Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Avrupa sıcaktan elektrik üretemiyor: Nehirler çekildi, nükleer santraller üretimi kısıyor

Avrupa'yı etkisi altına alan aşırı sıcaklar ve kuraklık enerji sistemini de sıkıştırıyor. Fransa'da nükleer santraller üretimi kısarken Almanya'da rüzgâr üretiminin düşmesi bekleniyor. Elektrik fiyatları iki ülkede de yüzde 20'nin üzerinde yükseldi.

Dış Haberler

Yayın Tarihi: 12.08.2026 , 15:44

Avrupa'da haftalardır devam eden aşırı sıcaklar artık yalnızca sıcaklık rekorları ve orman yangınlarıyla değil, elektrik üretimindeki kayıplar ve yükselen enerji fiyatlarıyla da kendisini gösteriyor.

Kıtayı etkileyen yeni sıcak hava dalgasıyla birlikte Fransa'da nükleer santrallerin üretimi kısılırken Almanya'da rüzgâr enerjisi üretiminin mevsim normallerinin çok altında kalması bekleniyor. Arzdaki daralma beklentisi iki ülkenin elektrik piyasalarına da hızla yansıdı.

LSEG verilerine göre Fransa'da gün öncesi elektrik fiyatı yüzde 21,8 artarak megavatsaat başına 142,5 avroya, Almanya'da ise yüzde 22,8 artışla 138,5 avroya çıktı.

Nehirler ısındı, nükleer üretim düşüyor

Fransa açısından sorun, ülkenin elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 70'ini karşılayan nükleer santrallerin soğutma ihtiyacında düğümleniyor.

Nükleer santraller reaktörlerde ortaya çıkan ısının uzaklaştırılması için büyük miktarlarda nehir suyuna ihtiyaç duyuyor. Ancak sıcak hava dönemlerinde nehir suyunun sıcaklığı yükseldiğinde santrallerden yeniden nehre bırakılan suyun çevresel sınırları aşma riski ortaya çıkıyor. Fransız mevzuatı nehirlerin daha fazla ısınmasını önlemek amacıyla santrallerin bırakabileceği sıcak su miktarını sınırlıyor.

Bu nedenle EDF'nin bazı reaktörlerde üretimi azaltması ya da tamamen durdurması gerekiyor.

Reuters'ın EDF verilerine dayandırdığı hesaplamaya göre Fransa'nın nükleer üretim kapasitesinde Çarşamba günü öğle saatlerinde 7,3 gigavatlık kısıntı bekleniyor. Bu, ülkenin toplam nükleer kapasitesinin yaklaşık yüzde 12'sine karşılık geliyor. Yüksek su sıcaklıkları nedeniyle iki reaktörün tamamen devre dışı kalması, dört ünitede ise üretimin sınırlandırılması bekleniyor. Düşük nehir seviyesi nedeniyle bir başka reaktörün de üretim dışı kalacağı tahmin ediliyor.

EDF, Ağustos başında Tricastin Nükleer Santrali'nde Donzère-Mondragon Kanalı'nın sıcaklığı nedeniyle reaktörlerin gücünün çevre mevzuatına uymak için azaltılabileceğini açıklamıştı. Mevzuata göre kanalın santralden sonraki bölümünde günlük ortalama sıcaklığın 28 dereceyi aşması halinde üretim azaltılabiliyor veya reaktörler geçici olarak durdurulabiliyor.

Benzer bir sorun Chooz Nükleer Santrali'nde de yaşandı. Meuse Nehri'nin debisinin düşmesi üzerine santralin 1 numaralı ünitesi 1 Ağustos'ta durduruldu; diğer ünite de daha önce yine düşük debi nedeniyle devre dışı bırakılmıştı.

Rüzgâr da durdu, gaz ihtiyacı artıyor

Sıcak hava dalgasının enerji sistemine etkisi Fransa'yla sınırlı değil.

Almanya'da rüzgâr enerjisi üretiminin 8,1 gigavat azalarak 4,7 gigavata düşmesi bekleniyor. Bu seviye, yılın bu dönemi için ortalamanın yaklaşık yüzde 60 altında.

Bunun nedeni sıcak hava dalgalarının sıklıkla yüksek basınç ve durgun hava koşullarıyla birlikte gelmesi. Rüzgârın zayıflaması, yenilenebilir enerji üretiminde önemli paya sahip Almanya'nın açığı gaz santralleriyle kapatmasını gerektiriyor.

Bu yıl enerji piyasasında gazın maliyetini yükselten bir başka unsur da Hürmüz Boğazı'nda devam eden kesintiler. Böylece Avrupa'nın elektrik sistemi aynı anda hem aşırı sıcakların üretim üzerindeki etkisiyle hem de fosil yakıt fiyatlarındaki jeopolitik baskıyla karşı karşıya kalıyor.

