Sayfa yolu
Beyaz Saray hedefinin 'sol terör' olduğunu duyurdu: Yeni bir 'kan banyosuna' kılıf mı hazırlanıyor?
Dış Haberler
Yayın Tarihi: 17.07.2026 , 15:16 Güncelleme Tarihi: 17.07.2026 , 15:24
Düzenledikleri saldırıyla onlarca kişiyi katledip Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu kaçıran, Küba'da 60 yılı aşkın süredir uyguladığı ablukayı açık bir soykırım suçuna dönüştüren ve adayı sık sık tehdit eden ABD'den yeni bir hamle geldi.
Onlarca ülkeden temsilcinin katıldığı "terörle mücadele" konferansında konuşan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, "aşırı sol teröre karşı mücadeleye" odaklanacaklarını ilan etti.
"Sol tehdidin" artık inkar edilemez ve görmezden gelinemez olduğunu savunan Rubio, "Bu kötülüğü sonsuza dek kökünden kazımanın zamanı geldi" dedi.
Küba Komünist Partisi'nin resmi yayın organı olan Granma'da toplantıyla ilgili kaleme alınan yazıda ise Beyaz Saray'ın bir sonraki şiddet eylemleri için meşrulaştırma çerçevelerini güçlendirmeye zemin hazırladığı vurgulandı.
'Sol teröre karşı yeniden odaklanacağız'
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, dün 60'tan fazla ülkenin temsilcisiyle Washington'da bir araya geldi.
Rubio, "terörle mücadele" konferansında, küresel çabaların "aşırı sol terör" üzerine yoğunlaştırılması çağrısında bulundu.
"Sol şiddet" diye bir "gerçeklik" olduğunu iddia eden Rubio, bunun uzun göz ardı edildiğini savundu ve ABD'nin "uluslararası terörle mücadele çabalarını aşırı sol teröre karşı yeniden odaklamayı hedefleyeceğini" söyledi.
Rubio yaptığı konuşmada, İslami militanlık tehdidinin koordineli uluslararası çabalar sayesinde "ciddi ölçüde azaldığını", ancak "artan sol kanat şiddetinin bir kör nokta" olduğunu öne sürdü.
Rubio, "Bu tehdidi tanımlayabiliriz, haritasını çıkarabiliriz ve bunu yapmalıyız; onu yenmek için terörle mücadele mimarimizi yeniden inşa etmeliyiz" dedi. "Radikal sol çeşitli sloganlar ve ideolojiler benimseyebilir; kendisine anti-kapitalist, anti-emperyalist, komünist, anarşist veya marksist diyebilir; ancak temel doğası eşitlik, adalet ve kurtuluş diliyle kamufle edilmiş bir hınçtır" ifadesini kullandı.
Ayrıca Rubio, "Aşırı sol terörizmin ciddi bir tehdit olabileceği fikri bile sağın ateşli bir rüyası veya daha kötüsü, tehlikeli bir faşist komplo olarak muamele görüyor" itirafında bulundu. "Sol tehdidin" artık inkar edilemez ve görmezden gelimez olduğunu savunan Rubio, "Bu kötülüğü sonsuza dek kökünden kazımanın zamanı geldi" dedi.
Rubio, Trump yönetiminin "aşırı sol grupların tehdidini" tartışmak üzere Mayıs ayında bir kolluk kuvvetleri çalıştayı düzenlediğini ve Almanya ile birlikte ikinci bir çalıştaya ev sahipliği yapılacağını duyurdu.
'Sol gruplar ABD'ye düşman yabancı devletlerle çalışıyor'
Rubio, "şiddeti veya ekonomik sabotajı destekleyen veya kışkırtan grup üyelerini" hedef alacak yeni bir vize kısıtlamasına gidileceğini duyurdu, ancak bu politika kapsamında herhangi bir vize yasağı getirilip getirilmediğini belirtmedi.
Rubio konuşmasında, düşünce kuruluşlarının ve gazetecilerin genellikle solcu militanların hedefleriyle aynı fikirde olduğunu savunarak, 2020'de George Floyd'un polis tarafından öldürülmesinin ardından düzenlenen gösteriler sırasındaki "mülke zarar verme ve yağma olaylarını göz ardı edilen sol kanat şiddetine" örnek olduğunu iddia etti.
Ayrıca Rubio "sol grupların ABD'ye düşman yabancı devletlerle birlikte çalıştığını" öne sürerek, İran'ın vekil ağlarının "dünya çapında solcu militan gruplara giderek daha sıkı bir şekilde bağlandığını" iddia etti. Rubio söz konusu iddiasına dair kanıt sunamadı.
Rubio yine iddiasını destekleyecek herhangi bir kanıt sunmaksızın Küba'nın komünist liderlerini Amerika Birleşik Devletleri'nde "aşırı solun inşasına yardım etmekle" suçladı.
Demokratlardan tepki
Öte yandan önceki gün, Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi'nin kıdemli Demokrat üyesi Gregory Meeks ve milletvekili William Keating öncülüğündeki 11 Demokrat üye, Rubio'ya bir mektup yazarak sol gruplara yönelik odaklanmanın ardındaki gerekçeleri sorguladı.
Mektupta, Beyaz Saray'ın neo-Nazi veya diğer aşırı sağcı gruplara değinilmeyen Mayıs ayındaki "terörle mücadele stratejisi" partizan bir belge olarak nitelendirildi.
