Breadcrumb
Ankara’da ‘Emeğin Cumhuriyetinde Sağlık’ buluşması: 'Sağlık için kamucu planlama yaşamsal önemde'
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 24.01.2026 , 12:49 Güncelleme Tarihi: 24.01.2026 , 12:52
Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi (THTM) Ankara Sağlıkçılar İnisiyatifi, Ankara’da "Emeğin Cumhuriyetinde Sağlık” Buluşmaları kapsamında etkinliğini "Birinci Basamak ve Toplumcu Sağlık" başlıklı forum olarak gerçekleştirdi.
Katılan sağlıkçılar ve yurttaşlar, Türkiye'nin sağlık serüvenini tarihsel ve güncel boyutlarıyla tartıştı.
‘Bebek ölümlerini bıçak gibi kesen bir irade vardı’
Ankara Tabip Odası’nda gerçekleşen ve kolaylaştırıcılığını Dr. Emel Güneş’in yaptığı forumun açılış oturumunda söz alan Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği üyesi Dr. Alper Akçam, Cumhuriyetin kuruluş yıllarındaki sağlık tablosuna dikkat çekti. Akçam, bebek ölüm oranlarının binde 300’lerde seyrettiği bir dönemde Köy Enstitüleri bünyesinde kurulan sağlık kollarının önemine değindi:
1599 Anadolu gençleri atlara binip köylere çıktılar. Aşı yaptılar, bataklık kuruttular, trahomla savaştılar. 1947 yılına gelindiğinde hastalıklar bıçakla kesilir gibi aşağı düşmüştü. Bu, toplumun öz gücüne dayanan bir aydınlanma mucizesidir.
Ayrıca Türkiye'nin ilaçta büyük oranda dışa bağımlı olduğu hatırlatılarak, Hıfzıssıhha deneyiminde olduğu gibi kamusal ilaç üretiminin kamucu bir sağlık programının vazgeçilmez bir parçası olması gerektiği ifade edildi.

‘Sosyalizasyon parçalandı, sistem tıkandı’
Halk Sağlığı Uzmanı Dr. Derman Boztok, 1961 Anayasası’nın sağladığı ilerici ortamla birlikte hayata geçirilen "Sağlıkta Sosyalizasyon" dönemini ve bu sürecin mimarı olan Nusret Fişek’in toplum hekimliği mirasını değerlendirdi. Boztok, bu dönemde benimsenen toplumcu bakış açısının, sağlık hizmetlerini bireyin yaşam alanına taşıyarak herkese eşit ve ücretsiz bir şekilde ulaştırılmasını hedeflediğini vurguladı.
Boztok, özellikle sağlık ocaklarının kapsayıcı yapısına dikkat çekerek, hizmetin vatandaşın ayağına götürülmesinin esas olduğunu belirtti. Bu modelde; ana çocuk sağlığından aile planlamasına, eğitimden çevre koşullarının iyileştirilmesine kadar geniş bir yelpazede koruyucu sağlık hizmetlerinin öncelendiğini ve bu sayede sağlık göstergelerinde önemli aşamalar kaydedildiğini ifade etti.
Küba deneyimi ve toplumcu sağlık modeli
Forumda Türkiye’deki sistem tartışılırken, toplumcu sağlık modelinin dünyadaki en somut örneği olarak Küba üzerine José Martí Küba Dostluk Derneği Genel Sekreteri Dr. Aslıhan Ilgaz tarafından kapsamlı bir sunum gerçekleştirildi.
Küba modeli konuşulurken, mahalle temelli sistemin "Halk Sağlığı Bakanlığı" olarak adlandırılmasının bir felsefeyi yansıttığı belirtildi. Sağlık hizmetinin sadece binalara sıkıştırılmadığı, hekim ve hemşirenin mahallede halkla iç içe yaşadığı bir yapıdan bahsedildi. Türkiye'deki mevcut Aile Hekimliği sisteminin aksine, Küba'da hekimin poliklinikte hasta beklemediği, bizzat ev ziyaretleri yaparak toplumun sağlık profilini günbegün güncellediği vurgulandı.
