Breadcrumb
Ayşe Barım için karar günü: Savcı ağırlaştırılmış müebbet istedi
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 10.02.2026 , 20:01
AKP iktidarının Gezi ile derdi yıllar geçse de bitmedi. 12 yıl sonra başlatılan Gezi soruşturması kapsamında tutuklanan ve ciddi sağlık sorunları yaşayan menajer Ayşe Barım hakkındaki davada sona gelindi.
Duruşma savcısı, daha önce "yardım" kapsamında istenen cezayı ağırlaştırarak, Barım hakkında "hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, ID İletişim’in sahibi Ayşe Barım hakkında "Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüse yardım etme" suçundan 30 yıla kadar hapis cezası isteniyordu. Ancak davanın karar duruşması öncesinde celse arasında sunulan esas hakkındaki mütalaada suçun mahiyeti değişti. Duruşma savcısı, Barım’ın eylemlerinin doğrudan "hükümeti devirmeye teşebbüs" suçunu oluşturduğunu savunarak, Türk Ceza Kanunu'nun ilgili maddesi uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasını talep etti.
Savcılık: Sanatçılar üzerinden kaos hedeflendi
Savcılık mütalaasında, 2013 yılında milyonların AKP iktidarına karşı sokağa döküldüğü Gezi Parkı eylemlerinin "sistemli ve planlı" bir şekilde yürütüldüğünü öne sürüldü. Ayşe Barım’ın, menajerliğini yaptığı ve halkın sempati duyduğu sanatçılar aracılığıyla "planlama, organizasyon ve yönlendirme" faaliyetlerinde bulunduğu iddia edildi. Mütalaada, eylemlerin asıl amacın yurt genelinde kaos ortamı oluşturmak olduğu savunuldu.
Karar duruşması yarın
Savcılığın mütalaasında Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin önceki kararlarına atıf yapılarak, Barım’ın eylemlerinin "yardım" değil "asli fail" düzeyinde olduğu savunuldu.
İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşması yarın yapılacak.
27 Ocak 2025 tarihinde tutuklanan Ayşe Barım, 1 Ekim tarihinde İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından ev hapsi ve yurt dışı çıkış yasağı şartıyla tahliye edilmişti. Tahliye kararına yapılan itirazlar ve sonrasındaki hukuki süreçlerin ardından, Adli Tıp Kurumu da Barım’ın sağlık durumunun cezaevinde kalmaya uygun olmadığı yönünde görüş bildirmişti.
Sağlık sorunları cezaevinde ağırlaşmıştı
Dava süreci boyunca Ayşe Barım’ın cezaevindeki sağlık durumu sık sık gündeme getirildi. 248 gün tutuklu kalan Barım, yaşadığı süreci ve hayati risklerini şu sözlerle anlatmıştı:
“Tutuklanmamdan iki yıl önce ‘hipertrofik kardiyomiopati’ teşhisi konmuştu ve aslında acilen ameliyat önerilmişti. Cezaevi sürecinde kalp rahatsızlıklarım kontrolden çıktı. Dört ayda yedi kere bayıldım. Vücudumda bir nevi iki ayrı patlamaya hazır bomba var. Beynimde daha önce stent takılmıştı, şimdi yeni bir anevrizma oluşmuş ve bu mevcut stentlere çok yakın. Eğer kanarsa geri dönülmesi imkansız. Ameliyat sonrası nekahet dönemini cezaevi şartlarında geçirmek de imkânsız. Burada nefes alamıyorum, uyku apnem zorluyor, vücudum çok güçsüz.”
Sağlıksız ve hızlı bir şekilde 30 kilo kaybettiğini belirten Barım, yayımladığı bir mektubunda ise "Hastalıklarımın her biri ani ölüm riski taşıyan hastalıklar olduğu gibi cezaevi koşulları nedeni ile gelişen ağır kaygı bozukluğum ve yaşadığım panik ataklar bu riski yükseltmektedir. Benim tek isteğim yaşam hakkımın korunmasıdır. Tutuksuz yargılanabilecekken cezaevinde hayatımı kaybedersem bunun sorumluluğu kimdedir?" ifadelerini kullanmıştı.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.