Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

AKP’nin Osmanlı hayallerinde yeni aşama: ABD’yi örnek alıp yurtdışına asker ihraç etme planı yapılıyor!

AKP iktidarının Yeni Osmanlı hayallerine ilişkin Cumhuriyet’in yıldönümünde, 29 Ekim’de çarpıcı bilgiler ortaya çıktı. ABD’yi örnek alan iktidarın, TSK’yı birçok ülkeye gönderme, çeşitli ülkelerde üs kurma planları olduğu, bu kapsamda yeni bir “güvenlik” konseptinin hayata geçirilmek istendiği ifade edildi. Libya'yı "başarılı örnek" olarak gören AKP'ye Suudi Arabistan'dan üs kurma teklifi geldiği de öne sürüldü.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 29.10.2026 , 15:25 Güncelleme Tarihi: 29.10.2026 , 15:26

Türkiye bir süredir Mekke Anlaşması'nı konuşuyor.

Suudi, ABD ve İsrail çıkarları doğrultusunda ülkemizin Yemen savaşına girmesi ihtimali giderek güç kazanıyor.

Şu ana kadar Libya, Katar ve çeşitli Afrika ülkelerine asker gönderen AKP’nin Mekke Anlaşması konusunda bu kadar istekli olmasının bir nedeninin de yurtdışına TSK’yı gönderme planının yeni dönem “güvenlik konsepti” olarak belirlenmesi olduğu ortaya çıktı.

AKP’ye yakınlığıyla bilinen Hürriyet’ten Hande Fırat, AKP iktidarının Yeni Osmanlıcı planlarını ortaya koyan bu adımları, bugünkü köşesine taşıdı:

Edindiğim bilgilere göre, MSB’nin çizdiği yeni konseptin merkezinde iki temel yaklaşım bulunuyor:
- Dünyadaki gelişmeler dikkate alınarak büyük çaplı bir savaş ihtimaline karşı hazırlık yapılması.
- Türk Silahlı Kuvvetlerinin yurtdışındaki askerî varlığının ve konuşlanma alanlarının genişletilmesi.

Asya ve Afrika ana hedef ilan edilmiş

Türk askerî varlığının artırılması üzerinde çalışmalar yürütüldüğünü vurgulayan Fırat, “Yeni yaklaşımda Afrika ve Asya başta olmak üzere farklı kıtalardaki birçok ülkeyle ilgili çalışmalar yürütülüyor. İkili askerî ilişkiler ve Türkiye’nin içinde bulunduğu ittifaklar çerçevesinde yeni askerî birliklerin kara, deniz ya da hava üssünde konuşlandırılması gündemde” dedi.

ABD emperyalizmiyle yakın ilişki içinde olan AKP’nin bu planı da haliyle ABD patentli. 

“ABD’nin dünyanın farklı bölgelerindeki askerî üsleri ve komuta yapılanması, küresel erişim bakımından karşılaştırma örneği olarak gösterilebilir” diyerek bu durumu itiraf eden Fırat, “Libya’da yaşanan gelişmeler ve Mekke Ortak Savunma Anlaşması çerçevesinde yapılan çalışmalar, bu stratejik dönüşümün somut örneklerini oluşturuyor” ifadesini kullandı.

Mekke perdelemesi

Fırat, NATO planlarının parçası olarak dahil olunan Libya işgalini ve Mekke Anlaşması'nı yeni konseptin ana örneklerini olarak gösteriyor ancak ortada bir tuhaflık var.

Mekke Anlaşması, AKP her ne kadar Meclis’i ciddiye almasa da henüz vekillerin oyuyla onaylanmış, hayata geçmiş bir anlaşma değil.

Üstelik Fırat’ın işaret ettiği şekilde Türkiye’nin yurtdışına asker göndermesi için de Meclis’in onayına ihtiyaç var.

Belli ki Meclis’i hiçbir şekilde ciddiye almayan AKP gibi Fırat da bu “küçük engeli” fazla önemsemiyor.

Suudi Arabistan'dan Türkiye'ye üs teklifi iddiası

Libya’nın egemen bir ülkeyken NATO saldırısıyla birlikte işgal edildiğini yazmayı atlayan Fırat, “Libya meselesi Türkiye’nin 2019’dan beri askeri, diplomatik ve istihbarı olarak ilmek ilmek dokuduğu bir süreç” iddiasında bulundu.

Fırat, Suudi Arabistan’ın Türkiye’ye kendi topraklarında askerî üs kurmasını teklif ettiğini öne sürdü.

“Üzerinde durulan modelin Katar’daki Türk askerî yapılanmasına benzer olması öngörülüyor” diyen Fırat, bu sayede Suudi askerine eğitim verileceğini, ortak savunma kapasitesinin güçlendirileceğini öne sürdü.

Fırat tüm bunlara ek olarak Mekke Anlaşması'nda yer alan açık hükme ve Türkiye’nin bir savaşın içine sürüklenmesi ihtimaline rağmen, bir AKP temsilcisiymiş gibi net ifadeler kullanıp şöyle dedi: “Türkiye’nin Mekke ittifakı kapsamında Husilere karşı bir askerî harekâta katılması sözkonusu değil. Üstelik ihtiyaç halinde Türkiye ile Husiler arasında arka kapı diplomasisi yürütülüyor."

Neden önemli?

AKP iktidarı, uzun süredir Türkiye sermaye sınıfıyla kol kola Yeni Osmanlıcı hayallerin peşinde.

Patronların daha çok kazanması, iktidarın ise ömrünün uzamasını hedefleyen bu hayaller, ülkemizi zaten ateş çemberine dönen bölgede daha büyük tehlikelerin parçası haline getiriyor.

Halihazırda Riyad’da, Suudlar Yemen’e karşı İsrail’den askeri istihbarat ve destek alıyor. Yemen’deki Husiler, Suudlar dışında en çok ABD ve İsrail’in canını yakıyor. Mekke Anlaşması açık şekilde bu üç ülkeye karşı mücadele eden Yemen’e karşı Türkiye’nin de sahaya sürülmesini içeriyor.

Fırat yazısında bu açık gelişmeleri perdelemeye çalışırken, aslında Mekke Anlaşması tek değil, iktidar çok daha ötesine gözünü dikti diyor.


soL'un dört kez sansürlenen X hesabını takip ederek yaygınlaştırabilirsiniz. 

soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.