Küba’nın gayrisafi yurt içi hasılası düşük olmasına rağmen; anne ve bebek ölüm hızlarında Kanada, İngiltere ve ABD gibi gelişmiş ülkelerle yarıştığı, hatta bazı parametrelerde onları geride bıraktığı ifade edildi. Kayıtlarda şu çarpıcı verilere yer verildi:
"Aşılamada Tam Başarı: Aşılamanın zorunlu olmamasına rağmen bilim insanlarına duyulan güven sayesinde yüzde 100 oranına ulaştığı belirtildi. Nüfus Başına Hekim: Her birim yaklaşık 120 aileye (ortalama 600-800 kişi) bakıyor. Bu düşük nüfus yükü, her hastanın detaylı takibini mümkün kılıyor."
Küba'nın ABD ablukası nedeniyle ilaç hammaddesi tedarikinde zorluklar yaşadığı ancak buna rağmen kendi yerli ilaçlarını ve aşılarını ürettiği hatırlatıldı. Kanser aşılarından diyabetik ayak tedavisine kadar pek çok alanda ticari kâr hırsı gütmeden üretim yapıldığı ve Latin Amerika Tıp Okulu (ELAM) aracılığıyla dünyaya "sağlık neferleri" yetiştirildiği anlatıldı.
Küba'da yaşam süresinin uzamasıyla birlikte (ortalama yaşın 40'ın üzerine çıkması), sistemin artık rehabilitasyon, demans ve palyatif bakım gibi alanlara odaklandığı; toplumcu hekimliğin bu yeni nüfus piramidine göre kendini güncellediği bilgisi paylaşıldı.

‘Yeni uygulamalar piyasalaşmanın bir parçası’
Panelde söz alan ATO Aile Hekimliği ve Pratisyen Hekimler Komisyonu üyesi Dr. Zafer Çelik, Aile Sağlığı Merkezleri’ndeki (ASM) güncel ücretlendirme ve performans sistemine dair teknik veriler paylaştı. Mevcut sistemde aile hekimlerinin adeta taşeron hizmet sunduğunu ifade etti.
30 Ekim 2024’te Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve aile sağlığı merkezi çalışanları tarafından “Eziyet Yönetmeliği” olarak nitelendirilen yönetmeliğin aile hekimleri ve ASM çalışanları üzerine baskı oluşturan, ek ödemeler üzerinden cezalandırma mantığına sahip olduğunu belirtti. Sürücü belgesi ve raporların ücretli hale gelmesi ile GETAT (Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp) gibi uygulamaların ASM’lerde yer bulmasının sağlık hizmetlerini kamusal alanın dışına ittiğini vurguladı.
Foruma Genel Sağlık-İş Sendikası, Türk Hemşireler Derneği ve Sağlık Çalışanları Hak ve Mücadele Derneği temsilcisi katılımcılar da katkı sundu. Yapılan katkılarda Cumhuriyetin Kurtuluş Savaşı sonrasında yoksul Anadolu’da sağlık, eğitim başta olmak üzere birçok alanda başardıklarının güçlü bir siyasal irade ile başarılabildiği, bugün de benzer bir irade ve örgütlülüğe ihtiyaç olduğu ifade edildi. Ülkemizde hakim olan piyasacı anlayışın sağlık sisteminde basamaklı bir hizmeti mümkün kılmadığı ve koruyucu sağlık hizmetleri ile basamaklı bir sağlık hizmetinin ancak kamucu bir anlayışla hayata geçirilebileceği söylendi.
Forumda söz alan THTM Yürütme Kurulu üyesi Dr. Erhan Nalçacı, Cumhuriyetçiler Kurultayı'nın 2026 yılı ortasında yapılacak ikinci kurultayında Emeğin Cumhuriyeti programında sağlık başlığının da ele alınacağını hatırlatarak, sağlıkçılar inisiyatiflerinin üretimlerinin bu programa katkı sunması için çalışılmasının önemini vurguladı.
Forum, THTM Sağlıkçılar İnisiyatifi'nin buluşmalarının aylık olarak benzer etkinlik ve toplantılarla devam edeceği belirtildi. Etkinlik halk toplantılarıyla ortak tartışma ve üretimlerin yapılması önerisiyle sona erdi.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.