Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

AKP, MHP, DEM, CHP ve Özel ittifakı: 'Çerçeve yasa' bize ne anlatıyor?

Yeni Parti lideri Özgür Özel “evet” oyu vereceklerini açıklasa da partisi kuruluşundan kısa süre sonra çerçeve yasa oylamasında ortadan ikiye bölündü. Yasanın Meclis’ten geçmesinin ardından bu gündem dahil onlarca tartışma var ancak bir konu hâlâ yeterince tartışılmıyor ve TKP dışında kimse bu konuya işaret etmiyor. Gelin bu konuya bir kez daha yakından bakalım.

Fotoğraf: Anadolu Ajansı

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 11.08.2026 , 07:17 Güncelleme Tarihi: 11.08.2026 , 07:18

Suriye’de emperyalist güçlerin Esad’ı devirip yerine HTŞ’yi geçiren son operasyonuyla, AKP ile MHP’nin çözüm süreci düğmesine basması eşzamanlı gerçekleşmişti.

Bölgede değişen dengeler Türkiye sermaye sınıfının doymak bilmez iştahıyla siyasi iktidarın Yeni Osmanlıcılığına aynı anda kapıyı aralamıştı.

Açılan bu kapıdan sırasıyla İmralı ve DEM de giriş yaptı.

Sonrasında ortalığı din kardeşliği teması, Cumhuriyet'le hesaplaşma ve Türk-Kürt-Arap ittifakı temaları kapladı.

Kısacası “Eşme ruhu” bir kez daha zuhur etti…

İşareti Erdoğan ve Bahçeli’nin verdiği süreç, çıkarılan çerçeve yasayla birlikte artık yeni bir dönemeci geride bırakmış durumda.

Peki, süreç nereye doğru gidiyor ve kim, nasıl bir pozisyon almış durumda?

Gelin ayrıntılarına bakalım ve hiç tartışılmayan asıl konuları bir kez daha gözden geçirelim.

Yeni Parti ilk siyasi sınavında bölündü ve diğerleri

AKP-MHP-İmralı ve DEM ittifakı zaten uzun süredir kurulmuş durumdaydı.

TKP tarafından “genişletilmiş cumhur ittifakı” olarak tanımlanan bu ittifaka şimdi mutlak butlan CHP’si de eklenmiş oldu.

İşin bu cephesinde zaten bir soru işareti yok.

Öcalan ve Bahçeli uzun süredir aynı siyasi doğrultuyu işaret edip, Cumhuriyet'le hesaplaşıyor, Erdoğan ise Yeni Osmanlıcılığı siyasi hedef olarak işaret ediyor.

Buna ek olarak DEM Parti çeperinde yer alıp son dönemde Yeni Parti’ye yakınlaşan kimi sol gruplar da Erdoğan-Bahçeli-Öcalan imzalı bu sürecin parçası olmuş durumdaydı.

Bu tabloda düzen tarafından “gaz alma” görevi verilen İYİP gibi aktörlerin yapıp edecekleri de belliydi, burada da şaşırtıcı hiçbir gelişme yaşanmadı.

Genel Kurula katılan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve DEM Partili Van Milletvekili ve TBMM Başkanvekili Pervin Buldan ile tokalaştı. Fotoğraf: Anadolu Ajansı

Merak edilen tek konu Yeni Parti’nin alacağı tutumdu.

Özgür Özel kendisinin ve partisinin yönetiminin “evet” diyeceğini açıklasa da partinin kurucusu olan vekiller, böylesi kritik bir siyasi konuda “serbest” bırakıldı ve vekillerin yarısından çoğu Özel’i boşa düşürerek “hayır” oyu verdi.

Yeni Parti karşılaştığı ilk ciddi siyasi gündemde, parti hüviyeti ciddi yara alacak şekilde ikiye bölündü.

Esas konu yine gözden kaçıyor

"Çözüm süreci" adı verilen gündem masaya geldiği ilk anda TKP bir açıklama yapmış, “hiçbir başlığın halktan gizlenmemesi, kapalı kapılar ardında pazarlık yapılmaması” çağrısında bulunmuştu.

Gelinen noktada ise süreç, tam da bu düzene uygun şekilde ve yine halk dışarıda bırakılarak, tamamen düzenin ihtiyaçları gözetilerek yürütülüyor.

Öyle ki, bir DEM vekili çıkıyor ve “çerçeve yasayı sadece Erdoğan, Öcalan ve İbrahim Kalın gördü” diyor, yüzlerce vekil okumadıkları bir yasa tasarısına imza vererek teklifi Meclis gündemine taşıyor.

Peki, neden?

NATO zirvesiyle birlikte ülkemizin İran ve Ukrayna savaşına ABD emperyalizminin çıkarları doğrultusunda yakınlaştırılmasıyla Suudi Arabistan ve Pakistan ile imzalanan ve en az NATO zirvesi kararları kadar tehlikeli olan anlaşmayla, Yeni Osmanlıcı çözüm süreci arasında doğrudan bir bağ var da ondan.

TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, konunun hiç tartışılmayan yönlerine işaret ettiği son değerlendirmesinde “Karşımıza çıkarılan hukuki çerçeve kendi başına bir anlam taşımıyor. Oraya sıkışıp kalınamaz” demiş ve şu ifadeleri kullanmıştı:

Konu 'yeni' bir Türkiye’dir! 'Yeni' Türkiye, eskidir, Yeni-Osmanlı’dır.

…Bu sürecin başında doğrultu önemli demiştik. Çok alametler belirdi üstüne. Sadece şu son bir aya sıkışanlara bakmak yeterli. Ha bakınca 'Ankara NATO planlarını bozuyor' sonucuna ulaşanları tarihe havale edebiliriz.

Hayır demek için fazlasıyla neden var. 'Siz demokrasi istemiyorsunuz' diyenlere de söyleyecek çok sözümüz.

Süreç tam da bu eksende, düzenin ihtiyaçlarını arkasına alarak “dolu dizgin” duvara doğru son sürat devam ediyor.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.