Sayfa yolu
SDG'nin yabancı unsurları sınır dışı etmesi istendi: Peki IŞİD'in çağrısıyla HTŞ'ye katılan yabancılara ne oldu?
Dış Haberler
Yayın Tarihi: 19.01.2026 , 11:45 Güncelleme Tarihi: 19.01.2026 , 16:55
Suriye'deki Heyet Tahrir'uş Şam (HTŞ) yönetimi ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında geçtiğimiz yıl varılan 10 Mart tarihli mutabakata dair görüşmelerin tıkanması üzerine çatışmalar şiddetlendi.
Geçtiğimiz hafta Halep'te yaşanan çatışmaların ardından HTŞ'ye bağlı güçler SDG kontrolündeki bölgeye doğru ilerlemeye başladı. Taraflar arasındaki çatışmalar dün iyice şiddetlenirken, HTŞ'den ateşkes açıklaması geldi.
HTŞ lideri Ahmed Şara yaptığı açıklamada, HTŞ ve SDG arasındaki tüm cephelerde ve temas noktalarında derhal ve kapsamlı bir ateşkes sağlanacağını duyurdu ve “Suriye hükümet güçleri ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasındaki tüm cephelerde ve temas noktalarında derhal ve kapsamlı bir ateşkes sağlanacaktır" dedi.
Ateşkes ilanının ardından 14 maddelik anlaşma kamuoyuna yansıdı. Ateşkes anlaşmasına göre SDG Fırat’ın doğusuna çekilecek, Deyrizor ve Rakka HTŞ yönetimine teslim edilecek, tüm enerji kaynakları ve sınır kapıları HTŞ kontrolüne girecek.
Anlaşmada, SDG’nin tüm askeri ve güvenlik unsurlarının gerekli güvenlik taramalarından geçtikten sonra bireysel olarak Suriye Savunma ve İçişleri Bakanlıkları bünyesine dahil edilmesi öngörülürken, Suriyeli olmayan tüm unsurların da ülkeden sınır dışı edilmesi kararlaştırıldı.
Söz konusu 12. madde şöyle:
Egemenliği ve komşuluk istikrarını güvence altına almak amacıyla SDG, Suriyeli olmayan tüm PKK liderlerini ve unsurlarını Suriye Arap Cumhuriyeti sınırları dışına çıkarmayı taahhüt eder.
HTŞ saflarında binlerce yabancı cihatçı savaştı
Oysa Suriyeli olmayan unsur deyince akla gelen ilk aktörlerden biri bizzat HTŞ'nin kendisi.
HTŞ saflarında uzun yıllar boyunca savaşan, ardından HTŞ'ye bağlı "Suriye Arap Cumhuriyeti" ordusuna entegre edilen, hatta bu orduda yüksek rütbelere getirilen birçok yabancı cihatçı bulunuyor.
HTŞ saflarında savaşan yabancı cihatçı sayısı net olarak bilinmemekle birlikte, bu sayının 6 bine yakın olduğu tahmin ediliyor.
Yabancılar arasındaki en kalabalık grup, Türkistan İslam Partisi adı altında faaliyet gösteriyor. Çin’in terör örgütleri listesindeki bu örgüt içinde Çin dahil olmak üzere Orta ve Doğu Asya'dan gelen Uygurlar ağırlıkta. Diğer cihatçılar arasında ise Rusya, Fransa, İngiltere, Türkiye ve bazı Arap ülkelerinin vatandaşı olanlar bulunuyor.
Bu cihatçıların büyük kısmı Suriye'de savaş başladığı dönemde IŞİD'in hilafet çağrısı üzerine ülkeye gidenler. HTŞ, IŞİD'le bağlarını koparttıktan sonra bazı yabancı cihatçılar örgütten ayrılırken, bir kısmı ise HTŞ saflarında yer almayı sürdürdü.
Yabancı cihatçılar orduda üst rütbelere getirildi
HTŞ, Beşar Esad yönetimini devirerek kontrolü ele geçirdikten kısa bir süre sonra Suriye ordusuna çeşitli üst düzey atamalar yaptı. HTŞ’nin 49 kişiden oluşan askeri yetkililer listesinde en az altı yabancı cihatçı olduğu ortaya çıktı.
O dönemde, Batı'ya ülkede kontrolü sağladığına ve “ılımlı İslamcı” bir çizgi sürdüreceğine ilişkin mesajlar veren HTŞ yönetiminin Suriyeli olmayan cihatçı çete liderlerini orduya ataması dikkat çekti.
HTŞ lideri Şara, örgütünü “Suriyelileştirme ve ılımlılaştırma kampanyasının" bir parçası olarak onlarca yabancı cihatçıyı tasfiye etti, fakat Esad’ı devirme konusundaki “katkıları” nedeniyle yabancı cihatçılara ve ailelerine Suriye vatandaşlığı verilebileceğini söyledi.
Reuters’ın Suriyeli askeri kaynağına göre bunlar arasındaki “yabancı savaşçı”lardan üçüne tuğgeneral, üçüne ise albay rütbesi verildi. Ajansa konuşan HTŞ’li kaynak bunun “İslamcı cihatçıların fedakarlıkları için küçük bir tanınma göstergesi” olduğunu söyledi.
HTŞ’nin Suriye ordusuna atadığı Suriyeli olmayan cihatçı grup üyelerinin başında Türkistan İslam Partisi geliyor. Örgütün komutanı olan ve Zahid ismiyle de bilinen Uygurlu militan Abdülaziz Davud Hüdaberdi tuğgeneral olarak atanırken, Mevlan Tersun Abdülsamed ve Abdülselam Yasin Ahmed adlı iki Uygurlu cihatçıya ise albay rütbesi verildi. Çin’de ve orta Asya’da “İslam Devleti” kurmayı hedefleyen El Kaide bağlantılı Türkistan İslam Partisi’nin yüzlerce militanının Suriye’de olduğu tahmin ediliyor.
HTŞ’nin tuğgeneralliğe atadığı bir diğer isim de Türkiye vatandaşı Ömer Muhammed Çiftçi oldu. Bu rütbenin verildiği isimlerden Abdülrahman Hüseyin el Hatib ise Ürdün vatandaşı. HTŞ bünyesinde faaliyet gösteren Arnavut cihatçıların silahlı örgütü Cemati Alban’ın lideri Abdül Ceşari de bu dönemde Suriye’de oluşturulan yeni orduya albay olarak atandı.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.