Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Altıncı ayında şiddetlenen İran savaşı: Washington hedeflerine ulaşamadı, Hürmüz yeni savaşın merkezinde

ABD ve İsrail'in İran'a saldırısıyla başlayan savaş altıncı ayını doldurdu. Washington'ın kısa sürede sonuç almayı umduğu savaş ne İran yönetiminin devrilmesine ne de Tahran'ın askeri kapasitesinin ortadan kaldırılmasına yol açtı. Savaşın ağırlık merkezi ise İran'ın nükleer programından Hürmüz Boğazı'nın kontrolüne kaymış durumda.

Dış Haberler

Yayın Tarihi: 31.08.2026 , 11:24

ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik geniş çaplı saldırısıyla başlayan savaş altı ayı geride bıraktı.

İran lideri Ali Hamaney'in yanı sıra ülkenin üst düzey askeri yöneticilerinin öldürüldüğü ilk saldırıların ardından ABD Başkanı Donald Trump savaşın birkaç hafta içinde sonuçlanabileceğini savunmuştu.

Ancak altı ay sonra ortaya çıkan tablo bunun tam tersine işaret ediyor.

İran'ın askeri ve ekonomik kapasitesi ağır darbeler aldı ancak ülke yönetimi ayakta kaldı. Tahran'ın füze ve İHA saldırıları durmadı. ABD'nin İran'ın nükleer programını tamamen ortadan kaldırdığı yönündeki iddiaları da doğrulanamadı.

Savaşın başlangıcında Washington açısından öne çıkan İran'ın nükleer programı ve balistik füze kapasitesi gibi başlıkların yerini giderek Hürmüz Boğazı'nın kontrolü aldı.

Son bir aydır taraflar arasındaki doğrudan çatışmaların önemli ölçüde azalmasının ardından bu hafta sonu yaşananlar savaşın yeniden genişleyebileceğini gösterdi.

Bir aylık sessizlik ABD saldırısıyla sona erdi

ABD ordusu pazar günü İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki Lark Adası'nı vurdu.

Washington, saldırının gerekçesinin İran Devrim Muhafızları'nın boğaza deniz mayını taşıyabilecek roketler fırlatmaya hazırlandığı yönündeki istihbarat olduğunu ileri sürdü.

İran ise saldırıda askerlerle birlikte sivillerin de öldüğünü açıkladı.

Bu, ABD'nin temmuz sonundan bu yana İran'a yönelik gerçekleştirdiği ilk doğrudan saldırı oldu.

Tahran'ın yanıtı saatler içinde geldi.

İran Devrim Muhafızları Ürdün'deki Kral Hüseyin ve Muvaffak Salti hava üslerinde ABD güçlerini balistik füzelerle hedef aldığını duyurdu. İran ordusu ayrıca Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki El Minhad Hava Üssü'ne onlarca İHA gönderildiğini açıkladı.

Ürdün sekiz füzenin hava savunma sistemleri tarafından vurulduğunu bildirirken İran saldırılarda ABD'ye ait teknik altyapı, bakım tesisleri ve savaş uçaklarının konuşlandığı noktaların vurulduğunu savundu.

Tahran ayrıca Hürmüz Boğazı üzerinde bir ABD MQ-9 Reaper İHA'sının düşürüldüğünü açıkladı.

Lark Adası'nın uydu görüntüsü.

Trump'tan Harg Adası iddiası

Gerilimi daha da artırabilecek bir başka açıklama pazartesi sabahı Trump'tan geldi.

ABD Başkanı, İran'ın Basra Körfezi'ndeki en önemli petrol ihracat merkezlerinden Harg Adası'nın "yerle bir edildiğini" öne sürdü.

Ancak Trump saldırıya ilişkin herhangi bir ayrıntı veya kanıt sunmadı. Beyaz Saray ve Pentagon da Harg Adası'na yeni bir saldırı gerçekleştirildiğini doğrulamadı.

Trump'ın paylaşımına eklediği ve adada büyük patlamalar yaşandığını gösterdiğini öne sürdüğü görüntünün ise yapay zekâyla üretildiği tespit edildi.

Trump'ın paylaştığı yapay zeka videosundan bir görüntü.

Savaşın merkezi artık Hürmüz

Altı ay önce savaşın gerekçesi olarak kamuoyunun önüne öncelikle İran'ın nükleer programı konulmuştu.

Bugün ise ABD ile İran arasındaki mücadelenin merkezinde Hürmüz Boğazı bulunuyor.

Savaş öncesinde dünyada tüketilen petrolün yaklaşık beşte biri bu dar deniz yolundan geçiyordu.

İran savaşın başlamasının ardından boğazı büyük ölçüde deniz trafiğine kapattı. ABD ise buna İran'ın Basra Körfezi'ndeki limanlarını abluka altına alarak karşılık verdi.

Aylar süren saldırılara rağmen Washington Hürmüz'de savaş öncesindeki düzeni yeniden kurabilmiş değil.

Boğazdan geçen gemi sayısı savaş öncesinin çok altında kalırken İran, kendi belirlediği kurallara uymayan gemilerin geçişine izin vermeyeceğini söylüyor.

Son saldırılardan saatler sonra İran devlet televizyonu bir süpertankerin Hürmüz'de iki deniz mayınına çarparak alev aldığını bildirdi. Devrim Muhafızları da İran'ın koyduğu geçiş kurallarını ihlal eden gemilerin benzer sonuçlarla karşılaşacağı konusunda uyardı.

Son çatışmaların ardından Brent petrolün varil fiyatı yeniden 90 doların üzerine çıktı.

Savaş dönemi Hürmüz Boğazı'ndan geçen Hindistan bayraklı bir LPG tankeri.

