Breadcrumb
Asgari ücret tartışmalarının perdelediği gerçek: Küfeden çıkan süper sömürü
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 23.12.2022 , 15:30 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
soL yazarı Serdal Bahçe, dün nihayetlenen asgari ücret pazarlıklarından sonra devam eden tartışmalara değindiği yazısında, asıl emekçilerin sırtındaki küfenin ağırlaştığını yazdı. Yaptığı çalışmanın sonuçlarını paylayan Bahçe, Türkiye’de sömürü oranlarının hızla arttığını ortaya koydu.
Buna göre, tarım dışı sektörlerde 2016 yılı ile 2022 yılının ilk üç çeyreği arasında sömürü oranı yüzde 60’a yakın, kâr oranı ise yüzde 40’a yakın bir artış gösterdi. İmalat sanayinde ise sömürü oranı ise aynı dönemde yüzde 123 artarken kâr oranı da yüzde 60 civarında arttı.
Sermayenin asgari ücretle sınavı
Serdal Bahçe, Türkiye’de asgari ücretin gerçekte asgari ücret olmadığını ve ülkede birçok emekçinin asgari ücretin altında bir gelire sahip olduğunu vurguladığı yazısında, sermayedarların yükselen asgari ücretle her defasında mahir taktikler uygulayarak baş ettiklerini belirtiyor.
Nitekim Bahçe’nin de vurguladığı gibi, asgari ücreti işçinin banka hesabına tam yatırıp bir kısmını elden geri almak, kayıtlı çalışanlara asgari ücreti tam yatırıp bu ücretin bir kısmını kayıtsızlarla paylaşmaya zorlamak gibi birçok yöntemi uygulayan patronlar, sefalet ücreti seviyesindeki asgari ücretten kaçmanın yollarını arıyorlar.
Bahçe, Türkiye kapitalizmi açısından asgari ücretin kadük olduğunun altını çiziyor: “Asgari ücret gerçekte asgari olmayan ücrettir; meali asgari ücret Türkiye kapitalizmi açısından kadüktür. Türkiye’de gerçek bir anlama bile sahip değildir. Türkiye’de emekçilerin önemli bir ölümü asgari ücreti bile görmezler.”
Vahşi bölüşüm şoku, sömürü artışı
Türkiye kapitalizminin sorunlarını çözmek için değil ama ertelemek için vahşi bir bölüşüm şokuna ihtiyacı olduğunu belirten Serdal Bahçe, AKP’nin son ekonomik programının Cumhuriyet tarihinin gördüğü en sert bölüşüm şokunu yarattığını vurguluyor.
Yazıda ayrıca, milli gelirin emekçiler ve sermaye/mülk sahipleri arasında nasıl dağıldığına ve temel bölüşüm göstergelerine bakmak için hesaplanan göstergelerle emekçilerin sırtındaki küfenin ne kadar ağırlaştığı ortaya konuluyor ve bu tür bir bölüşüm şokunun ancak baskı dönemlerinde gerçekleşebileceği belirtiliyor:
"2016 ile 2019 arasında bir bocalama döneminin ardından sermayenin vahşi karşı saldırısı başlamış gibi görünmektedir. 2016 yılı ile 2022 yılının ilk üç çeyreği arasında (tarım dışı sektörlerde) sömürü oranı yüzde 60’a yakın, kâr oranı ise yüzde 40’a yakın bir artış göstermiştir. … İmalat sanayinde tüm bölüşüm göstergeleri emekçiler aleyhine ve sermaye lehine seyirlerine 2016’dan itibaren başlamışlar. Sömürü oranı 2016 ile 2021 arasında yüzde 123 artmış durumdadır. Keza kâr oranı da yüzde 60 civarında bir artış sağlamıştır. Bu türden bir bölüşüm şoku ancak yoğun baskı dönemlerinde gerçekleşebilecek bir bölüşüm şokudur. Şimdi anladık mı küfenin gerçekte kimin sırtında olduğunu ve ne kadar ağırlaştığını?"
Türkiye’de birim emek maliyetlerinin AKP’li yıllarda 2003 yılından bugüne gelişmekte olan ülkelerin para birimi cinsinden yüzde 65 oranında düştüğünü ve bu durumun Türkiye sermayesine büyük bir avantaj sunduğunu belirten Serdal Bahçe’nin yazısının tamamını buradan okuyabilirsiniz.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