Reuters tarafından elde edilen mektupta, grupların "aşırı sol terör örgütleri" olarak tanımlanmasının, yasal protestoları ve siyasi muhalifleri hedef alma riski taşıdığı yönündeki endişelere değinildi.
Mektupta, "Bakanlığı, görüşleri ve politikaları ABD ulusal güvenliğini ve Amerikan halkını riske atan yönetim içindeki aşırılık yanlılarının siyasi önceliklerini onaylamak yerine, tanım gereği apolitik, veriye dayalı ve gerçekliğe dayanan ciddi bir görev bütününe dönmeye şiddetle teşvik ediyoruz" ifadesine yer verildi.
Söz konusu yasa yapıcılar arasında Temsilciler Meclisi Dışişleri Komitesi'nin kıdemli Demokrat üyesi Temsilci Gregory Meeks ve Avrupa alt komitesinin kıdemli üyesi William Keating de bulunuyordu.
Dışişleri Bakanlığı mektupla ilgili yorum talebine yanıt vermedi.
Küba: Beyaz Saray bir sonraki şiddet eylemini meşrulaştırmaya çalışıyor
Gerçekleştirilen toplantının ardından Küba Komünist Partisi'nin resmi yayın organı olan Granma'da da konuyla ilgili bir yazı yayımlandı.
Mario Ernesto Almeida Bacallao tarafından kaleme alınan yazıda, söz konusu toplantının, ABD toprakları içinde ve dışında Trump yönetimine alternatif olan her şeyin kriminalize edildiği belirtildi. Toplantının, Beyaz Saray'ın başlatmayı uygun göreceği bir sonraki şiddet eylemleri için meşrulaştırma çerçevelerini güçlendirmeye zemin hazırladığı vurgulandı.
Yazıda "sol terör" iddiasında bulunanların bir grup "deli" olmadığı belirtildi ve şu ifadelere yer verildi:
Bu insanlar bir meydanda bağırıp çağıran on deli değil; dünyanın en büyük askeri gücünün başındalar. Ve hala şüphesi olan varsa, oyun oynamıyorlar. Hiçbir zaman oynamadılar. Güney Amerika'daki Kondor Planı'nın ve Vietnam'daki Napalm'ın, Japonya'daki nükleer bombaların ve Ortadoğu'daki yakıp yıkma taktiklerinin arkasındakilerin, Afrika'nın güney konisinde apartheid'ı destekleyenlerin ve Levant'ta Siyonizm'i destekleyenlerin ta kendileri, neredeyse aynısılar.
Hedef Küba mı?
Yazıda, söz konusu toplantının gerçekleşmesinden yaklaşık 24 saat önce, ABD medya kuruluşu CBS News'ın son haftalarda Pentagon'un Küba'ya yönelik olası bir askeri harekat için bir dizi seçeneği incelediğini sızdırdığı hatırlatıldı.
Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodríguez Parrilla'nın, ABD'nin en üst mercilerinden medya aracılığıyla servis edilen bu tür bilgilerin sadece psikolojik savaşın bir parçası olmadığına dikkat çektiği vurgulandı ve Parilla'nın "ABD hükümeti, kan banyosuna yol açacak ve inandırıcı hiçbir gerekçesi olmayan askeri bir maceraya karşı, bu sözde sızıntılarla vatandaşlarının kamuoyunun nabzını ölçmeyi amaçlıyor" açıklaması aktarıldı.
Trump komünizme savaş açmaya hazırlanıyordu
Kasım ayında gerçekleşecek ara seçimlere kısa bir süre kala, Amerikan halkından gördüğü destek giderek azalan Donald Trump, seçim sürecinde yürütülecek kampanyanın merkezine komünizm karşıtı söylemi yerleştirme niyetinde.
Ara seçime giden süreçte Demokrat Parti’nin çeşitli eyaletlerdeki ön seçimlerinde ilerici söylemlere sahip aday adaylarının kazandığı başarı, Trump ekibince bir kez daha Soğuk Savaş dönemindekine benzer bir “komünizme saldırı” çizgisinin başarı getirebileceği fikri yaratmış durumda.
Reuters’ın analizine göre 23 Haziran’dan 6 Temmuz’a kadar geçen süreçte Trump yaptığı konuşmalarda tam 81 kez komünizme saldırdı. Trump, bu saldırıların bazılarında Soğuk Savaş döneminin pespaye dilini tümüyle benimseyerek Demokrat Parti’deki ilerici adaylar için “allahsız komünistler” ifadesini de kullanmaktan çekinmedi. 4 Temmuz’daki Bağımsızlık Günü konuşmasında ise komünizmi “kanserli hücreye” benzeterek “Söküp atmak lazım, hızla söküp atmak lazım” dedi.
Bu komünizm karşıtı söylemle bir yandan ABD’deki muazzam sınıfsal eşitsizlik karşısında zenginlerin vergi vermemesine yönelik eleştirilerin göğüslenmesi hedefleniyor. Öte yandan, bu çizgi, dış politikada İsrail’e destek ve Çin ile (geçmişten kalan algıları çarpıtarak) Rusya’ya karşı düşmanlığı körüklemek amacıyla da gündeme geldi.
Seçim sürecinde bu antikomünist söyleme yaslanılması, karşıdevrimci Latin seçmenin suyuna gitmek için Küba’ya karşı daha saldırgan adımlar atılmasını da tetikleyebilir.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri ve özel haberlerimizi kaçırmayın.
İLGİLİ HABER
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.