosu Kürt halkının sesini aynı zamanda diğer ülkelerdeki Kürtlere duyuran radyo, Riya Teze ise Latin alfabesiyle çıkan ilk Kürtçe gazeteydi.
***
2020’de, savaşın başladığı günlerde, Hürriyet gazetesi Karabağ Savaşı için “Stalin’in Kanlı Mirası” başlığını kullanmış ve savaştan Sovyetler Birliği’nin Stalinli yıllarda attığı politikaları sorumlu tutmuştu. Savaşın bir Azerbaycan operasyonuyla başladığı ve devam ettiği şu günlerde bir siyasetçi ise yine Hürriyet gazetesi mantığıyla savaştan Sovyetler Birliği’ni sorumlu tutmuş ve Sovyetleri emperyalist olmakla suçlamıştı; Azerbaycan ve Ermenistan arasında olan savaşı “Sovyet projesi” olarak görmüştü.
Düzen siyaseti, siyasetçileri ve onların yayın organlarının halklara sadece ileri olanı götüren sosyalizme karşı düşmanlıkları Ermenistan’da ve Azerbaycan’da halkın sosyalizme olan özlemlerine, Azerbaycan ve Ermenistan’ın sosyalizmli yıllarda katettiği yollara takılıyor.
Tekrar hatırlamakta yarar var: Sosyalizm sadece Azerbaycan-Ermenistan arasında, Kürtleri de kapsayan küçük bir alanda değil dünyanın neredeyse üçte birini kaplayan bir coğrafyada halkların kaderini sermaye sahiplerinin değil kendilerinin belirlediği bir ülke yarattı. O ülkenin adı Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’ydi. Bugün Karabağ’daki, Ukrayna’daki savaşı durdurmanın parolası, bütün uluslardan milliyetçilerin düşman olduğu bu geçmişte; Sovyetler Birliği’nde.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