Fransa'daki nükleer üretim kaybı da ülke sınırlarında kalmıyor. Fransa'nın komşu ülkelere yaptığı görece ucuz nükleer elektrik ihracatı azaldığında Almanya ve İngiltere gibi ülkelerde daha pahalı kömür ve gaz santralleri elektrik fiyatını belirlemede daha büyük rol oynuyor.

Üstelik sıcaklık yükseldikçe klima ve vantilatör kullanımı nedeniyle elektrik talebi de artıyor. Böylece sıcak hava aynı anda hem elektrik arzını düşürüyor hem de talebi artırıyor.

Sinzig'de Ren ve kuruyan Ahr yatağının havadan görüntüsü.

Batı Avrupa'da 204 milyon kişi aşırı sıcak tehdidi altında

Enerji piyasasındaki sıkışma, Avrupa'nın karşı karşıya olduğu çok daha geniş bir sıcaklık ve kuraklık tablosunun parçası.

Reuters Climate Monitor verilerine göre Batı Avrupa'da yaklaşık 204 milyon kişinin, yani bölge nüfusunun yüzde 56'sının, yılın bu dönemindeki tarihsel ortalamaların en az 5 derece üzerindeki sıcaklıklara maruz kalması bekleniyor.

Fransa'da Météo-France, 13 Ağustos Perşembe günü sıcak hava dalgasının ülke genelindeki zirvesine ulaşacağını ve birçok bölgede sıcaklığın 35-40 derece arasında seyredeceğini açıkladı. Bazı bölgelerde 40 derece civarındaki değerlerin görülmesi bekleniyor.

Avusturya ve Slovakya'da ise ağustos başında ulusal sıcaklık rekorları kırıldı. Avrupa Orta Vadeli Hava Tahminleri Merkezi'nin verilerine göre 5 Ağustos'ta Avusturya'da 41,2, Slovakya'da 41,4 derece ölçüldü.

Ren ve Tuna'da taşımacılık darbe aldı

Kuraklık yalnızca elektrik üretimini değil Avrupa ekonomisinin temel ulaşım ve üretim hatlarını da etkiliyor.

Ren ve Tuna nehirlerinde su seviyelerinin düşmesi yük taşımacılığını ciddi biçimde sınırladı. Avrupa sanayisi açısından kritik önemdeki iki nehir; kömür, petrol ürünleri, kimyasallar, tahıl ve başka hammaddelerin taşınmasında yoğun biçimde kullanılıyor.

Su seviyesi düştükçe gemilerin karaya oturmaması için taşıyabilecekleri yük miktarı azaltılıyor. Bu da aynı miktardaki malın taşınması için daha fazla sefer yapılmasını gerektirerek nakliye maliyetlerini yükseltiyor.

Avrupa genelinde düşük su seviyesi ve yüksek sıcaklıkların yarattığı soğutma sorunları nedeniyle yarım düzineden fazla nükleer jeneratör durmuş ya da üretimini azaltmış durumda. Tarımda da özellikle mısır ve ayçiçeği gibi geç hasat edilen ürünlerde Temmuz ayı itibarıyla yüzde 6-7 düzeyinde ürün kaybı hesaplanıyor.

Düsseldorf'ta Ren üzerinde ilerleyen bir yük gemisi ve açığa çıkmış kıyı.

İngiltere'de 45 milyon kişi kuraklık bölgesinde

Kuraklığın en görünür hale geldiği ülkelerden biri de İngiltere.

İngiliz hükümetinin 11 Ağustos'ta açıkladığı verilere göre ülkede yaklaşık 45 milyon kişi resmen kuraklık ilan edilen bölgelerde yaşıyor. 27 milyondan fazla kişi ise su kullanımına getirilen kısıtlamalardan etkileniyor.

Temmuz, İngiltere'de kayıtların tutulmaya başlanmasından bu yana en kurak temmuz ayı olurken nehir akışları, yeraltı suları ve rezervuar seviyeleri de geriledi. Ülke genelindeki rezervuarların doluluk oranı yüzde 69'a kadar düştü.

Kuraklık tarımı da vuruyor. İngiltere'nin bazı bölgelerinde çiftçilerin nehirlerden çekebileceği su miktarı yarı yarıya azaltılırken düşük ot verimi nedeniyle hayvancılık işletmeleri kış için ayrılan yem stoklarını şimdiden kullanmaya başladı.

Avrupa'daki tablo böylece tek bir hava olayının çok ötesine geçiyor. Aşırı sıcaklar nehirleri ısıtıp su seviyelerini düşürüyor; nehirlerdeki değişim nükleer üretimi ve taşımacılığı sınırlıyor; durgun hava rüzgâr enerjisini azaltıyor; yükselen sıcaklık ise aynı anda elektrik talebini artırıyor.

Kıtanın enerji sistemi açısından sorun artık yalnızca "elektrik üretmek" değil, bunu giderek daha sıcak ve daha kurak hale gelen koşullarda sürdürebilmek.


soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.