Sayfa yolu
AKP'den Mekke İttifakı'nı Meclis'ten geçirme telaşı: Türkiye'yi savaşa sürükleyen anlaşma öne çekildi
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 03.11.2026 , 23:43 Güncelleme Tarihi: 04.11.2026 , 00:47
AKP iktidarı, Türkiye'yi Suudi Arabistan ve Pakistan'la birlikte bölgesel bir askeri ittifaka bağlayan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nı Meclis'ten geçirme sürecini hızlandırdı.
AKP'nin TBMM Genel Kurulu'nun gündemini ve çalışma saatlerini yeniden düzenlemeye ilişkin grup önerisi kabul edildi. Böylece Mekke Anlaşması'nın onaylanmasına ilişkin kanun teklifi, 48 saat geçmeden Genel Kurul gündeminin ikinci sırasına alındı. Teklifin 4 Kasım Çarşamba günkü birleşimde görüşülmesi kararlaştırıldı.
İktidarın bir an önce Meclis'ten geçirmek istediği anlaşma, Türkiye'yi yalnızca olası saldırılara karşı ortak savunma yükümlülüğü altına sokmuyor. Suudi Arabistan'ın Yemen'deki savaşı, İran'a yönelik bölgesel baskı ve ABD'nin Ortadoğu'daki askeri planları açısından da Türkiye'ye yeni sorumluluklar yükleyebilecek bir mekanizma oluşturuyor.
Türkiye'yi bölgesel savaşların parçası haline getiren askeri ittifakları, kapalı kapılar ardında alınan kararları ve iktidarın gerçek ajandasını takip ediyoruz.
Bu haberleri okuyabilmek, gerçeğin peşini bırakmamak için soL'a abone olun.
Meclis kararı beklenmeden askeri yapılanma başlatıldı
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında 7 Ağustos'ta Mekke'de imzalanan anlaşmanın içeriği yaklaşık iki buçuk ay boyunca kamuoyundan saklandı. 16 maddelik metin ancak 20 Ekim'de Meclis'e sunulan kanun teklifiyle birlikte ortaya çıktı.
Anlaşma 27 Ekim'de TBMM Dışişleri Komisyonu'ndan geçti. Şimdi de Genel Kurul'da hızla onaylanmak isteniyor.
Ancak iktidar, Meclis'teki onay sürecini beklemeden ittifakın fiili yapılanması için adımlar atıyor. Üç ülkenin askeri ve diplomatik faaliyetlerini koordine edecek 20 kişilik daimi bir Genel Sekreterlik Karargahı'nın kuruluşunda son aşamaya gelindi.
Üstelik 5 Ekim'de Riyad'da yapılan ittifak toplantısında Suudi Arabistan'a askeri kuvvet ve yeteneklerin hızla konuşlandırılması için gerekli tedbirlerin alınmasına karar verilmişti. Toplantıya Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Genelkurmay Başkanı Selçuk Bayraktaroğlu katılmıştı.
Dolayısıyla Meclis'in önüne getirilen teklif, henüz onaylanmamış bir işbirliği taslağından ibaret değil. İktidar, askeri koordinasyonu ve sahadaki hazırlıkları ilerletirken Meclis'ten de bu sürece hukuki zemin sağlamasını istiyor.
'Ortak savunma' adı altında Yemen savaşı
Anlaşmanın en kritik hükümleri, Türkiye'nin hangi koşullarda askeri çatışmaların tarafı haline getirilebileceğiyle ilgili.
Metnin ilk maddesi, taraflardan birinin toprak bütünlüğü veya egemenliğinin tehdit edilmesi halinde diğer tarafların tehdidi ortadan kaldırmak için "gerekli tüm yöntemleri" kullanmasını öngörüyor.
İkinci maddeye göre ise taraflardan birine yönelik dış kaynaklı silahlı saldırı, bütün taraflara yapılmış sayılacak. Saldırıya uğrayan ülkeye askeri imkanlar dahil karşılıklı yardım sağlanacak.
Anlaşma bununla da sınırlı değil. İstihbarat paylaşımı, ortak tatbikatlar, askeri konuşlanma, savunma sanayii işbirliği ve savaş koşullarında lojistik destek de düzenlemenin kapsamına giriyor. Üstelik taraflar ilk 10 yıl boyunca anlaşmadan çekilemiyor.
Bu hükümler, Türkiye'nin Suudi Arabistan'ın taraf olduğu bölgesel çatışmalara dahil edilmesi ihtimalini büyütüyor.
Suudi Arabistan, 2015'ten bu yana Yemen'de Ensarullah'a karşı yürüttüğü askeri müdahaleyle ülkenin yıllardır süren savaş ve yıkımında başlıca aktörlerden biri oldu. Bugün Riyad yönetimi, Yemen'deki askeri faaliyetlerini sürdürürken Türkiye'den de askeri destek bekliyor.
Nitekim ittifak kapsamında Suudi Arabistan'a askeri güç konuşlandırılması gündeme geldi. Pakistan'ın gönderdiği savaş uçaklarının Yemen'de Ensarullah'a yönelik saldırılarda kullanıldığı da basına yansıdı.
ABD Başkanı Donald Trump'ın Türkiye'nin Yemen operasyonuna katılmasını isteyebileceğini söylemesi de dikkat çekmişti.
İsrail'le aynı askeri denklemde
İktidar çevreleri Mekke İttifakı'nı zaman zaman İsrail'e karşı bir güç oluşturma iddiasıyla savunuyor. Ancak sahadaki ilişkiler bu söylemin aksine işaret ediyor.
Suudi Arabistan'ın Yemen'de Ensarullah'a karşı yürüttüğü faaliyetlerde İsrail'le askeri ve istihbari işbirliği yaptığına ilişkin haberler uluslararası basına yansıdı. İsrail'in Yemen'de vurulacak hedefler konusunda Riyad'a istihbarat sağladığı, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) çatısı altında Suudi ve İsrailli askeri yetkililerin bir araya geldiği bildirildi.
Dahası, TBMM'ye sunulan anlaşmanın gerekçesinde Mekke İttifakı'nın NATO'nun Avrupa-Atlantik güvenliği bağlamındaki amaçlarıyla uyumlu olduğu da ifade edildi.
Bütün bunlar, Türkiye'nin hangi bölgesel güvenlik düzenine eklemlendiği sorusunu daha da önemli hale getiriyor.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
Algoritmaya müdahale edin: Tek bir işlemle soL Haber’i Google’da ‘tercih edilen kaynak’ olarak seçin, aramalarınızda soL öne çıksın.
İLGİLİ HABER
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.