Kısa savaş' altıncı ayında

Washington ve Tel Aviv savaşın ilk haftalarında İran'ın askeri altyapısına ağır kayıplar verdirdi.

İran lideri Ali Hamaney'in öldürülmesinin ardından oğlu Mücteba Hamaney ülkenin yeni lideri ilan edildi. Çok sayıda İranlı üst düzey komutan da saldırılarda yaşamını yitirdi.

Ancak İran yönetiminin kısa sürede çözülmesi beklentisi gerçekleşmedi.

İran'ın füze ve İHA kapasitesi önemli ölçüde zayıflatılmış olsa da Tahran ABD'nin bölgedeki üslerine ve Washington'ın müttefiklerine saldırmayı sürdürebilecek kapasiteye sahip olduğunu gösterdi.

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın İran'ın nükleer tesislerine erişiminin büyük ölçüde kesilmesi nedeniyle Tahran'ın zenginleştirilmiş uranyum stokunun tam olarak nerede olduğu ve ne ölçüde zarar gördüğü de bilinmiyor.

İran’dan İsrail’e füze saldırısı sırasında devreye giren Demir Kubbe.

İran'dan Lübnan'a, Irak'tan Kızıldeniz'e

Savaş aynı zamanda İran sınırlarının çok ötesine yayıldı.

Hizbullah'ın İran'a destek amacıyla İsrail'e saldırılara başlamasının ardından İsrail mart ayında Lübnan'a geniş çaplı bir operasyon başlattı. Nisan ayında varılan ve daha sonra uzatılan ateşkese rağmen İsrail ordusu Lübnan topraklarının bir bölümündeki işgalini sürdürüyor ve ülkeye yönelik saldırılar tamamen sona ermiş değil.

Yemen'deki Husiler ise Suudi Arabistan'a ait enerji altyapısını ve Kızıldeniz'deki petrol tankerlerini hedef aldı. Husilerin Suudi gemilerine yönelik abluka ilanı, Hürmüz'ün yanı sıra Babülmendep çevresindeki deniz ulaşımını da savaşın parçası haline getirdi.

Irak'ta İran'a yakın silahlı grupların Suudi Arabistan ve ABD hedeflerine yönelik saldırılarıysa ABD-Suudi ortak hava operasyonlarına yol açtı.

Babülmendep Boğazı.

Yaklaşık 8 bin kişi hayatını kaybetti

Altı aylık savaşın insani bilançosu da giderek ağırlaşıyor.

Resmi verilere dayanan son hesaplamalara göre İran'da en az 3 bin 527, Lübnan'da 4 bin 350, Körfez ülkelerinde ise 28 kişi yaşamını yitirdi.

İran'ın saldırılarında 60 İsrailli ve 18 ABD askeri de öldü. Pentagon'a göre 750'den fazla ABD askeri yaralandı.

Böylece savaşta doğrulanabilen toplam can kaybı yaklaşık 8 bine ulaştı. Gerçek sayının daha yüksek olabileceği belirtiliyor.

Milyonlarca kişi de İran ve Lübnan'daki çatışmalar nedeniyle yerinden edildi.

Ateşkes girişimleri sonuçsuz kaldı

Taraflar arasındaki diplomasi girişimleri de şimdiye kadar savaşı sona erdiremedi.

Nisan ayında bir ateşkes sağlandı. Haziran ayında Pakistan'ın arabuluculuğunda ABD ile İran arasında nihai anlaşmaya yönelik bir mutabakat zaptı imzalandı.

Ancak iki girişim de kalıcı barışa dönüşmedi.

Son haftalarda Katar, Pakistan ve Umman üzerinden yürütülen temasların temel gündemlerinden biri Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması oldu.

İran bunun karşılığında ABD'nin İran limanlarına yönelik ablukasını sona erdirmesini, yaptırımların kaldırılmasını ve savaşta uğradığı zarar için tazminat ödenmesini talep ediyor.

Washington ise tam tersine Tahran üzerindeki ekonomik baskıyı artırmaya hazırlanıyor.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran'la ticaret yapan bankalar ve şirketlere karşı her hafta yeni ikincil yaptırımlar uygulanacağını duyurdu. Washington'ın hedefi İran'ı dolar sisteminden daha da fazla dışlamak ve petrol gelirlerini kesmek.

Washington'ın çıkış stratejisi hâlâ yok

Altı aylık savaşın ardından ABD bahsettiği hedeflere hâlâ ulaşamadı.

İran ağır askeri ve ekonomik kayıplar verdi, ancak yönetim değişmedi ve Tahran bölgedeki ABD hedeflerini vurabilecek kapasitesini korudu.

ABD ve İsrail İran'ın nükleer ve füze altyapısında ciddi hasar yarattı fakat açıklanan temel hedeflerin hiçbiri bütünüyle gerçekleşmedi.

Buna karşılık İran'ın Hürmüz'ü büyük ölçüde kapatması küresel enerji piyasalarında Washington'ın hesaplamadığı ölçüde büyük bir sorun yarattı.

ABD'nin askeri operasyonlarının maliyeti yükselirken mühimmat ve hava savunma stoklarının durumu da Washington'da tartışma konusu oldu.

Trump yönetimi bu nedenle son haftalarda doğrudan saldırıları azaltarak ekonomik kuşatmayı artırmaya yönelmişti.

Lark Adası'nın vurulması ve ardından İran'ın Ürdün ile BAE'deki ABD üslerini hedef alması, bu görece sakin dönemin de sona ermiş olabileceğini gösteriyor.

Washington'ın başlangıçta birkaç haftada sonuçlandırabileceğini düşündüğü savaşın nasıl sona ereceğine ilişkin ise hâlâ bir yanıt bulunmuyor.


soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.