Breadcrumb
Beyaz Saray’da yağma zirvesi: Trump petrol tekellerine Venezuela’yı vadetti
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 10.01.2026 , 15:06
ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela’ya yönelik saldırının ardından petrol tekellerinin yöneticileriyle Beyaz Saray’da bir araya geldi.
Toplantıya Chevron, ExxonMobil, ConocoPhillips, Halliburton, Shell ve Total gibi çok sayıda küresel şirketin üst düzey yöneticilerinin yanı sıra Başkan Yardımcısı JD Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Enerji Bakanı Chris Wright katıldı.
Trump, toplantı açılışında yaptığı konuşmada Amerikan şirketlerinin Venezuela'nın petrol endüstrisini hızla yeniden inşa edeceğini belirterek, "Amerikan şirketleri, Venezuela'nın çürüyen enerji altyapısını yeniden inşa etme ve nihayetinde petrol üretimini daha önce hiç görülmemiş seviyelere çıkarma fırsatına sahip olacak. Venezuela ve ABD'yi bir araya getirdiğinizde, dünyadaki petrolün yüzde 55'ine sahip oluyoruz" ifadelerini kullandı.
Şirketlere garanti verdi
Trump, Venezuela'nın geçtiğimiz Perşembe günü 4 milyar dolar değerinde 30 milyon varil petrolü ABD'ye teslim ettiğini ve bu sevkiyatın yola çıktığını söyledi.
Ancak Trump bu sevkiyatı saldırısı sonrası elde edilen bir "başarı" olarak sunmaya kalkışsa da gerçek öyle değil. Venezuela devlet petrol şirketi PDVSA, bu teslimatın saldırı öncesinde de süren ticari anlaşmaların bir parçası olduğunu duyurmuştu.
Şirketlerin Venezuela hükümeti yerine doğrudan ABD ile muhatap olacağını vurgulayan Trump, "Şirketlerin hükümetin parasından ziyade korumasına ve güvenliğine ihtiyacı var" dedi.
ExxonMobil yöneticisinin ekipleri birkaç hafta içinde harekete geçirebileceklerini belirtmesi üzerine Trump, "Bizim istediğimiz de bu. Hız ve kalite istiyoruz" yanıtını verdi. Güvenlik konusundaki sorularıysa "Onlar da yanlarında bazı güvenlik önlemleri getirecekler. Bunlar bebek değiller, oldukça zorlu koşullarda petrol sondajı yapan insanlar" diyerek yanıtladı.
'Rusya ve Çin orada olmayacak'
Saldırının jeopolitik gerekçelerine değinen Trump, "Bunu Venezuela'ya biz yapmasak Çin ya da Rusya yapardı" dedi. İki rakibine de de mesaj gönderen Trump şöyle konuştu:
"Çin'e ve Rusya'ya söyledim, sizinle çok iyi anlaşıyoruz, sizi çok seviyoruz, sizin orada olmanızı istemiyoruz, orada olmayacaksınız. Onlara ve size söyleyeceğim bir şey var, o da iş için açığız. Çin, orada veya ABD'de bizden istediği kadar petrol satın alabilir. Rusya, ihtiyaç duyduğu tüm petrolü bizden alabilir."
ABD Venezuela'da hiçbir zaman petrolün ve toprağın sahibi olmadı
Trump, Venezuela'nın petrol endüstrisinin geçmişte ABD tarafından kurulduğunu öne sürerek, saldırının gerekçesini "kendilerinden alınanı geri aldıklarını" diyerek savundu.
Trump'ın bu bahanesi de gerçeği yansıtmıyor.
Venezuela, petrol sektörünü 1976 yılında millileştirerek ülkedeki yüzlerce özel ve yabancı şirkete ait varlığı devlet kontrolüne almıştı.
Bu adım, yalnızca sol hükümetlerin değil, onlarca yıl boyunca hem sağ hem sol yönetimlerin desteklediği uzun bir sürecin sonucuydu.
O döneme kadar ABD’li ve Avrupalı petrol şirketleri —Exxon, Mobil, Gulf Oil (bugünkü Chevron) ve Shell— Venezuela petrol üretiminin yüzde 70’inden fazlasını kontrol ediyordu.
Millileştirme sonucunda şirketlerin yaklaşık 5 milyar dolarlık varlığı kamulaştırıldı, karşılığında her birine yaklaşık 1 milyar dolar tazminat ödendi.
ABD’li şirketler Venezuela’da ne petrolün ne de toprağın sahibiydiler. Bu şirketlerin yalnızca sahip oldukları üretim ve işletme imtiyazları geri alındı.
Üstelik o dönemde şirketler daha yüksek tazminat için hukuki yollara da başvurmayı tercih etmediler.
2007 yılında Hugo Chavez, Orinoco Kuşağı’ndaki son özel petrol projelerini de millileştirince ExxonMobil ve ConocoPhillips yeni sözleşme şartlarını reddetti ve tahkim yoluna gitti. Şirketler toplamda 40 milyar dolara kadar tazminat talep etti. Uluslararası tahkim mahkemeleri yıllar içinde ExxonMobil’e toplam yaklaşık 2,5 milyar dolar, ConocoPhillips’e ise yaklaşık 10,7 milyar dolar ödenmesine hükmetti. Venezuela bu tutarların tamamını henüz ödemedi. Buna gerekçe olarak ekonomik çöküş, hiper enflasyon ve ABD yaptırımları gösteriliyor.
Sonuç olarak, Trump yönetiminin “ABD petrolünün ve varlıklarının çalındığı” yönündeki iddiaları tarihsel ve hukuki verilerle örtüşmüyor. Venezuela’nın yaptığı, egemenlik çerçevesinde enerji sektörünü millileştirmekti. Bu süreçte ABD’li şirketler tazminatlarını aldı ve mülkiyet hiçbir zaman doğrudan ABD’ye ait olmadı.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.