Breadcrumb
Bakan milyonları görmezden geldi: İşsizlik gerçekten son 12 yılın en düşük seviyesinde mi?
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 19.05.2026 , 12:07 Güncelleme Tarihi: 19.05.2026 , 16:10
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
"Enflasyonla mücadele" adı altında alım gücünü daha da düşürmeyi hedefleyen ekonomi programının en yakıcı sonuçlarından biri de işsizlik.
Sanayi ve tekstil gibi birçok sektörde istihdam kaybı pandemi günlerini yakalamış durumda. Buna karşın iktidar pembe bir tablo çizmekte ısrarcı.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, dün yaptığı açıklamada Türkiye'de işsizliğin son 12 yılın en düşük seviyesinde olduğunu savundu.
Bakanın aktardığı veriler şöyle:
Bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 8,2 olarak gerçekleşen işsizlik oranı, 2012 yılından itibaren en düşük seviyesine geriledi. 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta da aynı olumlu sonuca ulaştık. Gençlerde işsizlik oranı, yüzde 15,2 ile 2012 yılından bugüne en düşük seviyesini korudu.
Nasıl çarpıtıyor?
Çalışma Bakanının açıkladığı TÜİK kaynaklı veriler buzdağının küçük bölümünden ibaret.
Çünkü Bakanın öne çıkardığı dar tanımlı işsizlik verisi krizin çok büyük ve kritik bir kısmını görünmez kılıyor. Sadece son 4 hafta içinde aktif olarak iş arayan ve 2 hafta içinde işbaşı yapabilecek kişileri kapsıyor. Çalışmak istemesine rağmen uzun süredir iş bulamayan, ümitsizliğe kapıldığı için aktif iş aramayı bırakan ya da hemen işbaşı yapamayacak durumda olan milyonlarca insan bu kapsamda işsiz sayılmıyor.
Geniş tanımlı işsizlik istatistikleri ise manşet verinin perdelediği devasa işsizlik ve güvencesizlik dalgasını tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.
İki gösterge arasındaki puan farkı 23'ü aştı
DİSK-AR raporuna göre, mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsizlik oranı yüzde 8,1 olarak açıklanırken, halkın doğrudan yaşadığı geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 31,5'e fırlayarak tarihi bir rekor düzeyine yükseldi.
Bakanın bahsetmediği geniş tanımlı işsiz sayısı ise tam 12 milyon 850 bin kişiye ulaştı. Geniş tanımlı işsiz sayısında sadece son bir yıl içinde 1 milyon 185 bin kişilik artış yaşandı.
İki gösterge arasındaki makas hızla açılmaya devam ediyor. Dar tanımlı ve geniş tanımlı işsizlik oranları arasındaki puan farkı 23,4'e yükselmiş durumda.

Bakanın 'düşük' dediği kadın işsizliği yüzde 40'a ulaştı
İstihdamda yaşanan krizden en ağır darbeyi kadınlar alıyor. Bakanın genel olarak "düşük seyrini koruyor" iddiasıyla sunduğu rakamların aksine, geniş tanımlı kadın işsizliği yüzde 40,3 gibi hayli yüksek bir seviyede.
TÜİK verilerinde mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsizlik oranı erkeklerde yüzde 6,8 iken kadınlarda yüzde 10,7 olarak gerçekleşiyor. Ancak hesaplamaya zamana bağlı eksik istihdam ve potansiyel işgücü dahil edildiğinde, erkeklerde yüzde 26,3 olan geniş tanımlı işsizlik oranı, kadınlarda yüzde 40,3'e çıkıyor ve cinsiyetler arası fark 14 puana ulaşıyor.
1 yılda 1 milyondan fazla eklendi
Öne çıkan bir diğer çarpıcı başlık ise zamana bağlı eksik istihdamdaki olağanüstü artış. Türkiye'de şu anda 4 milyon 540 bin kişi haftalık 40 saatten az çalışıyor ve daha fazla çalışmak istediğini beyan ediyor. Haftalık çalışma sürelerinin yetersizliği ve düşük ücretler yüzünden ortaya çıkan bu kronik eksik istihdam kapsamındaki işçilerin sayısı son bir yılda tam 1 milyon 77 bin kişi artmış bulunuyor.
Bununla birlikte, çalışmak istemesine rağmen çeşitli sebeplerle aktif iş arayamayan veya hemen işbaşı yapamayacak durumda olan "potansiyel işgücü" sayısı da 5,4 milyonu aşmış durumda. Başka bir deyişle, 5 milyon 437 bin kişi çalışmak istemesine rağmen iş bulamıyor.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.