Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

AKP'den Suriye açıklaması: 'Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedefine yönelik sabotaj engellendi'

AKP Sözcüsü Ömer Çelik tarafından yapılan açıklamada, SDG'nin 10 Mart mutabakatına uymayarak "kötülük projesinin aleti olduğunu" ve böylece "terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge" hedefine sabotaj düzenlendiği öne sürüldü.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 19.01.2026 , 14:41

AKP'den, Suriye'deki Heyet Tahrir'uş Şam (HTŞ) yönetimi ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında yaşanan çatışma ve ardından varılan ateşkes anlaşmasına dair ilk açıklama geldi.

AKP Sözcüsü Ömer Çelik tarafından yapılan açıklamada, SDG'nin 10 Mart mutabakatına uymayarak "kötülük projesinin aleti olduğunu" ve böylece "terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge" hedefine sabotaj düzenlendiği öne sürüldü.

SDG ve HTŞ arasında varılan ateşkes anlaşmasına dair de konuşan Çelik, anlaşmanın "terörsüz bölge" yaklaşımı için destekledikleri doğru bir adım olduğunu söyledi.

'Kürt kardeşlerimizin elde ettiği kazanımlar sevindiricidir'

Suriye’de HTŞ lideri Ahmed Şara'nın geçtiğimiz günlerde Kürtlerin statüsüne ilişkin kapsamlı düzenlemeler içeren kararnameyi yürürlüğe koymasını değerlendiren Çelik, "Esad yönetimi tarafından yıllar boyunca temel haklarından yoksun bırakılmış Kürt kardeşlerimizin hukuk temelinde elde ettiği kazanımlar sevindiricidir" ifadesini kullandı.

Çelik, kararnamede yer alan "Suriyeli Kürt vatandaşlar, Suriye halkının vazgeçilmez ve ayrılmaz bir parçası olarak kabul edilir, kültürel ve dilsel kimlikleri, çeşitli ve birleşik Suriye ulusal kimliğinin ayrılmaz bir parçasıdır" maddesine atıfta bulunarak, "Suriyeli Kürt kardeşlerimize dönük Baas rejimi dönemindeki tüm ret ve inkar politikalarının bitirildiğinin açık ifadesidir" iddiasında bulundu.

Çelik, bu adımın Suriye'deki tüm etnik ve mezhepsel gruplara dönük aynı yaklaşımın üretileceğinin de kanıtı olduğunu öne sürdü.

'Devlet içinde devlet ve ordu içinde ordu olmaz'

Açıklamasına "SDG terör örgütünün faaliyetleri ve 'talimatıyla hareket ettiği odakların siyasi hedefleri' hem Suriye hem Türkiye için tehdit teşkil etmektedir" diyerek devam eden Çelik, SDG'nin "devlet içinde devlet" ve "ordu içinde ordu" gibi hareket etmeyi hedeflediğini, bunun da "kötülük üretmek isteyen odaklar tarafından SDG'ye verilen bir görev olduğunu" iddia etti. Çelik, bu durumun "tek Suriye ve tek ordu" ilkesine aykırı olduğunu söyleyerek, açıklamasınışöyle sürdürdü:

"Defalarca söylediğimiz gibi 'devlet içinde devlet ve ordu içinde ordu' olmaz. Bir ülkede 'iki devlet ve iki ordunun' varlığı herkese kötülük getirecek bir iç savaştır. Terör örgütlerinin 'paralel devletçik' ve 'paralel ordu' gibi hareket etmesi ise kötülük üretmeye çalışan odakların aparatı olduklarının delilidir. Bundan Kürt, Arap ve Türkmen fayda elde etmez, kimin fayda elde edeceği de malumdur. 'Terörsüz Türkiye' ve 'terörsüz bölge' iç içe süreçlerdir, birbirinden ayrılamaz."

'Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedefine sabotaj'

HTŞ ile SDG arasında imzalanan ve hayata geçirilemeyen 10 Mart mutabakatını hatırlatan Çelik, SDG'nin söz konusu mutabakata uymayarak "kötülük projesinin aleti olduğunu" iddia etti ve böylece "terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge" hedefine sabotaj düzenlendiğini öne sürdü. Çelik açıklamasını şöyle sürdürdü:

"SDG/PKK'nın 'terörsüz bölge' hedefine suikast ve 'terörsüz Türkiye' hedefini akamete uğratma girişimi, Suriye yönetiminin terörle mücadele operasyonlarıyla engellenmiştir. SDG'nin 'terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge' ilkemizi hedef alan 'darbe girişimi' durdurulmuştur. SDG'nin aleti olduğu 'darbe mekanizması' işlevsiz kalmıştır."

Çelik açıklamasına herhangi bir kişi veya kurumun ismini vermeden şöyle devam etti:

"Terörsüz Türkiye'ye destek verdiğini söyleyip 'terörsüz bölge'ye karşı çıkmak ağır bir siyasi çelişkidir. Esas olan, kapsayıcı bir toplumsal, siyasal ve anayasal modelle Arap, Türkmen ve Kürt kardeşlerimizle, tüm din ve mezhep mensuplarının bir ve bütün Suriye'nin eşit ve onurlu unsurları olmalarıdır." 

Ateşkes değerlendirmesi: 'Terörsüz bölge için doğru bir adım'

Şara tarafından dün açıklanan ateşkese de değinen Çelik, ateşkes anlaşmasının Suriye'nin birliği için önemli bir zemin olacağını ve Suriye'nin iç bütünleşmesine dönük net bir beyan olduğunu iddia etti ve "terörsüz bölge" yaklaşımı için destekledikleri doğru bir adım olduğunu söyledi.

Çelik, açıklamasını şöyle noktaladı:

"Suriye'deki Kürt kardeşlerimiz için gerçek 'kazanım' 10 Mart Mutabakatı ile başlayan, hakları garanti alan kararnameyle devam eden ve son olarak anlaşmayla çerçevelenen yol haritasıdır. Suriye'de her türlü sabotaja karşı sağduyulu davranılması, birlik ve bütünlük sağlanması ve terörün ortadan kalkması için atılan her adım kıymetlidir. Bunun, terörle mücadelede tavizsiz olunması gerektiği ilkesiyle beraber ele alınması gerektiği açıktır. Cumhurbaşkanımızın komşumuz olan ve yakın bölgemizdeki halklara dönük 'kardeşlik siyaseti' kararlılıkla sürmektedir. Kardeş ülkelerdeki halkların terör ve emperyalist vesayetlerden arınmış onurlu, huzurlu, güvenli ve müreffeh bir geleceğe sahip olması için çalışmaya devam edeceğiz. Cumhurbaşkanımızın yıllar içinde sabır, dirayet ve emekle ürettiği bu stratejinin kardeş ülkelerin 'egemenliklerine saygı' temelinde, herkes için doğru sonuçlar ürettiğini görmeye devam ediyoruz."

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.