Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Bahçeli-Erdoğan, DEM-Öcalan gerilim hatları: Süreç nereye gidiyor?

Erdoğan, Bahçeli ve Öcalan tarafından yürütülen çözüm süreci çeşitli fay hatları üzerinden ilerlemeye devam ediyor. Peki, bu fay hatlarının nedenleri ve bu üç ismi orta noktada buluşturan temel hedef ne?

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 19.05.2026 , 11:44 Güncelleme Tarihi: 19.05.2026 , 12:41

soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.


MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, dün çözüm sürecinin seyri konusunda yine tüm aktörlerin önüne geçen bir yol haritası açıkladı.

Öcalan’ın “Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörü” sıfatıyla bir sosyal statüye kavuşturulmasını isteyen Bahçeli, “Bahsi geçen statü içerisinde siyasallaşma kavramıyla ifade edilen gerçekliğin, Öcalan’ın siyasal figürleşmesi değil siyasal karşılıklarının Türkiyelileşmesidir. DEM Parti ya da daha sonra ortaya çıkabilecek diğer alternatifler ülke bazlı politika üretecek biçimde ulusallaşmalıdır. Dolayısıyla Öcalan’ın buradaki fiili sosyal statüsü, silahın sustuğu ve siyasetin konuştuğu bir alana işaret etmektedir” dedi.

Bahçeli’nin bu çıkışı, Öcalan’a statü talebi açıklamasının ardından başlayan tartışmalar sonrasında geldi.

Bahçeli’nin Öcalan’a statü talebinin “çekiştirilmesini” engellemek adına net bir hat çizmeye çalıştığının görüldüğü bu açıklama sonrası gözler bir kez daha AKP’ye çevrildi.

AKP’nin yayın organlarından olan Türkiye gazetesi, bugünkü haberinde, “AK Parti yönetimi, PKK’nın silah bıraktığı teyit edilmeden yeni bir adım atılmasına soğuk bakıyor. Ancak MİT’in Öcalan ve Kandil’deki yönetimle yürüttüğü temaslarda ortaya çıkacak tablonun, bundan sonraki yol haritasında belirleyici olacağı değerlendiriliyor” dedi.

Haberde MİT atfı sonrası Öcalan’a sosyal statüye yeşil ışık yakılabileceği belirtilirken, “Öcalan için İmralı’daki cezaevi yerleşkesinde bir çalışma ofisi hazırlanmıştı. Ancak Öcalan’ın halen bu ofise geçmediği belirtiliyor. Güvenlik bürokrasisi, siyasi iradeden gelecek talimata göre Öcalan’ı söz konusu ofise taşıyacak” ifadesine yer verildi.

Peki, bunlar ne anlama geliyor?

AKP risk almıyor, Bahçeli atağa devam ediyor

AKP, sürecin başından bu yana risk almadan ilerlemenin yolunu arıyor. Bu kapsamda en başından bu yana kritik hamleler MHP cephesinden geliyor. Bunun tek nedeni bir danışıklı dövüş değil, iki aktör arasındaki son süreçte artan gerilim hatları.

Bahçeli'nin statü talebi sonrasında yaşananlar da bunun teyidi niteliğinde.

Bahçeli konuşuyor, talepte bulunuyor ama AKP cephesinden neredeyse hiçbir yetkili çıkıp doğrudan yanıt vermiyor. Bahçeli, AKP'nin ne düşündüğünü, talebine ne yanıt verdiğini ancak yandaş medyadan takip edebiliyor.

Bahçeli, bu gerilim noktalarına karşın AKP ile yürümekten vazgeçmiş değil, ancak AKP’yi sürekli olarak yeni adım atmaya doğru ittirmeye devam ediyor.

soL’da bunun nedenine işaret etmiş, iki ismin de ülkeyi çekmeye çalıştıkları yere dair bir rekabet içinde olduklarına değinmiştik.

İki aktör de “Yeni Osmanlıcı” bir hatta doğru ülkeyi son sürat çekiştirmeye çalışırken, bunun yol haritası konusunda ayrı kanallara odaklanmış durumdalar.

Yaşanan tüm gerilimler (TRÇ çıkışı, CHP'ye kayyım, İmamoğlu davasına yaklaşım) buradan doğuyor.

DEM’in azalan etkisi ve Öcalan

Sürecin AKP-MHP gerilim hatlarındaki durum böyle.

Bu hat dışında DEM-Öcalan cephesine dair de sürekli olarak yeni spekülasyonlar gündeme geliyor.

Öcalan’ın Demirtaş’a yönelik “ya sürece katkı sunacak ya da ağzını kapatacak, kapatmazsa ben kapatırım” dediği iddiası bunun son örneği olmuştu.

Bu tartışmalar ve iddialar bir yana bırakılırsa sürecin DEM-İmralı-Kandil eksenindeki aktörlerden belirleyici olanı açık ara İmralı gibi görünüyor.

DEM Parti’nin siyasi hamleleri ve açıklamaları giderek daha etkisiz hale gelirken, tüm gözler İmralı’ya çevrilmiş durumda.

Seçim ittifakı, süreç ve yeni anayasa gibi kritik konuların tamamında Öcalan’ın AKP-MHP ortaklığıyla yan yana olması gelinen noktada pek de şaşırtıcı olmayacak gibi görünüyor. DEM sayılan tüm bu başlıklara bir mesafe tarif etse de, böylesi bir tercihin karşısına çıkabilecek siyasi gücü olup olmadığı hayli tartışmalı.

Orta nokta: Yeni Osmanlıcılık

Sürecin seyri konusunda sürekli olarak yeni tartışmalar ve iddialar gündeme gelmeye devam edecek, bu açık.

Peki, süreci sürükleyen aktörlerin buluştuğu orta nokta ne?

Öcalan'ın önceki süreçte işaret ettiği "eşme ruhu", Bahçeli ve Erdoğan'ın Yeni Osmanlıcılığı bu sürecin ana doğrultusunu oluşturuyor.

Üç aktör de ortaklaştıkları bu siyasi zeminde net bir tutuma sahipler ve çok doğal olarak üçü de bu zemine ulaşmak adına kendi yol haritasını öne çıkarıyor.

Türkiye'nin sermaye sınıfının çıkarları doğrultusunda bölgesel bir güç olmanın da ötesine geçen heveslerine işaret eden bu siyasi zeminin kendisi, aynı zamanda ülkenin her açıdan dağılmasının da yolunu döşüyor.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.